<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Bilim Teknik Teknoloji &#187; Bilim Teknik</title>
	<atom:link href="http://www.teknik-bilim.com/category/bilim-teknik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.teknik-bilim.com</link>
	<description>Bilim teknik, teknoloji haberleri, tarihi olaylar, bilimsel olaylar, merak edilen bilimsel gerçekler...</description>
	<lastBuildDate>Sun, 30 May 2010 10:26:38 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<xhtml:meta xmlns:xhtml="http://www.w3.org/1999/xhtml" name="robots" content="noindex" />
		<item>
		<title>Yürüyen (Kayan) Taşlar</title>
		<link>http://www.teknik-bilim.com/yuruyen-kayan-taslar/</link>
		<comments>http://www.teknik-bilim.com/yuruyen-kayan-taslar/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 30 May 2010 10:26:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Açıklanamayan Olaylar]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim Teknik]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[garip olaylar]]></category>
		<category><![CDATA[taşlar]]></category>
		<category><![CDATA[yürüyen taşlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.teknik-bilim.com/?p=543</guid>
		<description><![CDATA[ABD&#8217;nin Kaliforniya ile Nevada eyaletlerinin sınırında bulunan Death Valley (Ölüm Vadisi), &#8220;hareket eden taşları&#8221; ile yıllardan beri bilim adamlarını çekiyor. Günlerce gözlemlenen taşların yer değiştirmesi ise tüm araştırmalara rağmen açıklanamıyor.
Bir teze göre, rüzgar, taşların kum üzerinde kaymalarını sağlıyor. Ancak yüzlerce kiloluk taşları hareket ettirecek kadar şiddetli rüzgarlar kaydedilmiyor. Ayrıca aynı noktadan hareket etmeye başlayan taşların [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-549" style="margin-left: 10px; margin-right: 10px;" title="kayan-taslar2" src="http://www.teknik-bilim.com/wp-content/uploads/2010/05/kayan-taslar21.jpg" alt="kayan-taslar2" width="216" height="278" />ABD&#8217;nin Kaliforniya ile Nevada eyaletlerinin sınırında bulunan Death Valley (Ölüm Vadisi), &#8220;hareket eden taşları&#8221; ile yıllardan beri bilim adamlarını çekiyor. Günlerce gözlemlenen taşların yer değiştirmesi ise tüm araştırmalara rağmen açıklanamıyor.</p>
<p>Bir teze göre, rüzgar, taşların kum üzerinde kaymalarını sağlıyor. Ancak yüzlerce kiloluk taşları hareket ettirecek kadar şiddetli rüzgarlar kaydedilmiyor. Ayrıca aynı noktadan hareket etmeye başlayan taşların nasıl olup da farklı yönlere yöneldiklerini kimse açıklayamıyor.</p>
<p>Rüzgar teorisine karşı çıkanlar &#8220;Rüzgar, aynı noktadan hareket etmeye başlayan iki taşı aynı yöne kaydırır. Ama burada durum farklı&#8221; diyor. Büyük muamma sürüyor.</p>

<a href='http://www.teknik-bilim.com/yuruyen-kayan-taslar/kayan-taslar/' title='kayan-taslar'><img width="150" height="150" src="http://www.teknik-bilim.com/wp-content/uploads/2010/05/kayan-taslar-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="" title="kayan-taslar" /></a>
<a href='http://www.teknik-bilim.com/yuruyen-kayan-taslar/kayan-taslar2/' title='kayan-taslar2'><img width="150" height="150" src="http://www.teknik-bilim.com/wp-content/uploads/2010/05/kayan-taslar2-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="" title="kayan-taslar2" /></a>
<a href='http://www.teknik-bilim.com/yuruyen-kayan-taslar/kayan-taslar2-2/' title='kayan-taslar2'><img width="150" height="150" src="http://www.teknik-bilim.com/wp-content/uploads/2010/05/kayan-taslar21-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="" title="kayan-taslar2" /></a>
<a href='http://www.teknik-bilim.com/yuruyen-kayan-taslar/kayan-taslar3/' title='kayan-taslar3'><img width="150" height="150" src="http://www.teknik-bilim.com/wp-content/uploads/2010/05/kayan-taslar3-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="" title="kayan-taslar3" /></a>
<a href='http://www.teknik-bilim.com/yuruyen-kayan-taslar/kayan-taslar4/' title='kayan-taslar4'><img width="150" height="150" src="http://www.teknik-bilim.com/wp-content/uploads/2010/05/kayan-taslar4-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="" title="kayan-taslar4" /></a>

<img src="http://www.teknik-bilim.com/?ak_action=api_record_view&id=543&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.teknik-bilim.com/yuruyen-kayan-taslar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sıcak Hava Balonun Çalışma Prensibi</title>
		<link>http://www.teknik-bilim.com/sicak-hava-balonun-calisma-prensibi/</link>
		<comments>http://www.teknik-bilim.com/sicak-hava-balonun-calisma-prensibi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 05 Dec 2009 13:05:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kaGan10</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilim Teknik]]></category>
		<category><![CDATA[İcat ve Buluşlar]]></category>
		<category><![CDATA[balonun çalışma prensibi]]></category>
		<category><![CDATA[balonun icadı]]></category>
		<category><![CDATA[icat ve keşifler]]></category>
		<category><![CDATA[Montogolfier Kardeşler]]></category>
		<category><![CDATA[sıcak hava balonu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.teknik-bilim.com/?p=532</guid>
