<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Bilim Teknik Teknoloji &#187; Bilimsel Olaylar</title>
	<atom:link href="http://www.teknik-bilim.com/category/bilimsel-olaylar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.teknik-bilim.com</link>
	<description>Bilim teknik, teknoloji haberleri, tarihi olaylar, bilimsel olaylar, merak edilen bilimsel gerçekler...</description>
	<lastBuildDate>Sun, 30 May 2010 10:26:38 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<xhtml:meta xmlns:xhtml="http://www.w3.org/1999/xhtml" name="robots" content="noindex" />
		<item>
		<title>Güneş Tutulması Nedir? Güneş Tutulması Nasıl Gerçekleşir?</title>
		<link>http://www.teknik-bilim.com/gunes-tutulmasi-nedir-gunes-tutulmasi-nasil-gerceklesir/</link>
		<comments>http://www.teknik-bilim.com/gunes-tutulmasi-nedir-gunes-tutulmasi-nasil-gerceklesir/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Oct 2009 17:30:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Astronomi ve Uzay Bilimleri]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim Teknik]]></category>
		<category><![CDATA[Bilimsel Olaylar]]></category>
		<category><![CDATA[astronomi]]></category>
		<category><![CDATA[ay]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[gezegen]]></category>
		<category><![CDATA[güneş]]></category>
		<category><![CDATA[güneş tutulması]]></category>
		<category><![CDATA[tutulma]]></category>
		<category><![CDATA[uzay]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.teknik-bilim.com/?p=285</guid>
		<description><![CDATA[Güneş Tutulması Nedir? Güneş Tutulması Nasıl Gerçekleşir?
Ay Güneş&#8217;ten yaklaşık 400 kere daha küçük fakat bize Güneş&#8217;ten 400 kere daha yakın olduğu için gökyüzünde ikisi de aynı büyüklükte gözükürler. Bir Güneş Tutulması, Ay&#8217;ın Güneş ile Dünya arasına girmesi ve bazı özel koşulların sağlanması neticesinde meydana gelir. Tutulmanın olabilmesi için, Ay&#8217;ın Yeniay safhasında olması ve Yer etrafındaki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong><img class="alignleft size-full wp-image-286" style="border: 2px solid black; margin-left: 10px; margin-right: 10px;" title="gunes-tutulmasi" src="http://www.teknik-bilim.com/wp-content/uploads/2009/10/gunes-tutulmasi.jpg" alt="gunes-tutulmasi" width="195" height="168" />Güneş Tutulması Nedir? Güneş Tutulması Nasıl Gerçekleşir?</strong></em></p>
<p>Ay Güneş&#8217;ten yaklaşık 400 kere daha küçük fakat bize Güneş&#8217;ten 400 kere daha yakın olduğu için gökyüzünde ikisi de aynı büyüklükte gözükürler. Bir Güneş Tutulması, Ay&#8217;ın Güneş ile Dünya arasına girmesi ve bazı özel koşulların sağlanması neticesinde meydana gelir. Tutulmanın olabilmesi için, Ay&#8217;ın Yeniay safhasında olması ve Yer etrafındaki yörüngesinin düzlemi ile Yer&#8217;in Güneş etrafındaki yörünge düzleminin arakesit noktaları doğrultusunun Güneş&#8217;in merkezinden geçmesi gerekir. Diğer bir deyişle Güneş Ay ve Dünya aynı doğrultuda olmalıdır. Bilindiği üzere bir yıl içerisinde 12 ay vardır. Ay, Dünya etrafında bir yılda 12 kez dolanır. Şayet Ay&#8217;ın yörünge düzlemi Dünya&#8217;nın Güneş etrafındaki yörüngesi ile çakışık olsaydı, bir yılda 12 kez Güneş tutulması meydana gelirdi. Fakat durum böyle değildir. Ay&#8217;ın yörünge düzlemi ile Dünya&#8217;nınki arasında yaklaşık 5 derecelik bir açı vardır. Bu açı nedeniyle Dünya, Ay ve Güneş, Ay&#8217;ın Dünya etrafındaki her dolanımında tam olarak aynı doğrultuda bulunmazlar. Ay gökyüzünde kimi zaman Güneş&#8217;in üstünden kimi zaman da altından geçer. Böylece her ay bir Güneş tutulması oluşmaz. Yapılan hesaplar bir yılda en az iki, en çok beş Güneş tutulması olabileceğini göstermiştir. Üç tip güneş tutulması meydana gelebilir. Tam, halkalı ve parçalı tutulma. Bir Güneş tutulmasının tam veya halkalı oluşu Ay&#8217;ın Dünya&#8217;ya uzaklığı ile belirlenirken, parçalı oluşu, Ay, gözlem yeri ve Güneş arasındaki açıyla; bir başka deyişle, her üçünün tam olarak aynı doğrultuda bulunmamasıyla ilgilidir. Bu durumda, Güneş&#8217;in sadece bir kısmı Ay tarafından örtülebilir. Bilindiği gibi Ay, Dünya çevresinde basıklığı az da olsa elips şeklindeki bir yörüngede dolanır. Bundan dolayı Dünya&#8217;ya olan uzaklığı her an değişmektedir. Eğer tutulma anında Ay Dünya&#8217;ya yeteri kadar yakınsa, görünen çapı Güneş&#8217;in görünen çapından büyük olur, Güneş diskinin tamamı örtülür ve tam tutulma meydana gelir. Aksi takdirde Güneş diskinin tamamı örtülmez, diskin sadece iç kısmı örtülür ve bir halkalı tutulma oluşur (Şekil-2 ve 3). Bazen de Ay ve Güneş&#8217;in konumları öyledir ki, Ay, Güneş diskinin ancak bir kısmını örter. Bu durumda da parçalı tutulma meydana gelir. Tam ve halkalı tutulmaların maksimum örtülme evresinden önceki ve sonraki dönemlerinde de parçalı tutulma evresi bulunur.</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-287" title="tam-gunes-tutulmasi" src="http://www.teknik-bilim.com/wp-content/uploads/2009/10/tam-gunes-tutulmasi.JPG" alt="tam-gunes-tutulmasi" width="455" height="153" /></p>
<p>Tam Güneş tutulması olayında, Dünya ile Güneş arasına giren Ay&#8217;ın gölgesi, Dünya üzerinde belli bir bölgeye düşer.</p>
<p>Tam Güneş tutulması diğer tutulma türlerine göre çok daha önemlidir. Zira, tam tutulmada Güneş&#8217;in tamamı Ay tarafından birkaç dakika için örtüldüğünden, bu sırada yapılacak gözlemlerden yıldızımızın dış atmosfer tabakaları, özellikle koronasının fiziği hakkında önemli bilgiler elde edilir.</p>
<p>Bir Güneş tutulması Dünya üzerinde ancak belirli bölgelerden görülebilir. Çünkü Ay&#8217;ın çapı Dünya&#8217;nınki ile mukayese edildiğinde çok küçük olduğundan, Ay&#8217;ın Güneş tarafından Dünya üzerine düşürülen gölgesinin çapı birkaç yüz km&#8217;yi geçmez. Dolayısı ile sadece bu gölgenin düştüğü yerlerde Güneş tutulması gözlenebilir. Hâlbuki Ay tutulmalarında durum böyle değildir. Bunlar, Dünya üzerinde o anda gece olan yerlerin tümünden gözlenebilir. Ay tutulmalarında Dünya, Ay ile Güneş&#8217;in arasına girer ve Dünya&#8217;nın gölgesi Ay&#8217;ın tamamını perdeleyebilecek kadar büyük olur.</p>
<img src="http://www.teknik-bilim.com/?ak_action=api_record_view&id=285&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.teknik-bilim.com/gunes-tutulmasi-nedir-gunes-tutulmasi-nasil-gerceklesir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ay Tutulması Nedir? Ay tutulması nasıl gerçekleşir?</title>
		<link>http://www.teknik-bilim.com/ay-tutulmasi-nedir-ay-tutulmasi-nasil-gerceklesir/</link>
		<comments>http://www.teknik-bilim.com/ay-tutulmasi-nedir-ay-tutulmasi-nasil-gerceklesir/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Oct 2009 17:21:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Astronomi ve Uzay Bilimleri]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim Teknik]]></category>
		<category><![CDATA[Bilimsel Olaylar]]></category>
		<category><![CDATA[astronomi]]></category>
		<category><![CDATA[ay]]></category>
		<category><![CDATA[ay tutulması]]></category>
		<category><![CDATA[dolunay]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[gezegen]]></category>
		<category><![CDATA[gökbilim]]></category>
		<category><![CDATA[güneş]]></category>
		<category><![CDATA[tutulma]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.teknik-bilim.com/?p=280</guid>
		<description><![CDATA[Ay Tutulması Nedir? Ay tutulması nasıl gerçekleşir?
