<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Bilim Teknik Teknoloji &#187; Coğrafya &#8211; Jeoloji</title>
	<atom:link href="http://www.teknik-bilim.com/category/cografya-jeoloji/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.teknik-bilim.com</link>
	<description>Bilim teknik, teknoloji haberleri, tarihi olaylar, bilimsel olaylar, merak edilen bilimsel gerçekler...</description>
	<lastBuildDate>Sun, 30 May 2010 10:26:38 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<xhtml:meta xmlns:xhtml="http://www.w3.org/1999/xhtml" name="robots" content="noindex" />
		<item>
		<title>Atmosfer Basıncı Nedir?</title>
		<link>http://www.teknik-bilim.com/atmosfer-basinci-nedir/</link>
		<comments>http://www.teknik-bilim.com/atmosfer-basinci-nedir/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Oct 2009 13:26:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilim Teknik]]></category>
		<category><![CDATA[Coğrafya - Jeoloji]]></category>
		<category><![CDATA[İklim Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[atmosfer]]></category>
		<category><![CDATA[basınç]]></category>
		<category><![CDATA[dinamik etkenler]]></category>
		<category><![CDATA[mevsim]]></category>
		<category><![CDATA[rüzgarlar]]></category>
		<category><![CDATA[sıcaklık]]></category>
		<category><![CDATA[toricelli]]></category>
		<category><![CDATA[torricelli]]></category>
		<category><![CDATA[yer çekimi]]></category>
		<category><![CDATA[yükseklik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.teknik-bilim.com/?p=306</guid>
		<description><![CDATA[Atmosfer Basıncı Nedir? Atmosfer Basıncını Hangi Faktörler Etkiler? Atmosfer Basıncının Etkileri Nelerdir?
Atmosferi oluşturan gazlar, ağırlıkları ile cisimler üzerine bir kuvvet uygular. Bu kuvvete atmosfer basıncı denir. Atmosfer basıncı barometre ile ölçülür ve milibar(mb) birimi ile değerlendirilir. Normal hava basıncı, 45° enleminde, 15°C sıcaklıkta ve deniz yüzeyinde 1cm² ‘lik yüzeye düşen havanın ağırlığıdır. Bu ağırlık 1033 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong><img class="alignleft size-full wp-image-307" style="border: 2px solid black; margin-left: 10px; margin-right: 10px;" title="atmosfer-basinci" src="http://www.teknik-bilim.com/wp-content/uploads/2009/10/atmosfer-basinci.jpg" alt="atmosfer-basinci" width="249" height="186" />Atmosfer Basıncı Nedir? Atmosfer Basıncını Hangi Faktörler Etkiler? Atmosfer Basıncının Etkileri Nelerdir?</strong></em></p>
<p>Atmosferi oluşturan gazlar, ağırlıkları ile cisimler üzerine bir kuvvet uygular. Bu kuvvete atmosfer basıncı denir. Atmosfer basıncı barometre ile ölçülür ve milibar(mb) birimi ile değerlendirilir. Normal hava basıncı, 45° enleminde, 15°C sıcaklıkta ve deniz yüzeyinde 1cm² ‘lik yüzeye düşen havanın ağırlığıdır. Bu ağırlık 1033 gr’dır ve 1013 mb hava basıncına eşittir.</p>
<p>1013 milibar normal basınç kabul edilir. Bu değerin üzerindekilere yüksek basınç(antisiklon), altındakilere ise, alçak basınç(siklon) denir. Yeryüzünde şimdiye kadar ölçülmüş en yüksek basınç değeri 1079 mb’dır. Ölçülen en düşük basınç ise 886 mb’dır. Hava basıncı ilk kez 1643 yılında İtalyan bilim adamı Torricelli tarafından civalı bir barometre ile ölçülmüştür. Toriçelli, deneyini deniz seviyesinde 15°C’de yapmıştır. Uzunluğu 1 metre olan ucu kapalı 1 cm çapında cam boru tamamen civa doldurularak açık ağzı kapatılmış ve civa kabına daldırdıktan sonra açılmıştır. Boru içerisindeki civa tamamen kaba boşalmayıp 76 cm’de dengede kaldığı gözlenmiştir. Atmosfer basıncı yere ve zamana göre farklılık gösterir.</p>
<p>Atmosfer basıncını etkileyen faktörler şunlardır;</p>
<p>1. Sıcaklık<br />
Hava ısındıkça genleşir ve hafifler. Soğudukça sıkışır ve ağırlaşır. Bu nedenle havanın soğuk olduğu yerlerde basınç yüksek, sıcak olduğu yerlerde düşüktür. Yani sıcaklıkla basınç arasında ters orantı vardır. Bu yüzden ekvatorda alçak basınç alanı, kutuplarda ise yüksek basınç alanı bulunur.</p>
<p>2. Mevsim<br />
Mevsime göre sıcaklık değiştiği için atmosfer basıncı da değişir. Örneğin; Türkiye’de yaz mevsiminde daha çok alçak basınç alanları, kış mevsiminde ise yüksek basınçalanları oluşur.</p>
<p>3. Yükseklik<br />
Yükselti ile basınç arasında ters orantı vardır. Yükseklere çıkıldıkça atmosferin basıncı düşer. Bunun nedeni yükseldikçe atmosferin kalınlığı ile birlikte ağırlığının ve gazlarının yoğunluğunun azalmasıdır.</p>
<p>4. Yerçekimi<br />
Yerçekimi ile basınç arasında doğru orantı vardır. Yerçekimi arttıkça basınç da artış gösterir. Cisimlerin ağırlığı yerçekimine bağlıdır. Yerçekimi dünyanın şeklinde dolayı ekvatorda az, kutuplarda fazladır. Buna bağlı olarak hava basıncı ekvatorda, kutuplara göre daha azdır.</p>
<p>5. Dinamik Etkenler<br />