		<description><![CDATA[Balonun icadı, sıcak hava balonun çalışma prensibi, balonu kim icat etmiştir, sıcak hava balonunun keşfi&#8230;

Uçmayı başaran ilk araçlar uçaklar değil. Bugün bunu hepimiz biliyoruz. Bir cismin havaya yükselebilmesi için havadan daha hafif olması gerektiği ve sıcak havanın da soğuk havadan daha hafif olduğu düşüncesinden yola çıkarak balonu bulanlar, Fransız Etienne ve Joseph Montogolfier Kardeşler oldu. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong><img class="alignleft size-full wp-image-533" style="border: 2px solid black; margin-left: 10px; margin-right: 10px;" src="http://www.teknik-bilim.com/wp-content/uploads/2009/12/sicak-hava-balonu.jpg" alt="sicak-hava-balonu" width="198" height="271" />Balonun icadı, sıcak hava balonun çalışma prensibi, balonu kim icat etmiştir, sıcak hava balonunun keşfi&#8230;<br />
</strong></em></p>
<p>Uçmayı başaran ilk araçlar uçaklar değil. Bugün bunu hepimiz biliyoruz. Bir cismin havaya yükselebilmesi için havadan daha hafif olması gerektiği ve sıcak havanın da soğuk havadan daha hafif olduğu düşüncesinden yola çıkarak balonu bulanlar, Fransız Etienne ve Joseph Montogolfier Kardeşler oldu. Montgolfier Kardeşler, ipek bir balonu sıcak havayla doldurdular, sonra bunu serbest bıraktıklarında balonun yükseldiğini gördüler. Bununla ilgili birçok deneyler yaptılar. 5 Haziran 1783′te de ilk sıcak hava balonunu uçurmayı başardılar. Bu balon, insanın uçurduğu ilk araçtı ve 2,5 km yol almıştı.</p>
<p>Balonların yönlendirilmesi kolay değil. Bu nedenle havacılık tarihinde yerlerini zaman içinde uçaklara bıraktılar. Bugün de balonla uçmanın güçlüklerinden biri, balona yön vermek. Ayrıca, bir sıcak hava balonu rüzgarın hızına bağlı olarak uçar. Bununla birlikte uçmanın en basit yöntemlerinden biridir.</p>
<p>Sıcak hava balonlarının çalışması çok basit bir ilkeye dayanıyor: Sıcak hava ısınınca yükselir. Günümüzde ki balonlar bu basit ilkeye göre tasarlanıyor. Balon ana gövdesini oluşturan ve yanmaz kumaşlardan yapılan kısmın içi sıcak havayla dolduruluyor. Balonun ana gövdesinin altında, yolcuların ve havayı ısıtmaya yarayan yakıtın yer aldığı bir sepet bulunuyor. Gövdenin tepesinde yer alan ve paraşüt valfı olarak adlandırılan bir delikle, balonun içindeki hava kontrol edilebiliyor. Yolcu sepetinin üzerinde bulunan havayı ısıtan mekanizmanın ateşleyici bölümü ve deliği açıp kapatmaya yarayan ipler yardımıyla, balonun alçalıp yükselmesi sağlanıyor. Balonun yükselmesi istendiğinde, ateşleyiciyi çalıştıran Nevsehir&#8217;de-balon-kazasi -1-t0dip çekiliyor ve ateş balonun gövdesindeki havayı ısıtarak yükselmesine neden oluyor. Eğer balonun alçalması istenirse, tepedeki deliği kontrol eden ip yardımıyla delik açılıyor ve sıcak havanın balonun tepesinden uçup gitmesine izin veriliyor. Gövdesindeki hava soğuyunca balon yeniden alçalmaya başlıyor. Balon yalnızca aşağı ve yukarı doğru hareket edebiliyorsa bir balon nasıl ilerliyor diye sorabilirsiniz. Bu sorunun yanıtı rüzgarda gizli. Balona yön veren şey, rüzgar. Atmosferin farklı yüksekliklerinde rüzgarlar farklı yönlere eserler. Balonu yönlendiren kişi alçalarak ya da yükselerek gitmek istediği yöne doğru esen bir rüzgar yakalamaya çalışır. Çok usta balon pilotları bile sıcak hava balonlarını tam anlamıyla kontrol edemez. Kimi zaman rüzgarlar istenmeyen yönden esebilir. Bu nedenle genelde ekipten birinin balonu yerden bir otomobille izlemesi ve nereye indiğini kontrol etmesi daha güvenli olur. Bunun yanında uçuştan önce hava durumunun kontrol edilerek ve rüzgarların yönlerinin saptanması ve esiş hızlarının ölçülmesi de gerekir.</p>
<p>Sıcak hava balonları geçmişte keşif, gözetleme ve askeri görevlere hizmet etmişt. Günümüzdeyse daha çok turistik amaçlarla kullanılıyor. Havada huzurlu ve sakin bir uçuş yapmak için, çevre güzelliklerinin tadına varmak isteyenler için, balonlar çok uygun. Ülkemizde Antalya ya da Kapadokya gibi turistik bölgelerde balon gezileri sıkça yapılıyor.</p>
<h5>kaynak: bilgiustam.com</h5>
<img src="http://www.teknik-bilim.com/?ak_action=api_record_view&id=532&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.teknik-bilim.com/sicak-hava-balonun-calisma-prensibi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mavi Balinalar Neden Sustu?</title>
		<link>http://www.teknik-bilim.com/mavi-balinalar-neden-sustu/</link>
		<comments>http://www.teknik-bilim.com/mavi-balinalar-neden-sustu/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 05 Dec 2009 10:53:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilim Teknik]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvanlar Alemi]]></category>
		<category><![CDATA[Küresel Isınma]]></category>
		<category><![CDATA[balina]]></category>
		<category><![CDATA[desibel]]></category>
		<category><![CDATA[mavi balina]]></category>
		<category><![CDATA[okyanus]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.teknik-bilim.com/?p=524</guid>
		<description><![CDATA[Mavi balinaların susmasının nedeni araştırılıyor. Bilim dünyası, okyanusların şarkı söyleyen hayvanlarının sessizliğini araştırıyor.
Bilim dünyası, dünyanın en büyük hayvanı mavi balinaların artık niye şarkı söylemediğini tartışıyor.