Tutulmalar çok eskiden beri bilinen gök olaylarıdır. Yer ve Ay, diğer gezegenler gibi Güneş’ten aldıkları ışınları yansıtarak kendilerini gösterirler. Ay, Yer çevresinde; Yer, Ay ile birlikte Güneş çevresinde yörünge hareketlerini yaparken Güneş’e dönük yüzleri aydınlık, öbür yüzleri karanlıktır ve karanlık tarafta uzayda birer gölge konisi oluştururlar. Ay, Yer’in gölge [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong><img class="alignleft size-full wp-image-281" style="border: 2px solid black; margin-left: 10px; margin-right: 10px;" title="ay-tutulmasi2" src="http://www.teknik-bilim.com/wp-content/uploads/2009/10/ay-tutulmasi2.jpg" alt="ay-tutulmasi2" width="232" height="156" />Ay Tutulması Nedir? Ay tutulması nasıl gerçekleşir?</strong></em></p>
<p>Tutulmalar çok eskiden beri bilinen gök olaylarıdır. Yer ve Ay, diğer gezegenler gibi Güneş’ten aldıkları ışınları yansıtarak kendilerini gösterirler. Ay, Yer çevresinde; Yer, Ay ile birlikte Güneş çevresinde yörünge hareketlerini yaparken Güneş’e dönük yüzleri aydınlık, öbür yüzleri karanlıktır ve karanlık tarafta uzayda birer gölge konisi oluştururlar. Ay, Yer’in gölge konisine girdiğinde Ay tutulması, Ay’ın gölge konisi Yer üzerine düştüğünde ise Güneş tutulması meydana gelir. Özetle, Ay ve Güneş Tutulmaları Ay, Güneş ve Yer’in uzayda birbirlerine göre konuşlanmalarının bir sonucu olarak ortaya çıkmaktadır.</p>
<p>Ay ve Güneş tutulmaları çok eskiden beri bilinen gök olaylarıdır. Yer ve Ay, diğer gezegenler gibi Güneş’ten aldıkları ışınları yansıtarak kendilerini gösterirler. Ay, Yer çevresinde; Yer, Ay ile birlikte Güneş çevresinde yörünge hareketlerini yaparken Güneş’e dönük yüzleri aydınlık, öbür yüzleri karanlıktır ve karanlık tarafta uzayda birer gölge konisi oluştururlar. Ay, Yer’in gölge konisine girdiğinde Ay tutulması, Ay’ın gölge konisi Yer üzerine düştüğünde ise Güneş tutulması meydana gelir. Ay tutulması sadece, Ay dolunay evresindeyken Dünya’nın gölgesinin bir kısmından geçerse gerçekleşir.</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-282" title="ay-tutulmasi" src="http://www.teknik-bilim.com/wp-content/uploads/2009/10/ay-tutulmasi.jpg" alt="ay-tutulmasi" width="405" height="270" /></p>
<p>Dünya’nın gölgesi birbiri içine geçmiş iki huni benzeri bileşenden oluşur. Dünya, Güneş’in ışığının tümünü değilde belirli bir kısmının Ay’a ulaşmasını engellediği bölgeye Penumbra veya Yarıgölge denir. Umbra veya Tamgölge bölgesi ise Dünya’nın Güneş’ten Ay’a doğru gelen ışığı tamamen engellediği bölgedir. Bir tam Ay tutulması esnasında Ay’ın tümü Dünya’nın tamgölge bölgesinden geçer ve bu olay Ay’ın görünen renginin değişime uğramasıyla hemen göze çarpar.</p>
<p>Bir Ay tutulması, Yer’in yuvarlak olduğunun gözlemsel bir tespitidir. Çünkü Ay’ı örten Yer’in gölgesi olup gölgenin biçiminden hareketle gölgeyi oluşturan cismin (Yer) şekli belirlenebilir. Yer atmosferi, Güneş ışığındaki uzun dalgaboylu (kırmızı) ışığı kırarak geçirir ve tamgölge konisi içine bükerek Ay yüzeyine ulaşmasını sağlar. Buna karşılık kısa dalgaboylu ışığı saçılmaya uğratır ve Ay’ın bize bakan yüzüne ulaşmasına büyük ölçüde engel olur. Bu nedenle bir tam Ay tutulmasında Ay’ın bize dönük yüzü kızıl bir renge bürünür. Bu kızarmış ışınımın incelenmesiyle Yer atmosferi hakkında ayrintılı bilgi edinilebilmektedir (atmosferin kimyasal kompozisyonu, atmosferdeki toz miktarı, vb.). Bir başka ifadeyle Tam Ay Tutulması süresince Ay yüzeyi, Yer atmosferini niteleyen bir ayna görevini üstlenmektedir.</p>
<img src="http://www.teknik-bilim.com/?ak_action=api_record_view&id=280&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.teknik-bilim.com/ay-tutulmasi-nedir-ay-tutulmasi-nasil-gerceklesir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Piri Reis ve İlk Dünya Haritası</title>
		<link>http://www.teknik-bilim.com/piri-reis-ve-ilk-dunya-haritasi/</link>
		<comments>http://www.teknik-bilim.com/piri-reis-ve-ilk-dunya-haritasi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Oct 2009 10:48:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilim Adamları]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim Teknik]]></category>
		<category><![CDATA[Bilimsel Olaylar]]></category>
		<category><![CDATA[Coğrafya - Jeoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Tarihi Olaylar]]></category>
		<category><![CDATA[İcat ve Buluşlar]]></category>
		<category><![CDATA[denizcilik]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya Haritası]]></category>
		<category><![CDATA[keşif]]></category>
		<category><![CDATA[Kitab-ı Bahriye]]></category>
		<category><![CDATA[mısır seferi]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı]]></category>
		<category><![CDATA[Piri Reis]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.teknik-bilim.com/?p=208</guid>
		<description><![CDATA[Piri Reis ve ilk dünya haritası, Kitab-ı Bahriye, Piri Reis&#8217;in Dünya haritası nasıl yapılmıştır?
İnsanoğlu her ne kadar uzay keşfine çıksa da, henüz dünyada izah edemediği, keşfedemediği o kadar çok şey var ki. Bırakın dünyayı, insanoğlu henüz bedenindeki sırları bile tam olarak izah edebilmiş değil.