Hava kütlelerinin alçalarak yığılması veya yükselerek seyrelmesi sonucunda ortaya çıkar. Örneğin troposferin üst kısımlarında ekvatordan kutuplara doğru esen ters alize rüzgarları dünyanın günlük hareketinin etkisiyle 30° enlemleri civarında alçalarak yüksek basınç alanlarını oluştururlar.</p>
<p>Batı ve kutup rüzgarları ise 60° enlemleri civarında karşılaşıp yükselirler ve burada alçak basınç alanalrını oluştururlar. Bu şekilde hava hareketlerine bağlı olarak oluşan basınç merkezlerine dinamik basınç merkezleri denir.</p>
<p>6. Rüzgarlar<br />
Rüzgarlar havanın yoğunluğunu ve sıcaklığını etkileyerek atmosfer basıncını değiştirir.</p>
<h5>kaynak: bilgiustam.com</h5>
<img src="http://www.teknik-bilim.com/?ak_action=api_record_view&id=306&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.teknik-bilim.com/atmosfer-basinci-nedir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Türkiye&#8217;nin İklimi Nedir? Türkiye&#8217;nin İkilmini Etkileyen Faktörler Nelerdir?</title>
		<link>http://www.teknik-bilim.com/turkiyenin-iklimi-nedir-turkiyenin-ikilmini-etkileyen-faktorler-nelerdir/</link>
		<comments>http://www.teknik-bilim.com/turkiyenin-iklimi-nedir-turkiyenin-ikilmini-etkileyen-faktorler-nelerdir/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Oct 2009 13:17:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilim Teknik]]></category>
		<category><![CDATA[Coğrafya - Jeoloji]]></category>
		<category><![CDATA[İklim Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[akdeniz iklimi]]></category>
		<category><![CDATA[bakı durumu]]></category>
		<category><![CDATA[basınçmerkezlerinin etkisi]]></category>
		<category><![CDATA[dağların denize dik ve paralel uzanması]]></category>
		<category><![CDATA[dağların uzanış biçimi]]></category>
		<category><![CDATA[doğu anadolu tipi]]></category>
		<category><![CDATA[güneydoğu anadolu tipi]]></category>
		<category><![CDATA[iç anadolu tipi]]></category>
		<category><![CDATA[iklim]]></category>
		<category><![CDATA[kara ve deniz dağılışı]]></category>
		<category><![CDATA[karadeniz iklimi]]></category>
		<category><![CDATA[karasal iklim]]></category>
		<category><![CDATA[matematik konum]]></category>
		<category><![CDATA[özel konum]]></category>
		<category><![CDATA[rüzgarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye'deki İklim Türleri]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiyenin iklimi]]></category>
		<category><![CDATA[yükselti]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.teknik-bilim.com/?p=300</guid>
		<description><![CDATA[
Türkiye&#8217;nin İklimi Nedir? Türkiye&#8217;nin İkilmini Etkileyen Faktörler Nelerdir? Türkiye&#8217;nin Coğrafi ve Fiziki Yapısının İkilim Üzerindeki Etkileri Nelerdir?
Türkiye, Dünya üzerinde yapılan iklim sınıflandırmasına göre, Akdeniz ikliminin yayılış sahasına girer.
Ancak Türkiye’de;
-    Yerşekillerinin engebeli olması
-    Dağların uzanış yönü
-    Üç tarafının denizlerle çevrili olması
-    Yükseltinin batıdan doğuya doğru artması
gibi etmenlerin etkisiyle sıcaklık ve yağış bölgelere göre değişir. Bu durum [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-full wp-image-301" title="turkiye-fiziki" src="http://www.teknik-bilim.com/wp-content/uploads/2009/10/turkiye-fiziki.jpg" alt="turkiye-fiziki" width="482" height="258" /></p>
<p><em><strong>Türkiye&#8217;nin İklimi Nedir? Türkiye&#8217;nin İkilmini Etkileyen Faktörler Nelerdir? Türkiye&#8217;nin Coğrafi ve Fiziki Yapısının İkilim Üzerindeki Etkileri Nelerdir?</strong></em></p>
<p>Türkiye, Dünya üzerinde yapılan iklim sınıflandırmasına göre, Akdeniz ikliminin yayılış sahasına girer.<br />
Ancak Türkiye’de;</p>
<p>-    Yerşekillerinin engebeli olması</p>
<p>-    Dağların uzanış yönü</p>
<p>-    Üç tarafının denizlerle çevrili olması</p>
<p>-    Yükseltinin batıdan doğuya doğru artması</p>
<p>gibi etmenlerin etkisiyle sıcaklık ve yağış bölgelere göre değişir. Bu durum Türkiye’de birbirinden farklı iklim tiplerinin görülmesine neden olur.<br />
Örneğin; iç ve Güneydoğu Anadolu’da, kıtaların iç kısımlarında görülen yarı kurak step iklimi etkili olurken, Karadeniz Bölgesi‘nde Kuzeybatı Avrupa’nın Ilıman okyanus iklimi, Doğu Anadolu’da ise yüksek enlemlerin soğuk karasal iklimi etkili olmaktadır.</p>
<p>TÜRKİYE’NİN İKLİMİNİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER<br />
Türkiye’nin matematik konumu ile özel konumu çeşitli iklim tiplerinin görülmesinde birlikte etkili olmuştur.</p>
<p>1. Matematik Konum (Enlem Etkisi)<br />
Türkiye 36°-42° Kuzey paralelleri arasında, ılıman iklim kuşağının Ekvator’a yakın bölümünde bulunmaktadır.<br />
Türkiye’nin matematik konumu ılıman iklim şartlarının etkili olmasına ve mevsimlerin belirgin olarak görülmesine neden olmuştur. Türkiye yazın daha çok güneyden gelen sıcak hava kütlelerinin kışın ise kuzeyden gelen soğuk hava kütlelerinin etkisi altına girer.<br />
-    Türkiye orta kuşakta yer aldığı için dört mevsim belirgin olarak yaşanır.<br />