Akla ilk gelen neden ise okyanuslardaki ses kirliliğinin son 50 yılda 12 desibel artması ve küresel ısınma dolayısıyla artan karbondioksit oranının sesin yayılış hızının değiştirmesi&#8230;
Ancak bu zeki canlıların neden sessizliğe gömüldüğü [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong><img class="alignleft size-full wp-image-525" style="border: 2px solid black; margin-left: 10px; margin-right: 10px;" title="mavi-balina" src="http://www.teknik-bilim.com/wp-content/uploads/2009/12/mavi-balina.jpg" alt="mavi-balina" width="273" height="178" />Mavi balinaların susmasının nedeni araştırılıyor. Bilim dünyası, okyanusların şarkı söyleyen hayvanlarının sessizliğini araştırıyor.</strong></em></p>
<p>Bilim dünyası, dünyanın en büyük hayvanı mavi balinaların artık niye şarkı söylemediğini tartışıyor.</p>
<p>Akla ilk gelen neden ise okyanuslardaki ses kirliliğinin son 50 yılda 12 desibel artması ve küresel ısınma dolayısıyla artan karbondioksit oranının sesin yayılış hızının değiştirmesi&#8230;</p>
<p>Ancak bu zeki canlıların neden sessizliğe gömüldüğü konusunda, bu açıklamaların hiçbiri tam olarak tatmin edici bulunmuyor.</p>
<img src="http://www.teknik-bilim.com/?ak_action=api_record_view&id=524&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.teknik-bilim.com/mavi-balinalar-neden-sustu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>2012 Yılında Dünyada Neler Olacak?</title>
		<link>http://www.teknik-bilim.com/2012-yilinda-dunyada-neler-olacak/</link>
		<comments>http://www.teknik-bilim.com/2012-yilinda-dunyada-neler-olacak/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 05 Dec 2009 10:45:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Astronomi ve Uzay Bilimleri]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim Teknik]]></category>
		<category><![CDATA[2012 yılı]]></category>
		<category><![CDATA[astronomi]]></category>
		<category><![CDATA[dünyanın sonu]]></category>
		<category><![CDATA[güneş]]></category>
		<category><![CDATA[güneş fırtınası]]></category>
		<category><![CDATA[Kehanet]]></category>
		<category><![CDATA[NASA]]></category>
		<category><![CDATA[solar storm]]></category>
		<category><![CDATA[uzay]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.teknik-bilim.com/?p=520</guid>
		<description><![CDATA[2012 yılında dünyada neler olacak? NASA 2012 yılında neler olabileceğini açıkladı. 2012 yılında dünyanın sonu mu geliyor?
NASA&#8217;nın yeni ortaya çıkan raporu, ilk kez farklı bir felaketi öngörüyor ve olası bir tarih de veriliyor: 12 Eylül 2012.
Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi&#8217;nce (NASA) hazırlanan raporda, şimdiye kadar pek de düşünülmeyen, farklı bir felaketten söz ediliyor. Raporda ne [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong><img class="alignleft size-full wp-image-521" style="border: 2px solid black; margin-left: 10px; margin-right: 10px;" title="gunes-firtinasi" src="http://www.teknik-bilim.com/wp-content/uploads/2009/12/gunes-firtinasi.jpg" alt="gunes-firtinasi" width="262" height="227" />2012 yılında dünyada neler olacak? NASA 2012 yılında neler olabileceğini açıkladı. 2012 yılında dünyanın sonu mu geliyor?</strong></em></p>
<p>NASA&#8217;nın yeni ortaya çıkan raporu, ilk kez farklı bir felaketi öngörüyor ve olası bir tarih de veriliyor: 12 Eylül 2012.</p>
<p>Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi&#8217;nce (NASA) hazırlanan raporda, şimdiye kadar pek de düşünülmeyen, farklı bir felaketten söz ediliyor. Raporda ne küresel ısınma, ne depremler, ne süper-volkan, ne göktaşı çarpması var.</p>
<p>Raporda, Güneş&#8217;te meydana gelmesi beklenen büyük bir fırtınadan söz ediliyor. Bunun, Dünya&#8217;da yaratacağı etkiler ise &#8220;kötü bir kehanet&#8221; ya da bir korku filmi senaryosundan farksız&#8230;</p>
<p>Güneş yüzeyinde meydana gelen büyük fırtınalarla ortaya çıkan plazma toplarının Dünya&#8217;daki enerji şebekelerini çökerterek insanlığı mutlak bir çöküşe sürükleyebileceği uyarısı yapılıyor.</p>
<p>NASA&#8217;nın Amerikan Ulusal Bilimler Akademisi&#8217;yle ortaklaşa hazırladığı raporda, Güneş&#8217;te meydana gelen enerji patlamalarının bugüne kadar Dünya&#8217;daki enerji ve iletişim hatlarında görece kısa süreli ve küçük çaplı hasarlara yolaçtığı, ancak büyük çaplı bir patlamanın Dünya&#8217;nın manyetik alanına muazzam bir hasar verebileceği kaydedidildi.</p>
<p>Bahsi geçen patlamalardan bugüne kadar kayıtlara geçen tek örneğin 1859&#8242;da yaşanan &#8220;Carrington Olayı&#8221; olduğu belirten uzmanlar, benzer bir patlamanın Kuzey Amerika, İskandinavya, Avrupa ve Çin üzerinde on yıllarca onarılamayacak tahribata yolaçabileceğini söylüyor.</p>
<p>Güneş yüzeyindeki olası bir büyük patlamanın, Dünya&#8217;da saatler içerisinde tüm enerji hatlarını eriterek kullanılamaz hale getirebileceği, bunun sonucunda da altyapının çökeceği ve insanlığın Taş Devri&#8217;ne dönüş yaşayacağı öngörülüyor. NASA&#8217;nın raporunda böyle bir felaket için olası bir tarih de veriliyor: 12 Eylül 2012&#8230;</p>
<img src="http://www.teknik-bilim.com/?ak_action=api_record_view&id=520&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.teknik-bilim.com/2012-yilinda-dunyada-neler-olacak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ABS Nasıl Çalışır?</title>
		<link>http://www.teknik-bilim.com/abs-nasil-calisir/</link>
		<comments>http://www.teknik-bilim.com/abs-nasil-calisir/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Nov 2009 14:30:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilim Teknik]]></category>
		<category><![CDATA[Otomobil Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[abs]]></category>
		<category><![CDATA[abs fren sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[hız sensörü]]></category>
		<category><![CDATA[kontrolcü]]></category>
		<category><![CDATA[piston]]></category>
		<category><![CDATA[pompa]]></category>
		<category><![CDATA[valf]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.teknik-bilim.com/?p=515</guid>
		<description><![CDATA[ABS Nasıl Çalışır? ABS fren sisteminin çalışma prensibi nedir?