Bilim adamlarının açıklayamadığı birçok gerçek var. Yaratılış, ölüm, rüya, cin, nazar gibi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong><img class="alignleft size-full wp-image-209" style="border: 2px solid black; margin-left: 10px; margin-right: 10px;" title="dunya-haritasi" src="http://www.teknik-bilim.com/wp-content/uploads/2009/10/dunya-haritasi.jpg" alt="dunya-haritasi" width="194" height="266" />Piri Reis ve ilk dünya haritası, Kitab-ı Bahriye, Piri Reis&#8217;in Dünya haritası nasıl yapılmıştır?</strong></em></p>
<p>İnsanoğlu her ne kadar uzay keşfine çıksa da, henüz dünyada izah edemediği, keşfedemediği o kadar çok şey var ki. Bırakın dünyayı, insanoğlu henüz bedenindeki sırları bile tam olarak izah edebilmiş değil.</p>
<p>Bilim adamlarının açıklayamadığı birçok gerçek var. Yaratılış, ölüm, rüya, cin, nazar gibi konuların yanında bundan binlerce yıl öncesine ait bazı nesnelerin üzerindeki esrar perdesi bile hala kaldırılabilmiş değil. Bunlardan biri de Ünlü Türk denizcisi Piri Reis’in haritasıdır.</p>
<p>Bu harita için; &#8220;geleceği gören harita&#8221; tanımını yapabiliriz. Ünlü Türk denizci Piri Reis&#8217;in 1513&#8242;te çizdiği harita, Afrika, Amerika ve Güney Kutbu&#8217;nun bugünkü halini gerçeğe yakın bir şekilde göstermektedir.</p>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-210" style="border: 2px solid black; margin-left: 10px; margin-right: 10px;" title="piri-reis" src="http://www.teknik-bilim.com/wp-content/uploads/2009/10/piri-reis.jpg" alt="piri-reis" width="196" height="257" />Bu harita, ortaya çıkarıldığı 1929 yılından günümüze bilim dünyasının ilgisini çekmektedir. Öyle ki; haritada Güney Kutbu&#8217;na yer verilmişti. Hâlbuki buranın keşfi, haritanın çizilmesinden 3 asır sonra gerçekleşmişti. Dahası, bu harita, kıtanın buz altında kalmış sahil kesimlerini de gösteriyordu. Haritanın çizilmesinden tam 6 bin yıl önce eridiği tespit edilen bu buzulların varlığını Piri Reis nerden biliyordu? Bilimsel gerçeklere göre Reis’in bu haritayı çizmesi mümkün görünmüyordu. Piri Peki nasıl olmuştu da çizebilmişti? Bu konuda birçok teori ortaya atıldı. Hatta Piri Reis’in cinlerden yardım aldığını iddia edenler bile oldu. Sırrı ne idi acaba? Piri Reis nasıl bir gizli ilme sahipti?</p>
<p>Önce Piri Reis’le ilgili kayda geçen bilgileri gözden geçirelim.</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-211" title="harita" src="http://www.teknik-bilim.com/wp-content/uploads/2009/10/harita.jpg" alt="harita" width="399" height="400" /></p>
<p>Tarihi kaynaklara göre Piri Reis, 1465’te doğdu. Kimine göre doğum yeri Karaman, kimine göre Gelibolu’dur. Bu konuda kesin bir bilgi yok. Ancak kesin olan bir şey var ki Piri Reis’in aile kökeni Karaman’a dayanmaktadır. Türk denizcilik tarihinin ilk ustalarından Karamanlı Kemal Reis&#8217;in yeğenidir. Piri Reis önce bu meşhur amcası sayesinde tanınır. Ancak daha sonra Amerika&#8217;yı gösteren dünya haritaları ve Kitab-ı Bahriye adlı denizcilik kitabıyla şöhreti amcasını geçer ve dünyaca tanınmış bir haritacı ve denizci olur.</p>
<p>En ünlü Osmanlı denizcisi ve kaptanı olarak tarihe geçen Piri Reis’in gerçek ismi Muhiddin’dir.</p>
<p>Piri Reis’in Karaman’dan dünya denizlerine uzanan hikayesi Fatih Sultan Mehmet zamanında başlar. Bu dönemde Karamanoğulları Beyliği Osmanlı İmparatorluğu sınırlarına katılır. Beyliğin ileri gelenleri Fatih Sultan Mehmet&#8217;in emriyle İstanbul&#8217;a göç ettirilir. Aile İstanbul’dan Gelibolu&#8217;ya geçerek oraya yerleşir.</p>
<p>Karaman derelerinde başlayan yolculuk artık Akdeniz’de devam etmektedir. Piri Reis amcası Kemal Reis’in sayesinde gemi ve denizle tanışır. Ondan denizciliği öğrenir. 1481’de amcası ile Akdeniz&#8217;de korsanlık yapmaya başlar. 1491’den sonra Sicilya, Sardunya, Korsika adalarına ve Güney Fransa kıyılarına yapılan akınlarda başı çekerler.</p>
<p>1486 tarihinde Endülüs Emevi Devleti’nin son toprakları da Avrupalılar tarafından ele geçirildiğinde İspanya Müslümanları Osmanlı Devleti&#8217;nden yardım isterler. Osmanlı Devleti onları gemilerle Granadalı Müslümanları İspanya&#8217;dan Kuzey Afrika&#8217;ya taşımakla görevlendirir. 1487 &#8211; 1493 yılları arasında Avrupa’nın baskısından kaçan Müslümanları gemilerle Kuzey Afrika’ya taşırlar.</p>
<p>Piri Reis, Akdeniz&#8217;de yaptığı bu seyirler sırasında gördüğü yerleri ve başından geçenleri, sürekli not alır. Bu notlarını Kitab-ı Bahriye adı altında toplar. Bu notlar dünya denizciliğinin ilk kılavuz kitabı olma özelliğini taşıyan bir kitap haline dönüşür.</p>
<p>Piri Reis 1511’de çok sevdiği amcasını kaybeder. Denize küser. Uzun bir süre açık denizlere açılmaz ve Gelibolu&#8217;ya yerleşerek burada, 1513 tarihli ilk meşhur dünya haritasını çizer.</p>
<p>Piri Reis, Yavuz Sultan Selim’in işareti üzre, 1517&#8242;deki Mısır seferi ile tekrar denizlere döner. Çizdiği haritayı da sefer sonrası Yavuz Sultan Selim&#8217;e sunar.</p>
<p>Rivayetlere göre, Sultan kendisine hediye edilen bu dünya haritasına bakmış ve &#8216;Dünya ne kadar küçük&#8230;&#8217; demiştir.</p>
<p>Yine tarihçilere göre Sultan bu haritayı doğu ve batı diye ikiye bölmüş. Vezirlerine bu parçaları göstererek &#8216;Biz bu küçük dünyanın doğu tarafını elimizde tutacağız.&#8217; demiştir&#8230; Bu haritanın doğu parçası henüz bulunabilmiş değil. Kimi tarihçilere göre Sultan, Hint Okyanusu&#8217;nun ve Baharat yolunun kontrolünü ele geçirmek için tasarladığı seferde kullanılmak üzere bu parçayı saklamıştır.</p>
<p>Piri Reis Haritası, Amerika kıtasını gösteren en eski haritalardan biri olarak dünyaca ilgi görmüştür. Erich von Daniken bile “Tanrıların Arabaları&#8221; adlı kitabında, Piri Reis’in haritasını, görüşlerine kaynak olarak gösterir. Batılı düşünür Charles Hapgood, Piri Reis&#8217;in kullandığı haritanın, dünyanın on bin yıl önceki bir dönemine göre çizildiğini öne sürmüştür. Antarktika olarak yorumladığı kara parçasının haritada buzlu görünmemesini ve Sahra çölünde de göllerin görünmesini, binlerce yıl önceki iklim değişikliği ile izah eder.</p>
<p>Mısır seferi sonrası Gelibolu&#8217;ya dönen Piri Reis, yazdığı denizcilik notlarını, 1521&#8242;de, Kitab-ı Bahriye isimli meşhur kitabında bir araya getirir.</p>
<p>Kitab-ı Bahriye, Akdeniz kıyılarına ait ayrıntılı bir deniz kılavuzudur. Kitap, denizcilere Akdeniz hakkında tafsilatlı bilgi verir. Kıyılar, adalar, geçitler, boğazlar, körfezler, fırtına ve korunma yolları, sığınılacak limanlar, kesin rotalar ve daha bir çok konuda denizcilere rehber olur. Bu eser; Anadolu sahillerinin özelliklerine, asırlar öncesinden adım adım ışık tutan değerli bir coğrafya kitabı olarak bugün dahi geçerliliğini korumaktadır.</p>
<p>Kitabın suretleri İstanbul&#8217;da Topkapı Sarayı&#8217;nda mevcut olduğu gibi, kopyaları Paris ve Londra gibi çeşitli Avrupa kenti kütüphanelerinde sergilenmektedir.</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-212" title="harita3" src="http://www.teknik-bilim.com/wp-content/uploads/2009/10/harita3.jpg" alt="harita3" width="400" height="312" /></p>
<p>Mısır seferi sonrası yıldızı daha da parlayan Piri Reis, Kanuni Sultan Süleyman dönemindeki ikinci Mısır seferinde ise büyük bir talihsizlik ile karşı karşıya kalır. 1552&#8242;de çıktığı ikinci Mısır seferinin sonunda hapsedilir. Komutasındaki donanmayı emir ve izin dışı, Basra&#8217;da bırakıp, ganimet yüklü üç gemi ile Mısır&#8217;a dönmekle suçlanır. Halbuki askerlerinin istirahatı, donanmanın bakım ve tamiri gerektiği için böyle bir karar almıştır. Ne hazindir ki; politik hırs ve çatışmalara kurban gider.<br />
1554&#8242;te, Mısır Beylerbeyi Mehmet Paşa tarafından, hizmette kusur ettiği gerekçesiyle Kahire&#8217;de idam edilir. İdam sehpasında, ömrünün çoğunu geçirdiği denize doğru son kez bakar. O sırada yaşı 80’dir.</p>
<p>Geride dünya harikası sayılabilecek iki dünya haritası ve çağdaş denizciliğin ilk önemli yapıtlarından olan Kitab-ı Bahriye isimli değerli eserini bırakır.</p>
<p>Bilim çevrelerince hayret uyandıran eserlerinin sırrı şudur: Piri Reis iyi bir gözlemci ve araştırmacıdır. Gezip gördüklerini not almış, tutsak ettiği İspanyol ve Portekizli denizcilerin bilgilerine başvurmuş, ele geçirdiği tarihi harita ve broşürleri kayda geçmiştir. Bunların arasında Büyük İskender zamanına ait olduğu düşünülen haritalar, Ceneviz kaynaklı haritalar ve Kristof Kolomb’un haritaları da vardır. Kitabı ve haritaları bu birikim gözlemlerinin sonucunda ortaya çıkmıştır.</p>
<p>Bu eserler aynı zamanda titiz bir denizcilik istihbarat çalışmasının ürünüdür.</p>
<img src="http://www.teknik-bilim.com/?ak_action=api_record_view&id=208&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.teknik-bilim.com/piri-reis-ve-ilk-dunya-haritasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Fotosentez Nedir? Fotosentez Nasıl Olur?</title>
		<link>http://www.teknik-bilim.com/fotosentez-nedir-fotosentez-nasil-olur/</link>
		<comments>http://www.teknik-bilim.com/fotosentez-nedir-fotosentez-nasil-olur/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 11 Oct 2009 23:06:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilim Teknik]]></category>
		<category><![CDATA[Bilimsel Olaylar]]></category>
		<category><![CDATA[Biyoloji Konuları]]></category>
		<category><![CDATA[bitkilerde solunum]]></category>
		<category><![CDATA[CO2]]></category>
		<category><![CDATA[fotosentez]]></category>
		<category><![CDATA[karbondioksit]]></category>
		<category><![CDATA[klorofil]]></category>
		<category><![CDATA[kloroplast]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.teknik-bilim.com/?p=204</guid>
		<description><![CDATA[Fotosentez nedir? fotosentez nasıl olur? fotosentezi hangi bitkiler yapar? fotosentez için karbondioksit gerekli midir?