-    Türkiye Yengeç Dönencesi’nin kuzeyinde yer aldığı için yıl içerisinde güneş ışınlarını hiçbir zaman dik açıyla almaz.<br />
Ayrıca enlemin etkisine bağlı olarak Akdeniz kıyılarındaki sıcaklık ortalamaları Karadeniz ve Marmara kıyılarındaki sıcaklık ortalamalarından daha fazladır.</p>
<p>2. Özel Konum<br />
Türkiye’nin iklimi üzerinde yalnızca matematik konum etkili değildir. Eğer böyle olsaydı güneyden kuzeye doğru gidildikçe sıcaklıklar düzenli bir biçimde azalır, yaklaşık aynı en-I lemler arasında yer alan Ege, İç Anadolu ve Doğu Anadolu bölgelerinde aynı iklim şartlan görülürdü. Halbuki Türkiye’de kısa mesafelerde büyük iklim değişiklikleri ortaya çıkar. Bu duruma yol açan başlıca etmenler:<br />
-    Kara ve deniz dağılışı<br />
-    Yükselti<br />
-    Dağların uzanış biçimi ve bakı durumu<br />
-    Basınç merkezlerinin etkisi ve rüzgarlardır.</p>
<p>a) Kara ve Deniz Dağılışı<br />
Denizler geç ısınıp geç soğuduğu için kıyı bölgelerimizin iklimi daha ılımandır. İç bölgelere gidildikçe karasallık etkisi artar. İç kesimler yazın daha çok ısınır kışın da daha çok soğur. Türkiye’de bu durum özellikle kışın belirginleşir.<br />
Kışın kuzey kıyılarımız daha güneydeki kara içlerinden sıcaktır. Örneğin, Samsun’da ocak ayı sıcaklık ortalaması 7 °C iken daha güneydeki Konya’da 0 °C dir. Kara ve deniz dağılışının iklim üzerindeki bir başka etkisi de günlük ve yıllık sıcaklık farklarıdır. Kıyılardan iç kesimlere gidildikçe deniz etkisinin ve nem oranının azalmasına bağlı olarak günlük ve yıllık sıcaklık farkları da artar. Aynı durum iç kesimlerde yağış miktarının azalmasına neden olur.<br />
Örneğin, Ege kıyılarında yıllık sıcaklık farkı 19 °C iken bu değer, Doğu Anadolu’da 33 “C’yi bulmaktadır. Yine Ege Bölge-si’nden iç kesimlere doğru yağış miktarı da azalır.</p>
<p>b) Yükselti<br />
Türkiye, ortalama yükseltisi fazla olan bir ülkedir. Yükselti genel olarak batıdan doğuya doğru artmakta ve Doğu Anadolu’da 2000 m’nin üzerine çıkmaktadır.<br />
Bu nedenle doğuya doğru sıcaklıklar düşmektedir.<br />
Örneğin; İç Anadoluyla aynı enlemler arasında yer aldığı halde, Doğu Anadolu’da sıcaklık ortalamaları daha düşüktür. Ayrıca yüksek yerlerde ilk kar yağışları sonbaharda başlamakta ve kar örtüsü yaklaşık 6 ay yerde kalmaktadır. Yükselti farkı kısa mesafelerde de sıcaklık farkına neden olmaktadır.<br />
Örneğin; Kars platosunda yazlar serin geçerken hemen yakınındaki İğdır Ovası’nda yüksek sıcaklıklar görülmektedir.</p>
<p>c) Dağların Uzanış Biçimi ve Bakı Durumu<br />
Ülkemizde dağların uzanışı sıcaklık ve yağışın dağılışı üzerinde büyük ölçüde etkili olmaktadır. Örneğin Toros dağlan, güneyden gelen nemli hava kütlelerinin Anadolu’nun iç kısımlarına sokulmasını büyük ölçüde engellerken, kuzeyden gelen soğuk hava kütlelerinin de Akdeniz kıyılarına sokulmasını engellemektedir.<br />
Bu durumun bir sonucu olarak, kışın Akdeniz kıyılarında ılık ve bol yağışlı bir mevsim yaşanırken, iç bölgelerimizde kış soğukları bütün şiddeti ile etkili olmaktadır.<br />
Karadeniz Bölgesi’nde de özellikle yazın kuzeyden gelen nemli hava kütleleri, Kuzey Anadolu dağlarına çarparak yükselmekte ve soğuyarak yağış bırakmaktadır.<br />
Ege Bölgesi‘nde ise dağlar denize dik uzandığı için deniz etkisi 150-200 km içerilere kadar sokulabilmektedir.<br />
Ülkemizde sıcaklığın dağılışı üzerinde etkili olan etmenlerden biri de bakı durumudur. Türkiye Kuzey Yarımküre’de olduğu için dağların güneye bakan yamaçları, kuzeye bakan yamaçlarından daha fazla güneş enerjisi alır ve daha fazla ısınır.</p>
<p>d) Basınç Merkezlerinin Etkisi ve Rüzgarlar<br />
Türkiye; matematik konumu itibariyle, kuzeyden gelen soğuk hava kütleleri ile güneyinden gelen sıcak hava kütlelerinin karşılaşma alanında yer alır. Kışın genel olarak Sibirya üzerinden gelen yüksek basınç ile İzlanda üzerinden gelen alçak basıncın etkisinde kalır. Sibirya yüksek basıncı başta Doğu Anadolu olmak üzere ülkemizde kışların sert ve soğuk geçmesine neden olur.</p>
<p>TÜRKİYE’DEKİ İKLİM TİPLERİ<br />
Türkiye’de genel olarak üç ana iklim tipi görülür. Bunlar Karadeniz, Akdeniz ve Karasal iklimdir.<br />
Bunların yanında Trakya, İçbatı Anadolu gibi yerlerde geçiş iklimi özellikleri görülür.</p>
<p>1. Karadeniz iklimi<br />
Karadeniz Bölgesi’nin kıyı kesimlerinde ve Marmara Böl-gesi’nin Karadeniz kıyıları boyunca görülür. Yıllık sıcaklık farkı azdır (13 °C – 15 °C). Kışlar ılık (6 °C -7 °C), yazlar serin (21 °C – 23 °C) geçer.<br />
-    Her mevsim yağışlıdır.<br />
-    Yıllık yağış miktarı 700 – 2400 mm arasındadır.<br />
-    Doğu Karadeniz Bölümü’nde en fazla yağış sonbaharda, en az yağış ilkbaharda düşer.<br />
-    Batı Karadeniz Bölümü’nde yıllık yağış miktarı 1000-1500 mm’dir.<br />
-    Orta Karadeniz’de ise en fazla yağış kışın, en az yağış yazın olmaktadır. Yıllık yağış miktarı 700-1000 mm ara-sındadır. Diğer bölümlere göre yağışın az olmasının ne-deni yerşekillerinin hakim rüzgâr yönüne dik olmaması, gerisindeki dağların yükseltisinin az ve kıyıya uzak olma-sıdır.<br />