ABS genel olarak, kaygan zeminlerde ani ve stabil bir şekilde durmayı sağlayan fren sistemi olarak tanımlanır. Kaygan bir zeminde acemi bir sürücü eğer aracında ABS sistemi varsa, ABS olmayan usta bir sürücüye göre çok daha rahat ve erken durabilir. Sistem bilgisayar kontrollü çalıştığından sürücü sadece frene basılı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong><img class="alignleft size-full wp-image-516" style="border: 2px solid black; margin-left: 10px; margin-right: 10px;" title="abs-fren-sistemi" src="http://www.teknik-bilim.com/wp-content/uploads/2009/11/abs-fren-sistemi.jpg" alt="abs-fren-sistemi" width="278" height="223" />ABS Nasıl Çalışır? ABS fren sisteminin çalışma prensibi nedir?</strong></em></p>
<p>ABS genel olarak, kaygan zeminlerde ani ve stabil bir şekilde durmayı sağlayan fren sistemi olarak tanımlanır. Kaygan bir zeminde acemi bir sürücü eğer aracında ABS sistemi varsa, ABS olmayan usta bir sürücüye göre çok daha rahat ve erken durabilir. Sistem bilgisayar kontrollü çalıştığından sürücü sadece frene basılı tutar, gerisini sistem otomatik halleder.</p>
<p>Bu sistemde tekerleklere bağlı sensörler yardımıyla tekerleğin kızaklamaya başladığı hissedilir ve hemen fren gücü kesilir. Yani ABS bir nevi basınç sınırlaması esasına göre çalışır. ABS’siz bir araçla panik freni denilen, tam frenleme yaptığınızda aracın ağırlık merkezi öne doğru kayıp ön tekerlekler üzerine binen yük kat be kat arttığında, eğer aynı kuvvetle frene basmaya devam ederseniz tekerlekler tamamen kitlenir ve kızaklama dediğimiz olay başlar. Kızaklama çok tehlikelidir çünkü araç düz bir çizgi üzerinde direksiyondan bağımsız hareket etmeye başlar. Direksiyon kontrolünün sürücüden çıkması da, muhtemel bir kazanın habercisidir.</p>
<p>ABS sistemi tekerleğin kızaklayacağını farkettiği anda gücü keser ve freni boşaltır, ardından pompa ile hidroliği tekrar basarak frene yüklenir. Bunu 1 saniye içerisinde tam 15 kez yapar ve bu sayede araç direksiyon kontrolünden çıkmadan yavaşlayıp, güvenli biçimde durabilir.</p>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-517" style="margin-left: 10px; margin-right: 10px;" title="abs-fren-sistemi-2" src="http://www.teknik-bilim.com/wp-content/uploads/2009/11/abs-fren-sistemi-2.jpg" alt="abs-fren-sistemi-2" width="239" height="221" />ABS Fren Sisteminin Bölümleri:</p>
<p>* Hız Sensörü<br />
* Valflar<br />
* Pompa<br />
* Kontrolcü</p>
<p><strong>Hız Sensörü</strong><br />
Aracın dört tekerleğine de bağlı olan bu sensörler, tekerleğin kitlenmesini hissedip kontrolcüye veri olarak göndermekle görevlidir.</p>
<p><strong>Valflar</strong><br />
Sistemdeki fren hattında yer alan valflar, ABS fren sistemi tarafından kontrol edilir.</p>
<p>Valflar üç halde çalışırlar, bunlar:</p>
<p>* Birinci pozisyon, valf açık; kaliper içerisindeki pistonlara tam güç verilerek frenleme yapılır.<br />
* İkinci pozisyon, valf hattı keser; pistona giden hat üzerinde hidrolik akışını keser ve pedala ne kadar basılsa da güç iletilmez.<br />
* Üçüncü pozisyon, yarı açık; bu modda bir miktar hidroliğin geçişine izin verilip pistona basınç uygulanırken bir yandan da fren gücü kontrol altında tutulur yani hat tamamen açılmaz.</p>
<p><strong>Pompa</strong><br />
Valftan hat kesildiğinde kaybedilen basıncı tekrar kazanmak için pompa aracılığıyla hidrolik sıvısı basılır. Bu durum valf her hattı kestiğinde tekrar ve tekrar gerçekleştirilir.</p>
<p><strong>Kontrolcü</strong><br />
Araba içerisine yerleştirilmiş, hız sensörünü ve valfları izleyip kontrol eden bilgisayar beynidir. Sistem eğer bir hata bulursa kendini kapalı pozisyona alıp, normal fren gibi çalışma komutunu da yine buradan alır.<br />
Sonuç olarak ABS, tekerleklerin ani frenleme esnasında kızaklamasını engelleyip maksimum fren gücünün sağlanması için görev yapan bilgisayar kontrollü bir frenleme sistemidir.</p>
<h5><em>kaynak: bilgiustam.com</em></h5>
<img src="http://www.teknik-bilim.com/?ak_action=api_record_view&id=515&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.teknik-bilim.com/abs-nasil-calisir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Jet Motorlu Otomobil 2011&#8242;de Denenecek</title>
		<link>http://www.teknik-bilim.com/jet-motorlu-otomobil-2011de-denenecek/</link>
		<comments>http://www.teknik-bilim.com/jet-motorlu-otomobil-2011de-denenecek/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Nov 2009 14:15:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilim Teknik]]></category>
		<category><![CDATA[Otomobil Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[İcat ve Buluşlar]]></category>
		<category><![CDATA[jet]]></category>
		<category><![CDATA[jet motorlu araba]]></category>
		<category><![CDATA[jet motoru]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.teknik-bilim.com/?p=510</guid>
		<description><![CDATA[Jet Motorlu Otomobil 2011&#8242;de Denenecek, Jet Motorlu arabanın tasarımı tamamlandı, Saatte 1610 km hız yapabilecek olan jet motorlu otomobil 2011&#8242;de deneniyor.
Dünya karada hız rekorunu kırması beklenen jet motorlu otomobil 2011&#8242;de denenecek.
Yerde hız rekorunu kırmak isteyen İngiliz mühendis ekibi, saatte 1,610 kilometre hıza ulaşabileceğini söyledikleri aracın nihai tasarımını tamamladı.