Fotosentez, klorofil (kromozomlarda) taşıyan canlılarda ışık enerjisi kullanılarak organik bileşiklerin üretilmesi olayıdır. Bu yolla besin üreten canlıların tümüne fotosentetik organizmalar denir ve bunların büyük çoğunluğunu bitkiler oluştururlar.
Fotosentetik organizmalar, ışık enerjisinden yararlanarak enerjiyi depolarlar ve organik bileşikler üretebilirler. Bitkiler de diğer canlılar gibi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><img class="alignleft size-full wp-image-205" style="border: 2px solid black; margin-left: 10px; margin-right: 10px;" title="fotosentez" src="http://www.teknik-bilim.com/wp-content/uploads/2009/10/fotosentez.jpg" alt="fotosentez" width="215" height="215" />Fotosentez nedir? fotosentez nasıl olur? fotosentezi hangi bitkiler yapar? fotosentez için karbondioksit gerekli midir?</strong></p>
<p>Fotosentez, klorofil (kromozomlarda) taşıyan canlılarda ışık enerjisi kullanılarak organik bileşiklerin üretilmesi olayıdır. Bu yolla besin üreten canlıların tümüne fotosentetik organizmalar denir ve bunların büyük çoğunluğunu bitkiler oluştururlar.</p>
<p>Fotosentetik organizmalar, ışık enerjisinden yararlanarak enerjiyi depolarlar ve organik bileşikler üretebilirler. Bitkiler de diğer canlılar gibi yaşamsal etkinlikleri için gerekli enerjiyi organik maddelerin kimyasal enerjisinden sağlarlar. Bunun için de güneş ışığını kullanarak havanın karbondioksitini indirgeyerek organik besinlerini sentez ederler. Bu işlem CO2&#8242;in indirgenmesi ve ancak güneş enerjisiyle gerçekleştiriliğinden &#8220;fotosentez&#8221; olarak anılır. Bu yolla güneşin ışık enerjisi kimyasal enerjiye dönüştürülür ve organik madde sentezi yapılmış olur.</p>
<p>Yeryüzündeki her canlı, metabolizma etkinlikleri için gerekli olan enerjiyi temelde üç yoldan sağlar. Fotosentez bir özümleme faaliyetidir ve bu yüzden özümleme ya da asimilasyon gibi genel isimlerle de anılır.</p>
<p>Yapraklar, bitkilerin besin üretim merkezidir. Bitki yapraklarını oluşturan hücrelerin içinde kloroplast denilen, çok küçük yapılar vardır. Bu yapıların içindeki yeşil renkli boyar madde (pigment) olan klorofil maddesinin görevi ışık yakalamaktır. Kloroplastlar güneş ışınlarını bir panel gibi toplayıp, kollektör gibi enerjiye dönüştürerek besin üretirler. Üretilen besin yapraklardan, bitkinin beslenmesi gereken diğer bölümlerine götürülür.</p>
<p>Havadaki karbondioksit, güneş enerjisi kullanılarak, nişasta ve diğer yüksek enerjili karbonhidratlara dönüştürülür. Karbon kullanıldıktan sonra ortaya çıkan oksijen ise havaya bırakılır. Bitki daha sonra besine ihtiyaç duyduğunda bu karbonhidratlarda depoladığı enerjiyi kullanır. Bu bitkilerle beslenen canlılar da bitkide bulunan karbonhidratlardan enerji ihtiyaçlarını karşılarlar.</p>
<p>Fotosentezle her yıl yaklaşık olarak 200-500 milyar ton CO2 dönüşüme uğratılmaktadır. Bu nedenle fotosentezin önemi yalnız kalitatif değil ayrıca kantitafitir. Fotosentezle havanın karbondioksiti ve su, karbonhidratlara dönüştürülür. Karbonhidratlar C elementine ek olarak H ve O2 elementlerini de içeren organik besin taşlarıdır.</p>
<p>Fotosentez olayının meydana gelebilmesi için gerekli olan maddeler, ışık, klorofil, karbondioksit, canlı organizmadır.</p>
<img src="http://www.teknik-bilim.com/?ak_action=api_record_view&id=204&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.teknik-bilim.com/fotosentez-nedir-fotosentez-nasil-olur/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yıldırım Nasıl Oluşur?</title>
		<link>http://www.teknik-bilim.com/yildirim-nasil-olusur/</link>
		<comments>http://www.teknik-bilim.com/yildirim-nasil-olusur/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 07 Oct 2009 13:27:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilim Teknik]]></category>
		<category><![CDATA[Bilimsel Olaylar]]></category>
		<category><![CDATA[bulut]]></category>
		<category><![CDATA[doğa olayları]]></category>
		<category><![CDATA[paratoner]]></category>
		<category><![CDATA[şimşek]]></category>
		<category><![CDATA[yıldırım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.teknik-bilim.com/?p=162</guid>
		<description><![CDATA[Yıldırım Nedir? Yıldırım Nasıl Oluşur? Yıldırımdan Nasıl Korunulur?
Yıldırım, bulutların üst katmanlarında oluşan pozitif yükler ile alt katmanlarda oluşan negatif yükler arasındaki enerji transferi olarak tanımlanabilir. Yıldırım konusunda kesin bilgiler bulunmamakla birlikte, bulutlardaki buz kristallerinin sürtünerek elektrik yüklerini meydana getirdiği ve etkileşim sonucunda yıldırım oluştuğu söylenmektedir. Yıldırım ile şimşek birbirinden farklı kavramlardır. Şimşek bulutlar arasında gerçekleşirken, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong><img class="alignleft size-full wp-image-163" style="border: 2px solid black; margin-left: 10px; margin-right: 10px;" title="yildirim" src="http://www.teknik-bilim.com/wp-content/uploads/2009/10/yildirim.jpg" alt="yildirim" width="244" height="158" />Yıldırım Nedir? Yıldırım Nasıl Oluşur? Yıldırımdan Nasıl Korunulur?</strong></em></p>
<p>Yıldırım, bulutların üst katmanlarında oluşan pozitif yükler ile alt katmanlarda oluşan negatif yükler arasındaki enerji transferi olarak tanımlanabilir. Yıldırım konusunda kesin bilgiler bulunmamakla birlikte, bulutlardaki buz kristallerinin sürtünerek elektrik yüklerini meydana getirdiği ve etkileşim sonucunda yıldırım oluştuğu söylenmektedir. Yıldırım ile şimşek birbirinden farklı kavramlardır. Şimşek bulutlar arasında gerçekleşirken, yıldırım bulutlar ile toprak arasında ve yaklaşık 1000 km hızla gerçekleşmektedir. Yıldırımın düştüğü bölgede ani ısı değişimleri olur ve sonucunda hortumlar meydana gelebilir.</p>
<p><strong>Yıldırımdan Korunma Yolları</strong></p>
<p>Yıldırımın bir insanın üzerine düşme ihtimali çok azdır ancak imkansız değildir. Bu nedenle yağışlı havalarda çok dikkatli olunmalıdır. Yapılan incelemeler sonucunda bir bölgeye yıldırım düşmeden önce vızıltıya benzer bir ses duyulduğu, deride karıncalanmalar olduğu ve saçların dikleştiği tespit edilmiştir. Eğer böyle bir durum söz konusu ise muhtemel bölgeden derhal uzaklaşılmalıdır.</p>
<p><strong>Alınabilecek başlıca önlemler şunlardır;</strong></p>
<p>* Yıldırımdan korunmak için evlerin ve binaların çatılarına yıldırımsavar (paratoner) olarak adlandırılan ve elektriği toprağa ileten aletler kullanılabilir.<br />
* Bireysel olarak alınabilecek önlem ise yağışlı havaya maruz kaldığınızda üstü kapalı bir alan bulup yağış kesilene kadar beklemektir.<br />
* Kesinlikle ağaçlardan, elektrik direklerinden, sivri yerlerden ve su birikintilerinden uzak durmanız gerekir.<br />
* Eğer kapalı bir alan bulamıyorsanız yapmanız gereken diğer insanlardan yeterince uzaklaşarak yere çömelmeniz ayaklarınızı birleştirmeniz ve kafanızı olabildiğince öne doğru eğmeniz gerekir.<br />
* Eğer bir şemsiye, sivri veya metal cisimler taşıyorsanız tehlikeyi de beraberinde taşıyorsunuz demektir. Bu nedenle şemsiyeniz olsa bile eve yetişmeye çalışmak yerine şemsiyeyi kapatarak üstü kapalı bir alan bulmanız en doğru tercihtir.<br />
* Yıldırım ihtimaline karşı en güvenli yerler ise otomobiller ve binalardır. Özellikle otomobiller ıslak lastiklerden elektriği toprağa iletebilirler. Kesinlikle “aynı yere yıldırım iki defa düşmez” kanısına kapılmamalısınız. Çünkü New york’ta bulunan Empire State binasına onbeş dakika içerisinde onbeş defa yıldırım düştüğü görülmüştür.</p>
<h5><em>kaynak: bilgiustam.com</em></h5>
<img src="http://www.teknik-bilim.com/?ak_action=api_record_view&id=162&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.teknik-bilim.com/yildirim-nasil-olusur/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mısır Piramitlerinin Taşıdığı Gizem!!</title>
		<link>http://www.teknik-bilim.com/misir-piramitlerinin-tasidigi-gizem/</link>
		<comments>http://www.teknik-bilim.com/misir-piramitlerinin-tasidigi-gizem/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 05 Oct 2009 10:06:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Arkeoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Açıklanamayan Olaylar]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim Teknik]]></category>
		<category><![CDATA[Bilimsel Olaylar]]></category>
		<category><![CDATA[Efsaneler]]></category>
		<category><![CDATA[Tarihi Olaylar]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[gize piramitleri]]></category>
		<category><![CDATA[gizem]]></category>
		<category><![CDATA[gizemli olaylar]]></category>
		<category><![CDATA[keops]]></category>
		<category><![CDATA[mısır]]></category>
		<category><![CDATA[mısır piramitleri]]></category>
		<category><![CDATA[piramitler]]></category>
		<category><![CDATA[sfenks]]></category>
		<category><![CDATA[sır]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.teknik-bilim.com/?p=120</guid>
		<description><![CDATA[
Mısır piramitlerinin sırrı, taşıdıkları gizem nedir? Nasıl yapılmışlardır?