-    Doğal bitki örtüsü ormandır.<br />
-    Türkiye’de bulutluluğun, nemliliğin ve yağışın en çok olduğu, sıcaklık farkının, güneşli gün sayısının, güneş enerjisinden yararlanmanın en az olduğu iklimdir.</p>
<p>2. Akdeniz İklimi<br />
En belirgin olarak Akdeniz kıyılarında görülmekle birlikte, Ege ve Marmara bölgelerinin kıyı kesimlerinde de etkili olmaktadır. Yalnız bu bölgelerde enlemden dolayı sıcaklıklar asıl Akdeniz iklimine göre 2 °C – 3 °C daha düşüktür.<br />
Bu iklimde genel olarak;<br />
-    Yazlar sıcak ve kurak, kışlar ılık ve yağışlıdır.<br />
-    Yıllık sıcaklık ortalaması 18-20°C dir.<br />
-    Yağışların yarıdan fazlası kışın düşer.<br />
-    Kış yağışları yağmur şeklindedir.<br />
-    Kar yağışı ve don olayı çok azdır.<br />
-    Yağışlar cephesel kökenlidir.<br />
-    Yıllık yağış ortalaması 600-1000 mm arasındadır.<br />
-    Karakteristik bitki örtüsü zeytin, zakkum, mersin, kocayemiş, defne v.b. bitkilerden oluşan makilerdir.</p>
<p>3. Karasal İklim<br />
Ülkemizde karasal iklim, İç Anadolu, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde görülür. Fakat bölgeler arasında karasal iklimde bazı farklılıklar vardır.</p>
<p>a. İç Anadolu Tipi<br />
-    Yazlar sıcak ve kurak, kışlar soğuk ve kar yağışlıdır.<br />
-    Kış mevsiminde sıcaklık 0 ile -3 °C, yaz mevsiminde ise 20 °C ile 25 °C civarındadır.<br />
-    iç Anadolu’da en fazla yağış ilkbaharda düşer.<br />
-    Ortalama yağış 300-400 mm dir.<br />
-    Yağışlar konveksiyoneldir.<br />
-    Yıllık sıcaklık ortalaması ise 10 °C – 12 °C dir.<br />
-    Bitki örtüsü steptir.</p>
<p>b. Doğu Anadolu Tipi<br />
-    Karasal iklimin en şiddetli tipi bu bölgede görülür. Bunda bölgenin yüksek ve denize uzak olması etkilidir.<br />
-    Kış mevsiminde ortalama sıcaklıklar -2 °C, -12 °C arasındadır.<br />
-    Kar yağışı ve don olayları görülür. Kar 3-4 ay yerde kalır. Kışın ülkenin en soğuk yeridir. Bunun nedeni yükseltinin fazla olmasıdır.<br />
-    Yaz mevsiminde sıcaklıklar 18 °C – 25 °C civarındadır.<br />
-    Yıllık yağış miktarı 500-600 mm’dir.<br />
-    Doğu Anadolu’da en fazla yağış ilkbahar ve yaz aylarında görülür.<br />
-    Bölgenin Malatya, Elazığ gibi illerinde yükseklik fazla ol-madığından iç Anadolu’da olduğu gibi step iklimi etkilidir.<br />
-    Bitki örtüsü yükseklerde çayır, alçak yerlerde steptir. Yer yer iğne yapraklı ormanlara da rastlanır.</p>
<p>c. Güneydoğu Anadolu Tipi<br />
-    Bu bölgenin batısında Akdeniz iklimi etkileri görülürken, doğuya doğru karasallık artmaktadır.<br />
-    Bu bölgedeki karasal iklimde kış mevsiminde sıcaklık 2 °C ile 5 °C arasındadır. Dolayısıyla kar yağışı ve don olayları Doğu Anadolu’daki kadar etkili değildir.<br />
-    Yaz mevsiminde en yüksek sıcaklıklar bu bölgede görülür. (29 °C – 31 °C) Dolayısıyla buharlaşma şiddeti en faza bu bölgede olduğundan, kuraklık da çok fazladır.<br />
-    Yıllık yağış 400-700 mm arasındadır. Yağışların çoğu kış ve ilkbahar mevsimlerinde düşer, yazlar oldukça kuraktır.<br />
-    Bitki örtüsü steptir.</p>
<h5>kaynak: bilgiustam.com</h5>
<img src="http://www.teknik-bilim.com/?ak_action=api_record_view&id=300&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.teknik-bilim.com/turkiyenin-iklimi-nedir-turkiyenin-ikilmini-etkileyen-faktorler-nelerdir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yerkabuğu Nedir? Yerkabuğunun Yapısı Nedir?</title>
		<link>http://www.teknik-bilim.com/yerkabugu-nedir-yerkabugunun-yapisi-nedir/</link>
		<comments>http://www.teknik-bilim.com/yerkabugu-nedir-yerkabugunun-yapisi-nedir/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Oct 2009 13:04:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Arkeoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim Teknik]]></category>
		<category><![CDATA[Coğrafya - Jeoloji]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[katılaşım kayaçları]]></category>
		<category><![CDATA[kayaçlar]]></category>
		<category><![CDATA[kimyasal kayaçlar]]></category>
		<category><![CDATA[mekanik kayaçlar]]></category>
		<category><![CDATA[metamorfik kayaçlar]]></category>
		<category><![CDATA[püskürük kayaçlar]]></category>
		<category><![CDATA[sedimanter kayaçlar]]></category>
		<category><![CDATA[sial]]></category>
		<category><![CDATA[sima]]></category>
		<category><![CDATA[taşkürenin yapısı]]></category>
		<category><![CDATA[tortul kayaçlar]]></category>
		<category><![CDATA[yerin yapısı]]></category>
		<category><![CDATA[yerkabuğu]]></category>
		<category><![CDATA[yerkürenin yapısı]]></category>
		<category><![CDATA[yeryüzü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.teknik-bilim.com/?p=295</guid>
		<description><![CDATA[Yerkabuğu Nedir? Yerkabuğunun Yapısı Nedir? Yerkabuğunu Oluşturan Katmanlar Hangileridir?