Bloodhound adındaki araçta bulunan iki güç ünitesinde değişikliğe [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong><img class="alignleft size-full wp-image-511" style="border: 2px solid black; margin-left: 10px; margin-right: 10px;" title="jet-motorlu-araba" src="http://www.teknik-bilim.com/wp-content/uploads/2009/11/jet-motorlu-araba.jpg" alt="jet-motorlu-araba" width="228" height="189" />Jet Motorlu Otomobil 2011&#8242;de Denenecek, Jet Motorlu arabanın tasarımı tamamlandı, Saatte 1610 km hız yapabilecek olan jet motorlu otomobil 2011&#8242;de deneniyor.</strong></em></p>
<p>Dünya karada hız rekorunu kırması beklenen jet motorlu otomobil 2011&#8242;de denenecek.</p>
<p>Yerde hız rekorunu kırmak isteyen İngiliz mühendis ekibi, saatte 1,610 kilometre hıza ulaşabileceğini söyledikleri aracın nihai tasarımını tamamladı.</p>
<p>Bloodhound adındaki araçta bulunan iki güç ünitesinde değişikliğe giden ekip, hibrit bir roketin üzerine bir de Eurofighter jet motoru takmaya karar verdi.</p>
<p>Aracın 2011’de Güney Afrika’daki Hakskeen Platosu’nda ilk kez denenmesi planlanıyor. Bu alanda rekor, 1997 yılında 1228 km/s hız yapan jet motoru destekli Thrust SSC’ye ait.</p>
<p>Tasarımı tamamlanan Bloodhound’un demo animasyonunu izlemek için yandaki video penceresine tıklayınız.</p>
<img src="http://www.teknik-bilim.com/?ak_action=api_record_view&id=510&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.teknik-bilim.com/jet-motorlu-otomobil-2011de-denenecek/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nükleer Enerjiyle Çalışan Araba</title>
		<link>http://www.teknik-bilim.com/nukleer-enerjiyle-calisan-araba/</link>
		<comments>http://www.teknik-bilim.com/nukleer-enerjiyle-calisan-araba/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Nov 2009 14:03:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilim Teknik]]></category>
		<category><![CDATA[Otomobil Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[alternatif enerji]]></category>
		<category><![CDATA[Ford]]></category>
		<category><![CDATA[geleceğin otomobili]]></category>
		<category><![CDATA[Howstuffworks]]></category>
		<category><![CDATA[nükleer enerji]]></category>
		<category><![CDATA[otomobil habeleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.teknik-bilim.com/?p=502</guid>
		<description><![CDATA[
Nükleer Enerjiyle Çalışan Araba, Nükleer enerjiyle çalışan otomobil üretilecek.
Howstuffworks isimli sitede yer alan habere göre, 1950&#8242;lerde Ford firması, Ford Nucleon ismiyle bir konsept araba geliştirdi. Ford&#8217;a göre nükleer güçle çalışan araba tasarlanmıştı ve geleceğin nükleer reaktörlerinin daha küçük, güvenli, taşınabilir ve hafif olduğu varsayımına dayanıyordu. Arabanın arkasında bulunan güç kapsülü nedeniyle tasarım böyle adlandırıldı. Benzin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-503" style="margin-left: 10px; margin-right: 10px;" title="nükleer-otomobil" src="http://www.teknik-bilim.com/wp-content/uploads/2009/11/nükleer-otomobil.jpg" alt="nükleer-otomobil" width="251" height="163" /></p>
<p><em><strong>Nükleer Enerjiyle Çalışan Araba, Nükleer enerjiyle çalışan otomobil üretilecek.</strong></em></p>
<p>Howstuffworks isimli sitede yer alan habere göre, 1950&#8242;lerde Ford firması, Ford Nucleon ismiyle bir konsept araba geliştirdi. Ford&#8217;a göre nükleer güçle çalışan araba tasarlanmıştı ve geleceğin nükleer reaktörlerinin daha küçük, güvenli, taşınabilir ve hafif olduğu varsayımına dayanıyordu. Arabanın arkasında bulunan güç kapsülü nedeniyle tasarım böyle adlandırıldı. Benzin istasyonlarının yerini şarj istasyonlarının alacağı ve aracın tek şarjla yaklaşık 8 bin 50 km yol gidebileceği belirtildi. Birçok konsept araba vakası gibi, Ford asla Nükleon&#8217;u inşa etmediği, bunun sadece normal arabanın yarısı büyüklüğünde bir model araba olduğu belirtiliyor.</p>
<p>Bu imkansız bir istek gibi ya da bilimkurgu filmlerinden çıkmış bir şey gibi görünebilir, ancak nükleer güçle çalışan arabalar düşünülmeye değer, özellikle de sürekli yaşanan enerji ve iklim krizleri nedeniyle. Bazı uzmanlar, çeşitli şekillerde nükleer güç kullanımının yakın gelecekte yeniden güçlenebileceğini düşünüyor. Nükleer güç ne zaman epeyce güvenli, temiz ve karşılanabilir olursa. Neden arabalar için kullanılmasın ki?</p>
<p>Fikir edinmek için, ülkelerin geleneksel nükleer güç fabrikaları, denizaltıları ve uçak gemisinin ötesinde nükleer reaktörlere hangi kullanım alanlarında iş verdiğini düşünün. Reaktörlerin özelleştirilmiş kullanımlarından bazıları arasında aşırı soğuk iklimlerde ısınma sağlama ve kömürün temiz yanan gaza dönüşümü denemeleri yer alıyor. Rusya ve Amerika, küçük reaktörleri uydulara güç vermek için kullanıyor. Araştırma reaktörlerinin örnekleri olan bu uygulamalar, bilimadamlarına nükleer reaktörlerin diğer araçlarda kullanımına nasıl uyum sağlanacağı konusunda bazı fikirler verebilir.</p>
<p>Böyle bir ihtimal, temiz, güvenli ve karşılanabilir hidrojen yakıtı oluşturmak için nükleer enerjiyi kullanan nükleer yakıtlı hidrojen olabilir. Nükleer reaktörler aynı zamanda yüksek etkili aküleri şarj eden istasyonlara da enerji sağlıyor. Son olarak, bilimadamları minyatür nükleer güç fabrikası inşaa edebilir ve bunu arabaların içine yerleştirebilir.</p>
<img src="http://www.teknik-bilim.com/?ak_action=api_record_view&id=502&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.teknik-bilim.com/nukleer-enerjiyle-calisan-araba/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Domuz Gribi Aşısının Yan Etkileri Nelerdir?</title>
		<link>http://www.teknik-bilim.com/domuz-gribi-asisinin-yan-etkileri-nelerdir/</link>
		<comments>http://www.teknik-bilim.com/domuz-gribi-asisinin-yan-etkileri-nelerdir/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Nov 2009 13:52:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilim Teknik]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Bilgisi]]></category>
		<category><![CDATA[aşı]]></category>
		<category><![CDATA[domuz gribi]]></category>
		<category><![CDATA[domuz gribi aşısı]]></category>
		<category><![CDATA[grip]]></category>
		<category><![CDATA[grip aşısı]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[yan etkiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.teknik-bilim.com/?p=498</guid>
		<description><![CDATA[Domuz gribi araştırılıyor. Domuz gribi aşısının yan etkileri nelerdir? Domuz gribi aşısı yaptırılmalımı? Bütün bu soruların cevapları aranıyor.