Dünyanın yedi harikasından biri olup günümüze  kadar zarar görmeden ayakta kalabilmeyi başarabilmiş tek yapı Mısır‘daki Gize piramitlerinden Keops piramitidir.
Piramit şeklindeki yapılar sadece  Mısır’a özgü olmayıp dünyanın başka yerlerinde de inşa edilmiş örnekleri bulunmaktadır. Fakat sayıca en çok Mısır’da bulunduklarından bölgeyle özdeşleşerek “Mısır Piramitleri” olarak anılmaktadırlar.
Dünyadaki Önemli Piramitler:
* Keops [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-121" style="border: 2px solid black; margin-left: 10px; margin-right: 10px;" title="Gize-Piramitleri" src="http://www.teknik-bilim.com/wp-content/uploads/2009/10/Gize-Piramitleri.jpg" alt="Gize-Piramitleri" width="303" height="215" /></p>
<p><em><strong>Mısır piramitlerinin sırrı, taşıdıkları gizem nedir? Nasıl yapılmışlardır?</strong></em></p>
<p>Dünyanın yedi harikasından biri olup günümüze  kadar zarar görmeden ayakta kalabilmeyi başarabilmiş tek yapı Mısır‘daki Gize piramitlerinden Keops piramitidir.</p>
<p>Piramit şeklindeki yapılar sadece  Mısır’a özgü olmayıp dünyanın başka yerlerinde de inşa edilmiş örnekleri bulunmaktadır. Fakat sayıca en çok Mısır’da bulunduklarından bölgeyle özdeşleşerek “Mısır Piramitleri” olarak anılmaktadırlar.</p>
<p>Dünyadaki Önemli Piramitler:</p>
<p>* Keops Piramidi (145,75 metre)<br />
* Mikerinos Piramidi(66,5 metre)<br />
* Kefren Piramidi (143,56 metre)<br />
* Sakkara Piramidi (63,17 metre)<br />
* Maldum Snefru Piramidi (93,26 m)<br />
* Dahahur Bent Piramidi (104,85 m)<br />
* Dahahur Snefru P. (103,95 metre)<br />
* Sakkara Pepi II P. (52,555 metre)<br />
* Uxmal Tapınağı (Meksika)<br />
* Teotehuacan (Meksika)<br />
* Tiahuanaco (Bolivya)<br />
* Dohan Tapınağı (Çin Halk Cumhuriyeti)</p>
<p><em><strong>Piramit Nedir?</strong></em><br />
Tabanı kare şeklinde olup köşelerin tepede tek bir noktada birleşmesiyle oluşan geometrik şekildir. Dört eşit büyüklükte üçgen yüzeye sahip olan piramitler, inşa edildiklerinde mühendislik açısından son derece sağlam bir yapı sergilemektedirler.</p>
<p><em><strong><img class="alignleft size-full wp-image-122" style="border: 2px solid black; margin-left: 10px; margin-right: 10px;" title="Bent-piramidi" src="http://www.teknik-bilim.com/wp-content/uploads/2009/10/Bent-piramidi.jpg" alt="Bent-piramidi" width="243" height="191" />Piramitlerin Tarihçesi</strong></em><br />
Piramitlerin firavunun mumyası ile onun değerli hazinelerini ve dönemin eşsiz sanat eserlerini saklamak amacıyla yapıldığı düşünülmektedir. Fakat bugüne kadar hiçbirisinin içerisinde herhangi bir mumyaya veya hazineye rastlanmamıştır. Dünyanın ilk inşa edilen piramidi Sakkara’da olup yapımı M.Ö 2620 yılında tamamlanmıştır. İlk örnekleri basamaklı yapıda olan piramitlerin birçoğu tamamlanamamış veya yapım aşamasında yıkılmıştır. Bunun ilk örneği M.Ö 2570 yılında yapımına başlanan Meidum piramidi olup, sekizinci basamak yapılmak istenirken yıkılmıştır.</p>
<p>Piramitleri inşa edenler bundan ders çıkararak daha yüksek piramitler yapabilmek için tabanı mümkün olduğunca geniş tutarak eşkenar bir geometri kullanmanın gerekli olduğunu düşünmüşlerdir. Nil nehri yakınlarındaki Dahahur bölgesinde M.Ö 2570 yılında inşasına başlanmış olan Bent piramidi, üçte ikilik bölümü tamamlandıktan sonra daha önceki tecrübeler baz alınarak eğim açısı düşürülmüş ve yükseltilmeye devam edilmiştir. Bu yöntemle M.Ö 2565 yılında başarıyla tamamlanan Bent piramidi çok daha rijit bir yapıya kavuşurken, eşsiz bir görünüme de sahip olmuştur. Bu tarihten sonra yapılan tüm piramitler daha küçük sabit bir açı ile yükseltilerek inşa edilmiştir.</p>
<p><em><strong>Piramitleri Kimler İnşa Etti?</strong></em><br />
Önceleri piramitlerin Mısırlı köleler tarafından yapıldığı düşünülmekteyken 1990 yılında bir turistin bindiği atın ayağı bir çukura düşer ve bu çukur gizemli bir mahzene açılır. Burası piramit yapımında çalışan işçilerin ustabaşı olan kişinin mezarıdır. Kubbeli mezar olarak da bilinen mekan, duvarları işlemeli ve ihtişamlı bir yapıya sahiptir. Böylesine güzel bir mezarın işçi sınıfındaki birisine yapılması, çalışanların esir olmadığının göstergesiydi. İşçiler gündüzleri çalışıyor ve geceleri buradaki köylerde bulunan evlerine gidiyordu. Daha sonra bu bölgede yapılan kazılarda 250’den fazla farklı mezar daha bulunmuştur. Ustabaşının çevresindeki mezarlar seçkin işçilerin mezarlarıyken normal işçiler biraz daha uzakta toplu halde bulunmaktaydı.</p>
<p>Ölen herkes için bir mezar yapılmakta olduğu anlaşılan bölgedeki kazılarda mezarların girişlerinde işçilerin statülerini gösteren hiyeroglif yazılar bulundu. Bu yazılarda “mezar inşaatı denetçisi”, “mezar inşaatı yöneticisi” gibi ibareler yazmaktaydı. Ayrıca bu mezarlarda işçilerin minyatür heykelleri ve sanat eserleri de yer almaktaydı.</p>
<p>Yaklaşık 200.000 işçinin çalıştığı bölgedeki iskeletler incelendiğinde omurganın inanılmaz bir yüke maruz kaldığı ortaya çıkmıştır. Omurgaya binen aşırı yük buradaki taş taşıma işleminin güçlüğüne işaret etmekteydi. Bu kadar özveri ve emekle ortaya çıkan piramitlerin yapımı için binlerce işçi bu bölgedeki şehirlerde yaşamaktaydı. Yapılan kazılarda evler, fırınlar, çömlekler gibi birçok tarihi eser bulunurken duvarlardaki hiyerogliflerde nasıl ekmek yapıldığı ve içecek hazırlandığı gibi detaylar resmedildiğinden dönemin şehir yaşamı hakkında fikir edinmek de mümkün olmuştur.</p>
<p>Gize piramitlerinde 15 milyondan fazla kireç taşı kullanıldı. Bu taşlar piramitlerden 300 metre uzaktaki bir taş ocağından çıkartılmış ve yine burada kesilip işlenerek hazır hale getirilmiştir. Kazılarda bu bölgede taşların kesilmesi için gerekli olan oluklu platformlar bulunarak etrafı kazılmaya devam edilmiş ve dev bir taş ocağının enkazı ortaya çıkartılmıştır. Taş ocağından çıkartılan taş miktarı piramitlerde kullanılan miktarla örtüşmekteydi. Ayrıca piramitlerin yapımında kullanılan taş rampalar kil ve kireç taşı tozunun karışımından oluşan bir çamurla sıvanmıştı. Bu yöntem çok dayanıklı ve sert bir yapı oluştururken, ufak bir keski darbesiyle de kolayca koparak çözülebilmekteydi. Taş ocağı bulunduğunda içi bu rampanın enkazı ile doluydu.</p>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-123" style="border: 2px solid black; margin-left: 10px; margin-right: 10px;" title="keopsun-gemisi" src="http://www.teknik-bilim.com/wp-content/uploads/2009/10/keopsun-gemisi.jpg" alt="keopsun-gemisi" width="200" height="245" />1954 yılında Keops piramidinin güney ucunda bir kubbe bulundu ve kalıntılar incelendiğinde burada bir geminin yatmakta olduğu anlaşıldı. Bu gemi, Mısır Firavunu Keops’un gemisiydi ve 13 sene süren yoğun çalışmanın ürünü olarak tüm parçalar birleştirilerek müzede sergilenmeye başlandı. Yılda 300.000 kişinin ziyaret ettiği müzede tamamı sedir ağacından yapılmış dünyanın en eski gemisi gururla sergilenmektedir. Daha sonraları benzer şekilde diğer firavunlar için yapılmış bir kardeş gemi daha bulundu fakat bu gemi zarar görmemesi ve tarihi değerini kaybetmemesi için bulunduğu odadan çıkarılmadı.</p>