Yeryüzü birbirinden çok farklı yerşekillerinden oluşur. Yeryüzü şekilleri iç ve dış kuvvetlerin etkisi ile sürekli olarak değişir. Bazı yerlerde yerşekilleri aşınarak ortadan kalkar, bazı yerlerde yeni yerşekilleri oluşur. Yerşekillerinin oluşumunda gerekli olan enerjiyi yerkabuğunun altındaki mantodan alan kuvvetlere iç kuvvetler denir. Mantonun üzerinde bulunan kıtalar, magmanın yatay [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong><img class="alignleft size-full wp-image-296" style="margin-left: 10px; margin-right: 10px;" title="yerkabugu" src="http://www.teknik-bilim.com/wp-content/uploads/2009/10/yerkabugu.jpg" alt="yerkabugu" width="215" height="219" />Yerkabuğu Nedir? Yerkabuğunun Yapısı Nedir? Yerkabuğunu Oluşturan Katmanlar Hangileridir?</strong></em></p>
<p>Yeryüzü birbirinden çok farklı yerşekillerinden oluşur. Yeryüzü şekilleri iç ve dış kuvvetlerin etkisi ile sürekli olarak değişir. Bazı yerlerde yerşekilleri aşınarak ortadan kalkar, bazı yerlerde yeni yerşekilleri oluşur. Yerşekillerinin oluşumunda gerekli olan enerjiyi yerkabuğunun altındaki mantodan alan kuvvetlere iç kuvvetler denir. Mantonun üzerinde bulunan kıtalar, magmanın yatay ve dikey hareketlerine bağlı olarak yer değiştirirler. Bu olay bazı kıtaları birbirine yaklaştırarak, okyanus çanaklarının daralmasına yol açar. Bazı yerlerde ise kıtalar birbirinden uzaklaşır, buna bağlı olarak okyanuslar genişler. Sonuçta bu kıta hareketleri okyanus çanaklarının oluşmasına, dağların meydana gelmesine, depremlere vs. yol açar. iç kuvvetlerin oluşturduğu yerşekillerini aşındıran, ortadan kaldıran ve yeni yerşekillerinin oluşmasına yol açan kuvvetlere de dış kuvvetler denir. Bu olayları daha iyi anlayabilmek için yerkürenin katmanlarını ve katmanların özelliklerini kısaca gözden geçirelim.</p>
<p><strong>Yerküre ve Katmanları</strong><br />
Yerküre, yeryüzünden yerin merkezine doğru yerkabuğu, manto ve çekirdek denilen üç katmandan oluşur. Bunların fiziksel ve kimyasal özellikleri birbirinden farklıdır. Yeryüzünden yerkürenin merkezine doğru inildikçe yoğunluk, sıcaklık ve basınç artar.</p>
<p><strong>A) Yerkabuğu (Taşküre)</strong><br />
Yerküreyi çepeçevre örten kabuğa litosfer (taşküre) ya da yer kabuğu denir. Halen kızgın ve hamurumsu bir yapıda bulunan mantonun üzerinde, adeta yüzer halde bulunan yerkabuğunun kalınlığı her yerde aynı değildir. Yer kabuğunun kalınlığı karalarda ortalama 30-40 km, deniz ve okyanus diplerinde ise yaklaşık 8-10 km’dir.<br />
Yer kabuğu, yer yuvarlağının en ince ve yoğunluğu en az olan tabakasıdır. Yer kabuğunun sıcaklığı mantoya doğru inildikçe 33 metrede 1 °C artmaktadır. Ancak sıcaklıktaki bu değişim yeraltı suyu, taşlar, vb faktörlerin etkisi ile düzenli olmayabilir.</p>
<p>Yer kabuğu; bileşimleri ve yoğunlukları farklı iki katmandan oluşur:</p>
<p><strong>1.    Sial</strong><br />
Canlıların üzerinde yaşadığı katmandır. Bileşiminde yoğun olarak silisyum (Si) ve alüminyum (Al) bulunduğu için “sial” adını almıştır. Tamamen katılaşmış halde bulunan bu tabakanın yoğunluğu 2,7 gr/cm3 tür. Sial tabakası okyanus tabanlarında ince, karalarda ise kalındır.</p>
<p><strong>2.    Sima</strong><br />
Sial tabakasının altında bulunur. Bileşiminde silisyum (Si) ve magnezyum (Mg) yoğun olarak bulunduğu için “sima” ismini almıştır. Sial tabakasındaki taşlara göre yoğunluğu biraz daha artmış ve 3,3 gr/cm3 olmuştur.</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-297" title="yerkabugu2" src="http://www.teknik-bilim.com/wp-content/uploads/2009/10/yerkabugu2.jpg" alt="yerkabugu2" width="437" height="211" /></p>
<p><strong>Yerkabuğunu Oluşturan Kayaçlar (Taşlar)</strong><br />
Yerkabuğu içerisinde yer alan elementler bir araya gelerek mineralleri oluşturmaktadır. Minerallerin katı halde bir araya gelmesiyle de kayaçlar (taşlar) oluşmaktadır.<br />
Yerkabuğunu oluşturan kayaçlar üç ana gruba ayrılarak incelenebilir. Bunlar; püskürük (katılaşım) kayaçlar, tortul kayaçlar ve başkalaşım (metamorfik) kayaçlarıdır. Jeolojik zamanlarda milyonlarca yıl içerisinde bu kayaçlar birbirlerine dönüşebilmektedir. Kayaç döngüsü denilen bu olayda mevcut kayaçlar yerin derinliklerine inerek magmaya ulaşır ve burada erir. Sonra bu kayaçlar magma ile birlikte çeşitli şekillerde yeryüzüne çıkarak soğurlar. Böylece püskürük (katılaşım) kayaçları oluşur. Katılaşım kayaçları zamanla çözülerek erozyona uğrar.</p>