İskoçya&#8217;da bir grup uzman, domuz gribi aşısının muhtemel nadir yan etkilerini ortaya çıkarmaya yönelik bir çalışma başlattı.
Aşı piyasaya sürülmeden önce zaten yan etkileri araştırılmıştı. Ama yeni çalışma normal klinik deneylerde ortaya çıkmamış olabilecek nadir yan etkileri belirlemeyi hedefliyor.
Dundee [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong><img class="alignleft size-full wp-image-499" style="margin-left: 10px; margin-right: 10px;" title="domuz-gribi" src="http://www.teknik-bilim.com/wp-content/uploads/2009/11/domuz-gribi.jpg" alt="domuz-gribi" width="250" height="250" />Domuz gribi araştırılıyor. Domuz gribi aşısının yan etkileri nelerdir? Domuz gribi aşısı yaptırılmalımı? Bütün bu soruların cevapları aranıyor.</strong></em></p>
<p>İskoçya&#8217;da bir grup uzman, domuz gribi aşısının muhtemel nadir yan etkilerini ortaya çıkarmaya yönelik bir çalışma başlattı.</p>
<p>Aşı piyasaya sürülmeden önce zaten yan etkileri araştırılmıştı. Ama yeni çalışma normal klinik deneylerde ortaya çıkmamış olabilecek nadir yan etkileri belirlemeyi hedefliyor.</p>
<p>Dundee Üniversitesi&#8217;nden bir grup bilim insanının başlattığı çalışma, aşı olmuş ya da sağlık açısından risk grubu içinde olmakla birlikte aşı olmayı reddetmiş kişileri kapsayacak.</p>
<p>Domuz gribi aşısı İskoçya&#8217;da bu hastalığa yakalanması halinde büyük sağlık riskiyle karşı karşıya geleceği düşünülen gruplara önerildi. Altı aydan beş yaşına kadar tüm çocuklar da risk grubu içinde sayılıyor.</p>
<p>Araştırmayı yürüten uzmanlar, deneye katılacak kişilerin aşı olmuşlar ise aşıdan itibaren bir yıl boyunca gözetim altında bulundurulacaklarını söylüyorlar.</p>
<p>Risk grupları içinde olup aşı olmamış kişiler de karşılaştırmalar yapabilmek bakımından çalışmaya katılacak ve izlenecekler.</p>
<p>Çalışma başlangıçta yalnızca 16 yaşından büyükleri içerecek. ama uzmanlar yakın bir gelecekte çocukları da kapsayacak bir çalışma yapmayı planladıklarını söylüyorlar.</p>
<p>Çalışma grubu verileri toplamak ve işlemek için internet ve cep telefonlarından da yararlanacak.</p>
<p>İngiltere&#8217;nin tümünü kapsayacak çalışma Dundee Üniversitesi&#8217;ndeki İlaç Gözlem Birimi (MEMO) ve Southampton&#8217;daki İlaç Güvenliği Araştırma Dairesi&#8217;nin işbirliğiyle yürütülecek.</p>
<p>Araştırma ekibinin başkanı Doktor Isla Mackenzie, &#8220;İlaç ya da aşıların nadir, mesela onbinde bir kişide görülen yan etkilerini ortaya çıkarmanın tek yolu mümkün olduğunca fazla insan üzerinde çalışmak. &#8221; diyor.</p>
<img src="http://www.teknik-bilim.com/?ak_action=api_record_view&id=498&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.teknik-bilim.com/domuz-gribi-asisinin-yan-etkileri-nelerdir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İşte Dünyanın En Küçük Yazıcısı</title>
		<link>http://www.teknik-bilim.com/iste-dunyanin-en-kucuk-yazicisi/</link>
		<comments>http://www.teknik-bilim.com/iste-dunyanin-en-kucuk-yazicisi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Nov 2009 13:47:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilim Teknik]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[İcat ve Buluşlar]]></category>
		<category><![CDATA[minyatür yazıcı]]></category>
		<category><![CDATA[printer]]></category>
		<category><![CDATA[prntdreams]]></category>
		<category><![CDATA[yazıcı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.teknik-bilim.com/?p=494</guid>
		<description><![CDATA[Dünyanın en küçük yazıcısı. 
Genellikle heybetli görünümüyle bilinen yazıcıları bir tarafa bırakın. PrntDreams isimli bir firmanın geliştirdiği cihaz, dünyanın en küçük yazıcısı olma iddiasını taşıyor.