<p>Firavunların mumyaları bir mağara içerisindeki gizli bir mezarlıkta bulunmuştur. O dönemin mumyalama tekniği sayesinde binlerce yıl sonra bile hala yüzleri tanınabilir şekilde kalan 40 kadar mumya çıkartılmıştır. Mumyalama işleminin nasıl yapıldığı bu mezarlıkta duvarlara çizilen hiyerogliflerden anlaşılmaktadır. Sadece karın bölgesine bir elin girebileceği kadar açılan ufak kesikten bütün organların çıkarıldığı ve içinin özel baharatlar ve yağlarla sıvanarak doldurulduğu gösterilmekteydi. O dönemin insanları öldükten sonra tekrar dirileceğini düşünüyordu ve tüm parasını mumyalama işlemi için  saklıyordu. Çünkü dirildikten sonra bedenlerine ihtiyaçları olacaktı. Bu nedenle bir kişi ne kadar zenginse öldükten sonra o kadar iyi korunacak demekti. Çok pahalı olan mumyalama işlemi sadece önemli kişilere ve zenginlere yapılırken, yoksul insanlar toplu mezarlara gömülmekteydi.</p>
<p><em><strong><img class="alignleft size-full wp-image-124" style="border: 2px solid black; margin-left: 10px; margin-right: 10px;" title="keops" src="http://www.teknik-bilim.com/wp-content/uploads/2009/10/keops.jpg" alt="keops" width="278" height="278" />Piramitler Nasıl İnşa Edildi?</strong></em><br />
İnşa edilen en önemli piramitler Gize Piramitleri’dir ve Mikerinos, Kefren ve Keops ismindeki üç pramitten oluşur. Gize Platosu’nda bulunan bu piramitlerin en büyüğü ve en gizemli olanı Keops piramididir.</p>
<p>Keops piramidi 20 yıl içinde 150 metre yüksekliğe kadar kaldırılan her biri 2.5 ton ağırlığındaki 2.300.000 adet kireç taşı kullanılarak inşa edilmiştir. Toplam ağırlığı 5.5 milyon ton olan bu taşların bu süre zarfında dizilebilmesi için her iki buçuk dakikada bir taşın yerine oturtulmuş olması gerektirmektedir. Bu nedenle günümüzde bu piramidin en anlaşılmaz yönlerinden biri nasıl inşa edildiğidir.</p>
<p>Hayranlık verici bir orantıya sahip olan yapı, gizemini taşların suskunluğuna bırakmıştır. 51° 51’ 14” eğimle dizilen bu taşlarda hassasiyetin binde bir oranında bile şaşması durumunda piramit en tepede düzgün birleşemezdi. Günümüzde bu tarz ufak hatalar en seçkin yapılarda bile makul bir tolerans olarak görülmektedir. Ama bundan 4500 yıl önce inşa edilen piramitlerde tepe noktası kusursuzca birleştirilmiştir.</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-125" style="border: 2px solid black; margin-top: 10px; margin-bottom: 10px;" title="blok-tasima" src="http://www.teknik-bilim.com/wp-content/uploads/2009/10/blok-tasima.jpg" alt="blok-tasima" width="526" height="191" /></p>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-126" style="border: 2px solid black; margin-left: 10px; margin-right: 10px;" title="rampa" src="http://www.teknik-bilim.com/wp-content/uploads/2009/10/rampa.jpg" alt="rampa" width="257" height="129" />Milyonlarca taş nasıl olup da 140 metreyi aşan yüksekliklere kaldırılabilmiştir? Bunun için taş bloklardan yapılma büyük rampalar kullanılmıştır. Bu rampa piramitin yakınına kurulmuş olan taş ocağından başlayarak piramite kadar devam eden ve düzenli olarak kesintisiz taş taşınmasını sağlayan bir yapıda inşa edilmiştir. Aksi halde asla gerçekleştirilen süre içerisinde işi tamamlamak mümkün olmazdı. Fakat bu rampa piramit hacminin %65’i tamamlandıktan sonra 43 metre yüksekliğe ulaşır ve bu noktradan sonra ne kadar etkili olduğu tartışma konusudur. Çünkü piramidin tamamını bu rampa vasıtasıyla yapmak için 43 metreden 140 metreye ulaşmak gerekeceğinden, bunun için piramidin toplam hacminin iki katı kadar daha taşa gerek olacaktı. Bu nedenle bu seviyeden sonra piramidin inşasına içeriden devam edilmiştir.</p>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-127" style="border: 2px solid black; margin-left: 10px; margin-right: 10px;" title="tasima" src="http://www.teknik-bilim.com/wp-content/uploads/2009/10/tasima.jpg" alt="tasima" width="300" height="360" />Piramit iki aşamada inşa edilmektedir. Birisi piramidin inşası diğeri ise kral odasının inşasıdır. Kral odası piramit tabanından 43 metre yukarıda bulunmakta olup içerisinde dış ortama açılan hava kanallarının bulunması ve tavanında 60 tonu aşan düz bloklarının kullanılmış olması açısından hayranlık uyandırıcıdır. Tanesi 15 ton olan bu taş blokların nasıl taşındığı ise, kralın odasına giden geniş yolda(büyük galeri) gizlidir. Burada karşı ağırlık mekanizmasıyla çalışan bir sistem bulunmaktaydı ve halatlarla birleştirilmiş olan bu terazi mekanizması sayesinde bloklar istenilen yüksekliğe rahatlıkla kaldırılırdı.</p>
<p>Taşlar istenen yüksekliğe kaldırıldıktan sonra koyulması gereken yere götürülmek üzere 10 kişilik insan grupları tarafından piramidin kenarlarındaki tüneller içerisinde çekilirdi. Eğer bir köşe dönülecekse piramidin açık tünel uçlarında resimde gösterilen biçimde yine bir terazi sistemiyle kaldırılarak yön verilir ve diğer yöne gidecek raya oturtulurdu. Daha sonra bu tünelde de 10 kişilik grup tarafından gereken yere kadar çekilerek götürülürdü. Taşlar çekilirken oluşan sürtünme kuvvetini azaltmak içinse, çamur ve su kullanılırdı.</p>
<p>Piramit yüzeyi önceleri şu an olduğu gibi basamaklı bir yapıda değildi. Keops piramidi 45 asırlık varolma sürecinde üstten 10 metre kadar aşınmıştır. Yüzeyin üçgen şeklindeki basamak araları özel bir kireçtaşı çamuruyla kaplanarak doldurulur ve pürüzsüz, parlak bir görünüm alırdı. Özellikle son 20 senede piramitler geçtiğimiz 400 seneden daha fazla hasar görmüştür. Gerek güneş ışınları gerekse iklim şartları gibi etmenler piramitlerin varlığını her geçen gün daha fazla tehtid etmektedir.</p>
<p><em><strong><img class="alignleft size-full wp-image-128" style="border: 2px solid black; margin-left: 10px; margin-right: 10px;" title="maya-piramitleri" src="http://www.teknik-bilim.com/wp-content/uploads/2009/10/maya-piramitleri.jpg" alt="maya-piramitleri" width="266" height="213" />Piramitlerin Gizemi Nedir?</strong></em><br />
İngiliz matematikçi ve astronomist olan John Taylor birtakım çalışmalar yapmış ve elde ettiği sonuçlar Howard Vyse tarafından analiz edilmiştir. Bunlardan bazıları;</p>
<p>- Keops piramidinin taban alanı dünyayı yataydan ikiye böldüğümüzde ortaya çıkan kesit alanı gibi düşünülürse ve piramidin tabanı dünyanın yarıçapı üzerine oturtulsa, yüksekliği tam kutup noktasına denk gelirdi. Yani burada kusursuz bir oran mevcuttur.</p>
<p>-Keops piramidinin taban çevresini yüksekliğinin iki katına bölündüğünde tam olarak pi=3,1416 sayısı elde edilmektedir.</p>
<p>- Keops ve Kefren piramitleri doğu-batı ve kuzey-güney sınırlarına öyle kusursuz yerleştirilmiştirler ki, o günün koşulları düşünüldüğünde hayret verici bir durum olarak görülmektedir.</p>
<p>- Keops piramidinin üçgen şeklindeki dört yüzeyinin toplam alanı, piramit yüksekliğinin karesine eşittir.</p>
<p>- Keops piramidinin yüksekliğinin 1 milyarla çarpımı tam olarak dünya ile güneş arasındaki mesafeyi(149.504.000km) vermektedir.</p>