<p>Akarsular, rüzgarlar, dalgalar ve buzullar gibi kuvvetlerin etkisi ile parçalanan bu kayaçlar taşınarak yerkabuğunun çukur alanlarında birikirler. Böylece tortul kayaçlar oluşur. Katılaşmış kayaçlar ile tortul kayaçlar yerkabuğu hareketleri sırasında yüksek sıcaklık ve basıncın etkisi ile başkalaşım (metomorfik) kayaçlarına dönüşmektedir.</p>
<p>Kayaçlar oluşumlarına göre üç gruba ayrılır:</p>
<p><strong>1. Püskürük (Katılaşım) Kayaçları</strong><br />
Magmanın soğuyup katılaşması sonucunda oluşan taşlardır. Yerkabuğundaki oluşum yerine göre iki kısma ayrılır. Yandaki resimde graniti görmektesiniz.</p>
<p><strong>a. İç Püskürük Kayaçlar</strong><br />
Magmanın yeryüzüne ulaşmadan, yerkabuğu içerisinde yavaş yavaş soğumasıyla oluşan taşlardır. Bu taşlar her ne kadar oluşum itibariyle yer altında dağılış gösterseler de, dış kuvvetlerin üstteki tabakayı aşındırmasıyla bazı yerlerde yüzeye çıktıkları görülür. Bunların başlıcaları granit, siyenit, diyorit ve gabrodur.</p>
<p><strong>b. Dış Püskürük Kayaçlar</strong><br />
Magmanın yeryüzüne çıkıp katılaşması ile oluşan taşlardır. Başlıca dış püskürük taşlar; bazalt, obsidyen (volkan camı), andezit, süngertaşı ve trakit’tir. Püskürük kayaçlar çeşitli alanlarda kullanılmaktadır. Örneğin; andezit, bazalt ve sünger taşı gibi kayaçlar inşaat, ısı yalıtımı gibi alanlarda kullanılmaktadır. Yandaki resimde bazaltı görmektesiniz.</p>
<p><strong>2. Tortul (Sedimanter) Kayaçlar</strong><br />
Yeryüzünde fiziksel (mekanik) veya kimyasal ayrışma ile aşınan malzemeler, dış kuvvetler tarafından taşınarak deniz ve göl tabanları ile vadi ve ova yüzeyinde biriktirilirler. Bunlar başlangıçta yumuşak ve ufalanabilir haldedir. Ancak, daha sonra sertleşirler ve taş halini alırlar. Tortul taşlar birikmenin sonucu olarak, genelde tabakalı yapıya sahiptirler. İçlerinde fosil bulundururlar. Fosiller tortul tabakaların oluşum dönemi ve özellikleri ile ilgili bilgi edinmede kullanılır.</p>
<p>Tortul kayaçlar oluşumlarına göre üçe ayrılır.</p>
<p><strong>a.    Mekanik (Kırıntılı) Tortul Kayaçlar:</strong><br />
Akarsular, rüzgârlar, buzullar ve dalgalar gibi dış kuvvetler tarafından aşındırılan malzemenin, yeryüzünün çukur yerlerinde tabakalar halinde biriktirilmesi sonucu oluşurlar. Bu taşların başlıcaları kiltaşı, çakıltaşı (konglomera) ve kumtaşıdır.</p>
<p><strong>b.    Kimyasal Tortul Kayaçlar:</strong><br />
Suda çözünerek eriyen minerallerin daha sonra çökelmesi ile oluşurlar. Kalker (kireçtaşı), jlps(alçıtaşı) ve kayatuzu kimyasal tortul taşlardır. Başkalaşım kayaçlarından mermer inşaat sektöründe, elmas ise ziynet eşyası olarak kullanılmaktadır. Yandaki resimde kalkeri görmektesiniz.</p>
<p><strong>c. Organik Tortul Kayaçlar</strong><br />
Çeşitli hayvansal ve bitkisel kalıntıların üstüste birikerek zamanla taşlaşması sonucu oluşurlar. Taşkömürü, linyit, turba gibi kömürler, mercan kalkeri ve tebeşir organik tortul taşlardandır.  Taşkömürü, linyit gibi organik taşlar ısınma amaçlı ve elektirik enerjisi üretmede kullanılır.</p>
<p><strong>3. Başkalaşım (Metamorfik) Kayaçları</strong><br />
Katılaşım ya da tortulanma sonucunda oluşan taşların yüksek sıcaklık ve basıncın etkisiyle kimyasal ve fiziksel olarak değişime uğraması, başkalaşması sonucu oluşan taşlardır. Yandaki resimde gnaysı görmektesiniz.</p>
<p><strong>B.    Manto</strong><br />
Yerkabuğunun altında bulunan kızgın, hamurumsu yapıya sahip akışkan lavlardan oluşan tabakaya denir. Yerkabuğunun hemen altında lavlar yatay yönde hareket ederler. Bu olayın olduğu yerlerde yerkabuğu parçaları (kıtalar) sürüklenir. Bu durum kıtaların yer değiştirmesine, okyanuslarda değişikliğe, volkanizmaya, depremlere ve dağ oluşumlarına yol açar. Bundan da anlaşılabileceği gibi iç kuvvetlerin kaynağı mantodur. Mantonun sıcaklığı yaklaşık 1200 °C’yi bulmaktadır.</p>
<p><strong>C.    Çekirdek</strong><br />
Yerkabuğunun iç kısmını oluşturur. Yoğunluğu ve kalınlığı en fazla olan katmandır. Dış ve iç çekirdek olmak üzere iki kısımdan oluşur. Dünya’nın merkezinde sıcaklık 4500 – 5000 °C’yi bulmaktadır.</p>
<img src="http://www.teknik-bilim.com/?ak_action=api_record_view&id=295&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.teknik-bilim.com/yerkabugu-nedir-yerkabugunun-yapisi-nedir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Piri Reis ve İlk Dünya Haritası</title>