350 gramlık ağırlığı ve nispeten ufak ebatlarıyla ceplerde rahatça taşınabilen PrintBrush&#8217;un çalışma mantığı ise şöyle: USB veya bluetooth teknolojilerinden faydalanarak bilgisayarlarla bağlantı kuran PrintBrush, aldığı resim veya dokümanları kağıt üzerine aktarıyor. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong><img class="alignleft size-full wp-image-495" title="en-kucuk-yazici" src="http://www.teknik-bilim.com/wp-content/uploads/2009/11/en-kucuk-yazici.jpg" alt="en-kucuk-yazici" width="254" height="211" />Dünyanın en küçük yazıcısı. </strong></em></p>
<p>Genellikle heybetli görünümüyle bilinen yazıcıları bir tarafa bırakın. PrntDreams isimli bir firmanın geliştirdiği cihaz, dünyanın en küçük yazıcısı olma iddiasını taşıyor.</p>
<p>350 gramlık ağırlığı ve nispeten ufak ebatlarıyla ceplerde rahatça taşınabilen PrintBrush&#8217;un çalışma mantığı ise şöyle: USB veya bluetooth teknolojilerinden faydalanarak bilgisayarlarla bağlantı kuran PrintBrush, aldığı resim veya dokümanları kağıt üzerine aktarıyor. Siyah/beyaz çıktı alabilen ve kağıdın üzerinde gezdirilmesi suretiyle normal yazıcılarda kullanılamayan defter, zarf ve ufak kağıtların üzerine 600dpi çözünürlükte baskı uygulayabilen PrintBrush, hemen her yüzeyi de destekliyor.</p>
<p>Ürünün ne zaman satışa sunulacağı ise henüz bilinmiyor.</p>
<img src="http://www.teknik-bilim.com/?ak_action=api_record_view&id=494&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.teknik-bilim.com/iste-dunyanin-en-kucuk-yazicisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Marduk Dünyanın Sonunu mu Hazırlıyor?</title>
		<link>http://www.teknik-bilim.com/marduk-dunyanin-sonunu-mu-hazirliyor/</link>
		<comments>http://www.teknik-bilim.com/marduk-dunyanin-sonunu-mu-hazirliyor/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 18 Nov 2009 13:18:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Astronomi ve Uzay Bilimleri]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim Teknik]]></category>
		<category><![CDATA[İlginç Olaylar]]></category>
		<category><![CDATA[asteroid]]></category>
		<category><![CDATA[astronomi]]></category>
		<category><![CDATA[dünyanın sonu]]></category>
		<category><![CDATA[felaket senaryoları]]></category>
		<category><![CDATA[güneş sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[kayıp gezegen]]></category>
		<category><![CDATA[keşif]]></category>
		<category><![CDATA[manyetik alan]]></category>
		<category><![CDATA[marduk]]></category>
		<category><![CDATA[mayalar]]></category>
		<category><![CDATA[NASA]]></category>
		<category><![CDATA[sümerler]]></category>
		<category><![CDATA[uydu]]></category>
		<category><![CDATA[uzay]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.teknik-bilim.com/?p=463</guid>
		<description><![CDATA[Son günlerin en tartışılan konularından Marduk’un keşfedilmesinin 20 yılı aşkın bir tarihi var. Keşfin öyküsü, NASA’nın 1983 yılında ikinci bir güneş sisteminin var olup olmadığını görmek için IRAS isimle uyduyu uzaya göndermesiyle başladı.

Aylar sonra IRAS, Güneş Sisteminden 50 milyar mil uzaklıkta olan devasa bir gezegen keşfetti. Bu şaşırtıcı keşif, 21 Aralık 1983’te Washington Post gazetesinin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span><strong><img class="alignleft size-full wp-image-464" style="margin-left: 10px; margin-right: 10px;" title="marduk" src="http://www.teknik-bilim.com/wp-content/uploads/2009/11/marduk.jpg" alt="marduk" width="287" height="238" />Son günlerin en tartışılan konularından Marduk’un keşfedilmesinin 20 yılı aşkın bir tarihi var. Keşfin öyküsü, NASA’nın 1983 yılında ikinci bir güneş sisteminin var olup olmadığını görmek için IRAS isimle uyduyu uzaya göndermesiyle başladı.<br />
</strong><br />
Aylar sonra IRAS, Güneş Sisteminden 50 milyar mil uzaklıkta olan devasa bir gezegen keşfetti. Bu şaşırtıcı keşif, 21 Aralık 1983’te Washington Post gazetesinin birinci sayfasına “Gizemli Bir Gök Cismi Keşfedildi” başlığıyla haber oldu.</p>
<p>Marduk’un IRAS uydusu tarafından keşfedilmesinden 7 sene önce Azeri yazar Zekeriya Sitchin Sümerlilerin binlerce sene önceden kalan tabletlerini okuyarak her 3,600 senede bir Güneş Sistemi’ni ziyaret eden Marduk hakkında “12’nci Gezegen” adlı kitabı yayımlamıştı.</p>
<p>Sümer yazıtlarına göre, Marduk’un uydularından biri binlerce sene önceki bir ziyarette Tiamat adındaki bir başka gezegene çarparak, bugün Mars ile Jüpiter arasında bulunan Asteroit Kuşağının oluşmasını sağladı.</p>
<p>Marduk’un dünyadan ilk olarak görülmesi ise 21 Ekim 2003’te Kaliforniya’daki Mount Palomar Gözlemevi’nden 1,22 metre boyundaki Oschin teleskopu ile oldu. Senelerce bu gökcismini gizliden gizliye takip eden Vatikan Astronomi Merkezi, sonunda konuyu ele almak üzere 19 ülkenin bilim adamını bir araya getirdi.</p>
<p>Marduk astronomlar tarafından 2003-UB-13 olarak adlandırıldı. Marduk hakkında yazılmış en ünlü kitabın sahibi Zecharia Sitchin’e göre gezegenin 7 uydusu bulunuyor.</p>
<p>Nam-ı diğer Nibiru ve Eris hakkında en ünlü ikinci kitabın yazarı ise Andy Lloyd. Lloyd’a göre Güneş’in ölü ikizi olan Kara Yıldız sistemi, Marduk dâhil olmak üzere 7 gezegen içeriyor. Bu gezegenlerden altıncısı 6 bin sene önce Sümerlilere hayat veren uzaylı Tanrılar olduğu öne sürülen “Annuaki”nin yaşadığı Dünya benzeri bir gezegen.</p>