<p>- Piramitler bir güneş saati olarak işlev görmektedirler. piramitlerin Ekim ayı ortasında ve Mart ayının başlangıcında yre düşürdüğü gölgeler, mevsimleri ve yılın uzunluğunu gösterir.</p>
<p>- Keops piramidiyle dünyanın merkezi arasındaki mesafe, Kuzey kutbuyla arasındaki mesafeye eşittir.</p>
<p>Bilimsel olarak kanıtlanmamış bazı rivayetler ise şunlardır;</p>
<p>- Piramitlerin üzerinden geçen meridyen, karaları ve denizleri iki eşit parçaya bölmektedir.</p>
<p>- Piramit hangi firavunun adına yapıldıysa, kralın odasına yılda sadece iki kez güneş girmektedir. Bunlar kralın doğduğu ve öldüğü günlerdir.</p>
<p>- Piramitlerin içerisinde radar gibi aletler çalışmamaktadır.</p>
<p>- Piramit içerisinde bırakılmış kirli bir su, birkaç gün içerisinde arıtılmış hale gelmektedir.</p>
<p>- Piramitin içerisine bırakılan süt birkaç gün bozulmadan kalabilirken, beklenmeye devam edilmesi durumunda yoğurt haline gelmektedir.</p>
<p>- Piramit içerisine koyulan bir bitki hiç ışık almasa da normale göre daha hızlı büyümektedir.</p>
<p>- Açık bir yara, piramit içerisinde çok daha çabuk bir şekilde iyileşmektedir.</p>
<p>- Piramitlerin içi yazın serin, kışın ise ılık olur.</p>
<p>- Gize Platosu’ndan geçen boylam, denizlerle karaları iki eşit parçaya böler.</p>
<p><em><strong><img class="alignleft size-full wp-image-129" title="sfenks-heykeli" src="http://www.teknik-bilim.com/wp-content/uploads/2009/10/sfenks-heykeli.jpg" alt="sfenks-heykeli" width="300" height="198" />Sfenks Heykeli</strong></em><br />
Gize piramitlerinden Kefren piramidini koruması için yapılmış olan dev bir köpek heykelidir. 70 metre uzunluğunda ve 30 metre yüksekliğinde olan Sfenks, çakal kafalı Anubis’in heykelidir. M.Ö 2520 yılında yapılmış olan heykel tarih boyunca Nil nehrine bakarak, nehir yoluyla gelenleri karşılamaktadır.</p>
<p>Sfenks heykeline Mısır’ı işgal eden Hiksos’lar tarafından büyük zarar verilmiştir. Daha sonra ülkede düzenin sağlanmasıyla beraber dönemin kralı tarafından yüz kısmı değiştirilerek firavunun(Mısır Kralı) sureti yaptırılmıştır.</p>
<h6><em>kaynak: biliustam.com</em></h6>
<img src="http://www.teknik-bilim.com/?ak_action=api_record_view&id=120&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.teknik-bilim.com/misir-piramitlerinin-tasidigi-gizem/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Beyin Gücüyle Hareket Eden Kol</title>
		<link>http://www.teknik-bilim.com/beyin-gucuyle-hareket-eden-kol/</link>
		<comments>http://www.teknik-bilim.com/beyin-gucuyle-hareket-eden-kol/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 29 Jul 2009 12:56:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kaGan10</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilim Teknik]]></category>
		<category><![CDATA[Bilimsel Olaylar]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[İcat ve Buluşlar]]></category>
		<category><![CDATA[İnternet Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[beyin dalgaları]]></category>
		<category><![CDATA[bilgisayar kabloları]]></category>
		<category><![CDATA[çip]]></category>
		<category><![CDATA[mekanik kol]]></category>
		<category><![CDATA[sinir sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[titreşim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.teknik-bilim.com/?p=79</guid>
		<description><![CDATA[Amerika Birleşik Devletleri&#8217;ndeki Brown Üniversitesi&#8217;nde yürütülen çalışmalar sonucunda beyin gücümüzle bir mekanik kolu hareket ettirebileceğiz. Yapılan bir deneyde beynine çip takılan bir maynun beyin dalgaları yardımıyla kendisine bağlı olan mekanik kolu hareket ettirebildi.Ayrıca sistemin çalışma prensibi çok fazla karmaşık da değil.Beynin hareket merkezindeki motor kortekse yerleştirilen çip, nöronların titreşimlerini topluyor. Titreşimler, kablolar yardımıyla bilgisayara aktarılıyor. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-80" style="margin-left: 10px; margin-right: 10px; border: black 3px solid;" src="http://www.teknik-bilim.com/wp-content/uploads/2009/07/mekanik-kol.jpg" alt="mekanik-kol" width="255" height="149" />Amerika Birleşik Devletleri&#8217;ndeki Brown Üniversitesi&#8217;nde yürütülen çalışmalar sonucunda beyin gücümüzle bir mekanik kolu hareket ettirebileceğiz. Yapılan bir deneyde beynine çip takılan bir maynun beyin dalgaları yardımıyla kendisine bağlı olan mekanik kolu hareket ettirebildi.Ayrıca sistemin çalışma prensibi çok fazla karmaşık da değil.Beynin hareket merkezindeki motor kortekse yerleştirilen çip, nöronların titreşimlerini topluyor. Titreşimler, kablolar yardımıyla bilgisayara aktarılıyor. Gelen titreşimlerin şiddetine göre bilgisayar maymunun gönderdiği komutları belirliyor ve komut yerine getiriliyor. Komutlara göre mekanizma harekete geçiyor.Uzmanlar bu çalışmaların olumlu gitmesi taktirinde merkezi sinir sisteminde bozukluklar olan hastalarda bu teknolojinin kullanılabileceği sinyalini verdi. Bilim adamları ileriki sürelerde bu teknolojinin felçli bir insanda uygulandığında bir bardak suyu kişi kendi beyin gücüyle ağzına kadar ulaştırabileceğini ve çoğu hareketleri gerçekleştirebileceğini ileri sürüyor. Belli ki bilim dünyasındaki bu gelişmeler günlük haytımızdaki çoğu sorunu hayatımızdan kaldıracak.</p>
<img src="http://www.teknik-bilim.com/?ak_action=api_record_view&id=79&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.teknik-bilim.com/beyin-gucuyle-hareket-eden-kol/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dinozorların Nesli Neden Tükendi?</title>
		<link>http://www.teknik-bilim.com/dinozorlarin-nesli-neden-tukendi/</link>
		<comments>http://www.teknik-bilim.com/dinozorlarin-nesli-neden-tukendi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 28 Jun 2009 12:01:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Arkeoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Astronomi ve Uzay Bilimleri]]></category>
		<category><![CDATA[Açıklanamayan Olaylar]]></category>
		<category><![CDATA[Bilimsel Olaylar]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvanlar Alemi]]></category>
		<category><![CDATA[Tarihi Olaylar]]></category>
		<category><![CDATA[dinozor]]></category>
		<category><![CDATA[göktaşı]]></category>
		<category><![CDATA[kuyruklu yıldız]]></category>
		<category><![CDATA[sürüngen]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.teknik-bilim.com/?p=52</guid>