		<link>http://www.teknik-bilim.com/piri-reis-ve-ilk-dunya-haritasi/</link>
		<comments>http://www.teknik-bilim.com/piri-reis-ve-ilk-dunya-haritasi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Oct 2009 10:48:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilim Adamları]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim Teknik]]></category>
		<category><![CDATA[Bilimsel Olaylar]]></category>
		<category><![CDATA[Coğrafya - Jeoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Tarihi Olaylar]]></category>
		<category><![CDATA[İcat ve Buluşlar]]></category>
		<category><![CDATA[denizcilik]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya Haritası]]></category>
		<category><![CDATA[keşif]]></category>
		<category><![CDATA[Kitab-ı Bahriye]]></category>
		<category><![CDATA[mısır seferi]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı]]></category>
		<category><![CDATA[Piri Reis]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.teknik-bilim.com/?p=208</guid>
		<description><![CDATA[Piri Reis ve ilk dünya haritası, Kitab-ı Bahriye, Piri Reis&#8217;in Dünya haritası nasıl yapılmıştır?
İnsanoğlu her ne kadar uzay keşfine çıksa da, henüz dünyada izah edemediği, keşfedemediği o kadar çok şey var ki. Bırakın dünyayı, insanoğlu henüz bedenindeki sırları bile tam olarak izah edebilmiş değil.
Bilim adamlarının açıklayamadığı birçok gerçek var. Yaratılış, ölüm, rüya, cin, nazar gibi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong><img class="alignleft size-full wp-image-209" style="border: 2px solid black; margin-left: 10px; margin-right: 10px;" title="dunya-haritasi" src="http://www.teknik-bilim.com/wp-content/uploads/2009/10/dunya-haritasi.jpg" alt="dunya-haritasi" width="194" height="266" />Piri Reis ve ilk dünya haritası, Kitab-ı Bahriye, Piri Reis&#8217;in Dünya haritası nasıl yapılmıştır?</strong></em></p>
<p>İnsanoğlu her ne kadar uzay keşfine çıksa da, henüz dünyada izah edemediği, keşfedemediği o kadar çok şey var ki. Bırakın dünyayı, insanoğlu henüz bedenindeki sırları bile tam olarak izah edebilmiş değil.</p>
<p>Bilim adamlarının açıklayamadığı birçok gerçek var. Yaratılış, ölüm, rüya, cin, nazar gibi konuların yanında bundan binlerce yıl öncesine ait bazı nesnelerin üzerindeki esrar perdesi bile hala kaldırılabilmiş değil. Bunlardan biri de Ünlü Türk denizcisi Piri Reis’in haritasıdır.</p>
<p>Bu harita için; &#8220;geleceği gören harita&#8221; tanımını yapabiliriz. Ünlü Türk denizci Piri Reis&#8217;in 1513&#8242;te çizdiği harita, Afrika, Amerika ve Güney Kutbu&#8217;nun bugünkü halini gerçeğe yakın bir şekilde göstermektedir.</p>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-210" style="border: 2px solid black; margin-left: 10px; margin-right: 10px;" title="piri-reis" src="http://www.teknik-bilim.com/wp-content/uploads/2009/10/piri-reis.jpg" alt="piri-reis" width="196" height="257" />Bu harita, ortaya çıkarıldığı 1929 yılından günümüze bilim dünyasının ilgisini çekmektedir. Öyle ki; haritada Güney Kutbu&#8217;na yer verilmişti. Hâlbuki buranın keşfi, haritanın çizilmesinden 3 asır sonra gerçekleşmişti. Dahası, bu harita, kıtanın buz altında kalmış sahil kesimlerini de gösteriyordu. Haritanın çizilmesinden tam 6 bin yıl önce eridiği tespit edilen bu buzulların varlığını Piri Reis nerden biliyordu? Bilimsel gerçeklere göre Reis’in bu haritayı çizmesi mümkün görünmüyordu. Piri Peki nasıl olmuştu da çizebilmişti? Bu konuda birçok teori ortaya atıldı. Hatta Piri Reis’in cinlerden yardım aldığını iddia edenler bile oldu. Sırrı ne idi acaba? Piri Reis nasıl bir gizli ilme sahipti?</p>
<p>Önce Piri Reis’le ilgili kayda geçen bilgileri gözden geçirelim.</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-211" title="harita" src="http://www.teknik-bilim.com/wp-content/uploads/2009/10/harita.jpg" alt="harita" width="399" height="400" /></p>
<p>Tarihi kaynaklara göre Piri Reis, 1465’te doğdu. Kimine göre doğum yeri Karaman, kimine göre Gelibolu’dur. Bu konuda kesin bir bilgi yok. Ancak kesin olan bir şey var ki Piri Reis’in aile kökeni Karaman’a dayanmaktadır. Türk denizcilik tarihinin ilk ustalarından Karamanlı Kemal Reis&#8217;in yeğenidir. Piri Reis önce bu meşhur amcası sayesinde tanınır. Ancak daha sonra Amerika&#8217;yı gösteren dünya haritaları ve Kitab-ı Bahriye adlı denizcilik kitabıyla şöhreti amcasını geçer ve dünyaca tanınmış bir haritacı ve denizci olur.</p>