<p>Kara Yıldız sisteminin son ve yedinci gezegeni Marduk ise, Lloyd’a göre 7 uydusu ve arkasında kuyruk gibi uzanan uzay enkazı ile bir savaş üssü hatta savaş gemisi görevi görüyor.</p>
<p><strong>Dünyanın Manyetik Alanları Marduk Gelişi ile Nasıl Etkilenecek?</strong></p>
<p>Her ne kadar bilim adamları henüz üzerinde tam bir görüş birliğine varmamış olsalar da Marduk’un yaklaşmasının dünya üzerinde de ciddi etkilerinin olabileceği belirtiliyor. Bunların başında ise yerküreyi zararlı ışınlardan korumak gibi hayati bir işlevi de olan manyetik alanın etkilenmesi geliyor.</p>
<p>Marduk’un manyetik alan üzerinde ciddi bir sapmaya neden olması neticesinde devasa dalgaların oluşmasından, şiddetli depremlerin görülmesinden, volkanların faaliyete geçmesinden ve yıkıcı hortum ile fırtınaların ortaya çıkmasından korkuluyor.</p>
<p>Bu kadar ciddi sonuçlarının olmasından korkulan bu gökcismini bu kadar yakından takip eden ilk kuşak elbette ki biz değiliz. Mayalar, yarattıkları bir takvimde Marduk’un seyrini ve Güneş Sistemi’ne girişine de yer verdiler.</p>
<p>Söz konusu bu Haab takviminin sona erdiği gün ise Marduk’un gelişini gösteriyordu. Bu takvimin son günü Gregoryan takviminde yani şu an bizim kullandığımız modern takvimde 21 Aralık 2012’ye denk geliyor.</p>
<p>Maya’lara göre Haab takviminin sonu ile 5’inci Güneş Dönemi sona erecek ve insanlık 6’ıncı Güneş Dönemine girecek. Bazı uzmanlar, Haab takviminin sona ermesinin dünyanın kendi ve güneş etrafında dönüş süresinin değişeceğini, yani bir başka deyişle bir gün ve bir yılın uzunluklarının değişeceğini savunuyor.</p>
<p><strong>İŞTE FELAKET SENARYOLARI:</strong></p>
<p>* Dünyanın Kuzey ve Güney manyetik kutuplarının konumları değişecek,</p>
<p>* Dünya ekseni 180 ile 240 derece değişerek Güneş’e olan sabit konumunu kaybedecek,</p>
<p>* Ekvator çizgisinin konumundan sapması ile iklim değişiklikleri baş göstermeye başlayacak,</p>
<p>* Ortaya çıkan manyetik çekim gücü, erimiş demir haldeki dış çekirdeği yer kabuğuna yakınlaştıracak ve tüm yanardağlar patlama noktasına gelecek.</p>
<p>* Manyetik titreşimlerin bozulması ile okyanusların altındaki su akıntıları durma noktasına gelecek ve zamanla ısınan-durağanlaşan su, deniz yaşamına imkân vermeyecek,</p>
<p>* Büyük parçalar halinde erimeye devam eden kutuplar yok olma noktasına gelecek.</p>
<p>* Dünyanın değişen ekseni ile güneşe tekrar konumlanması ve kuzey manyetik kutbunun Siberya’ya kayması, bugün çöl ve kurak olan alanları su cennetine çevirecek.</p>
<p>* Kutupların erimesi ile okyanuslara yayılacak tatlı su, ısı-tuz dengesini bozacak ve golfistrm akıntısının durması ile başta Kuzey-Batı Avrupa ve Kuzey-Doğu Amerika olmak üzere birçok coğafyada dondurucu soğuklar baş gösterecek,</p>
<p>* Yer kabuğu altındaki lav ve yer katmanlarının hareketleri ile depremler görülmeye başlayacak ve şiddetleri ile sayıları Marduk yaklaştıkça artacak.</p>
<p><strong>İDDİALARA GÖRE GÜN GÜN MARDUK’UN SEYRİ</strong></p>
<p>Ortaya atılan teorilere göre, Marduk, 21 Aralık 2012’de, yani Haab takviminin son gününde ikinci bir güneş gibi tepemize dikilecek ve Ay ile neredeyse aynı büyüklükte gözükecek.</p>
<p>* Marduk, Dünya ile iki kere yakınlaşma gösterecek. Bunlardan ilki 7 Eylül 2012’de gerçekleşecek ve bir süre boyunca yaklaşma-uzaklaşma hareketi devam edecek. Son yaklaşma ise 27 Nisan 2013’te olacak.</p>
<p>* Bir diğer iddiaya göre ise bu yaklaşma hareketi farklı bir takvime göre olacak. Marduk en yıkıcı etkisini sadece 21 Aralık 2012’de göstermeyecek. Çünkü Dünya, 14 Şubat 2013’te Marduk ile Güneş arasına girecek. Araştırmacılara göre en korkunç deprem, sel ve fırtınaların yaşandığı tarih bu gün olacak ve yer kabuğu buruşturulan bir kâğıt gibi bozulacak. Milyarlarca insan hayatını kaybedecek, hayatta kalanlar açlıktan kırılacak. Marduk, Güneş Sistemi’ni 1 Temmuz 2014’te terk edecek ve manyetik alanlar üzerindeki etkisi azalmaya başlayacak.</p>
<p>* Eğer sanıldığının aksine, Marduk, Mars ile Jüpiter’in değil, Mars ile Dünya arasına girerse, Marduk’un uydularından biri Dünya’ya çarpabilir. Bu durumda Dünya’nın kendi ekseni etrafındaki döngüsü en az 3 gün duracak. Bir tarafta 3 gün aydınlık, diğer tarafta 3 gün karanlık olacak. Tüm iletişim ve enerji ağı çökecek.</p>
<p><strong>“HERŞEY GÜZEL OLACAK” DİYEN DE VAR</strong></p>
<p>Mayalardan kalan bilgiler doğrultusunda Dünya’nın içine gireceği 5’inci Güneş Dönemi’nin tam bir aydınlanma ve barış safhası olacağına inanan insanların sayısı hiç az değil.</p>
<p>İnternette sayısız sitede gruplaşan insanlar, 2012’de insanlığın uzaylı ırklarla sonunda tanışacağını ve uzayın birçok köşesinden gelen ırklar ile kusursuz bir barış sürecinin başlayacağını düşünüyorlar.</p>
<p>Diğerleri ise Dünya’nın içine gireceği yüksek titreşim frekansları ile evrenselliğin; bilim, tıp, arkeoloji ve sanatın tavan yapacağı yeni bir rönesans devrinin başlayacağını öngörüyor.</p>
<p></span></p>
<img src="http://www.teknik-bilim.com/?ak_action=api_record_view&id=463&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.teknik-bilim.com/marduk-dunyanin-sonunu-mu-hazirliyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