		<description><![CDATA[Geçmiş yıllardan günümüze kadar birbirinden farklı özellikte, farklı türlerde hayvanlar neslini devam ettirdi. Peki neden dinazorlar günümüze kadar ulaşamadı? Bunun nedeni tam olarak bilinmese de çeşitli teoriler var. Bilim adamlarının  koymuş olduğu bu teoriler ne kadar doğrudur bilinmez ama ortada olan kesin şey şu ki hala kanıtlanmış bir teori yok. Şu ana kadar ortaya konulmuş [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-53" style="border: 3px solid black; margin-left: 10px; margin-right: 10px;" title="dinozor" src="http://www.teknik-bilim.com/wp-content/uploads/2009/06/dinozor.jpg" alt="dinozor" width="217" height="162" />Geçmiş yıllardan günümüze kadar birbirinden farklı özellikte, farklı türlerde hayvanlar neslini devam ettirdi. Peki neden dinazorlar günümüze kadar ulaşamadı? Bunun nedeni tam olarak bilinmese de çeşitli teoriler var. Bilim adamlarının  koymuş olduğu bu teoriler ne kadar doğrudur bilinmez ama ortada olan kesin şey şu ki hala kanıtlanmış bir teori yok. Şu ana kadar ortaya konulmuş en yaygın teori 65 miyon yıl önce göktaşı veya kuyruklu bir yıldız dünyamıza çarpış ve çarpışmadan sonra meydana gelen toz kütlesi dünyamızı çepeçevre sarmıştı. Bunun sonucunda güneş ışınları yıllarca ulaşamadı ve dinazorlar bu yüzden öldüler.Bazı bilim adamları ayrıca şunu ileri sürüyorlar: dünyayı saran gaz kütlesi ortadan kalktıktan sonra sera gazları açığa çıkıyor ve dünya ılıman bir iklime kavuşuyor. <a title="Bilim Teknik" href="http://www.teknik-bilim.com">Dünya</a>yı saran bu çeşitli gazlar ekolojik dengeyi ve beslenme zincirini bozmuştu. Neden o zaman sadece dinozorlar yok oldu? Diğer hayvan türleri günümüze kadar nasıl ulaştı? İşte bu soruların cevabı hala bulunmuş değil. Ayrıca bazı bilim adamları da dünyaya çarpmış olduğu varsayılan göktaşları veya kuyruklu yıldızın yaratmış olduğu etkiden hiçbir canlının kurtulamayacağını iddia ediyorlar.</p>
<img src="http://www.teknik-bilim.com/?ak_action=api_record_view&id=52&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.teknik-bilim.com/dinozorlarin-nesli-neden-tukendi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mısır Piramitleri&#8217;nin Sırrı</title>
		<link>http://www.teknik-bilim.com/misir-piramitlerinin-sirri/</link>
		<comments>http://www.teknik-bilim.com/misir-piramitlerinin-sirri/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 28 Jun 2009 11:57:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Arkeoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Açıklanamayan Olaylar]]></category>
		<category><![CDATA[Bilimsel Olaylar]]></category>
		<category><![CDATA[Coğrafya - Jeoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Tarihi Olaylar]]></category>
		<category><![CDATA[gizem]]></category>
		<category><![CDATA[mısır]]></category>
		<category><![CDATA[piramitler]]></category>
		<category><![CDATA[rampa]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.teknik-bilim.com/?p=49</guid>
		<description><![CDATA[Şu an yaşamakta olan birçok insan Mısır piramitlerinin bu olağanüstü mimarisinin başka gezegenlerden gelen üstün teknolojilere sahip varlıkların tasarımı olduğuna inanıyor. Peki piramitler gerçekten nasıl yapıldı? Bu konuda da bilim adamlarını birçok teorisi var.Yedi yıldır bilgisayar ortamında büyük piramidin bilgisayarda modellemesini yapan Fransız mimar Jean-Pierre Houdin tarafından ortaya bir teori atıldı. Bu görüşe göre halen piramidin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-50" style="border: 3px solid black; margin-left: 10px; margin-right: 10px;" title="mısır-piramiti-dahili-rampa" src="http://www.teknik-bilim.com/wp-content/uploads/2009/06/mısır-piramiti-dahili-rampa.jpg" alt="mısır-piramiti-dahili-rampa" width="250" height="499" />Şu an yaşamakta olan birçok insan <a title="Bilim Teknik" href="http://www.teknik-bilim.com">Mısır</a> piramitlerinin bu olağanüstü mimarisinin başka gezegenlerden gelen üstün teknolojilere sahip varlıkların tasarımı olduğuna inanıyor. Peki piramitler gerçekten nasıl yapıldı? Bu konuda da bilim adamlarını birçok teorisi var.Yedi yıldır bilgisayar ortamında büyük piramidin bilgisayarda modellemesini yapan Fransız mimar Jean-Pierre Houdin tarafından ortaya bir teori atıldı. Bu görüşe göre halen piramidin içinde varolan rampa bu blokların tepe noktasına kadar taşınmasına yardımcı olmuştu! Harici bir rampa ile piramitin zemini inşa edilirken,piramitin içinde,piramitin üçte ikisini taşıyacak olan bloklar üzerinde ikinci bir rampa inşa ediliyordu.İçerdeki rampa Houdin’e göre,zeminden başlayarak 6 feet genişliğie ulaşıyordu ve yaklaşık 7 derece eğimi vardı.Büyük piramitin yapımına ait teorilerin çoğu, eksik kanıtlara sahiptir. Peki bu iç rampa teorisi diğerlerinden farklı mıdır? Onun doğru olduğunu destekleyen herhangi bir kanıt var mıdır? Evet. Aşağıda görülen resimde 1980lerde piramid üzerinde yapılan microgravimetrik araştırmalar sonucunda alınan enteresan bir resim bulunmakta ve burada görülen (yeşil şekilde belirtilmiş olan) az yoğunlukta olan alanlar bu teoriyi destekler niteliktedir. Ayrıca bir çok piramid uzmanı da bu teoriyi onaylamış durumdadır.</p>
<img src="http://www.teknik-bilim.com/?ak_action=api_record_view&id=49&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.teknik-bilim.com/misir-piramitlerinin-sirri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sarychev Park Yanardağı Patladı</title>
		<link>http://www.teknik-bilim.com/sarychev-park-yanardagi-patladi/</link>
		<comments>http://www.teknik-bilim.com/sarychev-park-yanardagi-patladi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 28 Jun 2009 11:19:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilimsel Olaylar]]></category>
		<category><![CDATA[pasifik]]></category>
		<category><![CDATA[Sarychev Park yanardağı]]></category>
		<category><![CDATA[volkan]]></category>
		<category><![CDATA[yanardağ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.teknik-bilim.com/?p=12</guid>
		<description><![CDATA[Kuzey Pasifikte bulunan Kuril Adası’ndaki Sarychev Park yanardağı tekrar faaliyete geçti. Patlama uzaydan fotoğraflandı. işte o çarpıcı fotoğraflar…
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kuzey Pasifikte bulunan Kuril Adası’ndaki <span id="PhotoDescriptionLabel">Sarychev Park yanardağı tekrar faaliyete geçti. Patlama uzaydan fotoğraflandı. işte o çarpıcı fotoğraflar…</span></p>

<a href='http://www.teknik-bilim.com/sarychev-park-yanardagi-patladi/volkan-yanardag2/' title='volkan-yanardag2'><img width="150" height="150" src="http://www.teknik-bilim.com/wp-content/uploads/2009/06/volkan-yanardag2-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="" title="volkan-yanardag2" /></a>
<a href='http://www.teknik-bilim.com/sarychev-park-yanardagi-patladi/volkan-yanardag3/' title='volkan-yanardag3'><img width="150" height="150" src="http://www.teknik-bilim.com/wp-content/uploads/2009/06/volkan-yanardag3-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="" title="volkan-yanardag3" /></a>
<a href='http://www.teknik-bilim.com/sarychev-park-yanardagi-patladi/volkan-yanardag/' title='volkan-yanardag'><img width="150" height="150" src="http://www.teknik-bilim.com/wp-content/uploads/2009/06/volkan-yanardag-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="" title="volkan-yanardag" /></a>

<img src="http://www.teknik-bilim.com/?ak_action=api_record_view&id=12&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.teknik-bilim.com/sarychev-park-yanardagi-patladi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