<p>En ünlü Osmanlı denizcisi ve kaptanı olarak tarihe geçen Piri Reis’in gerçek ismi Muhiddin’dir.</p>
<p>Piri Reis’in Karaman’dan dünya denizlerine uzanan hikayesi Fatih Sultan Mehmet zamanında başlar. Bu dönemde Karamanoğulları Beyliği Osmanlı İmparatorluğu sınırlarına katılır. Beyliğin ileri gelenleri Fatih Sultan Mehmet&#8217;in emriyle İstanbul&#8217;a göç ettirilir. Aile İstanbul’dan Gelibolu&#8217;ya geçerek oraya yerleşir.</p>
<p>Karaman derelerinde başlayan yolculuk artık Akdeniz’de devam etmektedir. Piri Reis amcası Kemal Reis’in sayesinde gemi ve denizle tanışır. Ondan denizciliği öğrenir. 1481’de amcası ile Akdeniz&#8217;de korsanlık yapmaya başlar. 1491’den sonra Sicilya, Sardunya, Korsika adalarına ve Güney Fransa kıyılarına yapılan akınlarda başı çekerler.</p>
<p>1486 tarihinde Endülüs Emevi Devleti’nin son toprakları da Avrupalılar tarafından ele geçirildiğinde İspanya Müslümanları Osmanlı Devleti&#8217;nden yardım isterler. Osmanlı Devleti onları gemilerle Granadalı Müslümanları İspanya&#8217;dan Kuzey Afrika&#8217;ya taşımakla görevlendirir. 1487 &#8211; 1493 yılları arasında Avrupa’nın baskısından kaçan Müslümanları gemilerle Kuzey Afrika’ya taşırlar.</p>
<p>Piri Reis, Akdeniz&#8217;de yaptığı bu seyirler sırasında gördüğü yerleri ve başından geçenleri, sürekli not alır. Bu notlarını Kitab-ı Bahriye adı altında toplar. Bu notlar dünya denizciliğinin ilk kılavuz kitabı olma özelliğini taşıyan bir kitap haline dönüşür.</p>
<p>Piri Reis 1511’de çok sevdiği amcasını kaybeder. Denize küser. Uzun bir süre açık denizlere açılmaz ve Gelibolu&#8217;ya yerleşerek burada, 1513 tarihli ilk meşhur dünya haritasını çizer.</p>
<p>Piri Reis, Yavuz Sultan Selim’in işareti üzre, 1517&#8242;deki Mısır seferi ile tekrar denizlere döner. Çizdiği haritayı da sefer sonrası Yavuz Sultan Selim&#8217;e sunar.</p>
<p>Rivayetlere göre, Sultan kendisine hediye edilen bu dünya haritasına bakmış ve &#8216;Dünya ne kadar küçük&#8230;&#8217; demiştir.</p>
<p>Yine tarihçilere göre Sultan bu haritayı doğu ve batı diye ikiye bölmüş. Vezirlerine bu parçaları göstererek &#8216;Biz bu küçük dünyanın doğu tarafını elimizde tutacağız.&#8217; demiştir&#8230; Bu haritanın doğu parçası henüz bulunabilmiş değil. Kimi tarihçilere göre Sultan, Hint Okyanusu&#8217;nun ve Baharat yolunun kontrolünü ele geçirmek için tasarladığı seferde kullanılmak üzere bu parçayı saklamıştır.</p>
<p>Piri Reis Haritası, Amerika kıtasını gösteren en eski haritalardan biri olarak dünyaca ilgi görmüştür. Erich von Daniken bile “Tanrıların Arabaları&#8221; adlı kitabında, Piri Reis’in haritasını, görüşlerine kaynak olarak gösterir. Batılı düşünür Charles Hapgood, Piri Reis&#8217;in kullandığı haritanın, dünyanın on bin yıl önceki bir dönemine göre çizildiğini öne sürmüştür. Antarktika olarak yorumladığı kara parçasının haritada buzlu görünmemesini ve Sahra çölünde de göllerin görünmesini, binlerce yıl önceki iklim değişikliği ile izah eder.</p>
<p>Mısır seferi sonrası Gelibolu&#8217;ya dönen Piri Reis, yazdığı denizcilik notlarını, 1521&#8242;de, Kitab-ı Bahriye isimli meşhur kitabında bir araya getirir.</p>
<p>Kitab-ı Bahriye, Akdeniz kıyılarına ait ayrıntılı bir deniz kılavuzudur. Kitap, denizcilere Akdeniz hakkında tafsilatlı bilgi verir. Kıyılar, adalar, geçitler, boğazlar, körfezler, fırtına ve korunma yolları, sığınılacak limanlar, kesin rotalar ve daha bir çok konuda denizcilere rehber olur. Bu eser; Anadolu sahillerinin özelliklerine, asırlar öncesinden adım adım ışık tutan değerli bir coğrafya kitabı olarak bugün dahi geçerliliğini korumaktadır.</p>
<p>Kitabın suretleri İstanbul&#8217;da Topkapı Sarayı&#8217;nda mevcut olduğu gibi, kopyaları Paris ve Londra gibi çeşitli Avrupa kenti kütüphanelerinde sergilenmektedir.</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-212" title="harita3" src="http://www.teknik-bilim.com/wp-content/uploads/2009/10/harita3.jpg" alt="harita3" width="400" height="312" /></p>
<p>Mısır seferi sonrası yıldızı daha da parlayan Piri Reis, Kanuni Sultan Süleyman dönemindeki ikinci Mısır seferinde ise büyük bir talihsizlik ile karşı karşıya kalır. 1552&#8242;de çıktığı ikinci Mısır seferinin sonunda hapsedilir. Komutasındaki donanmayı emir ve izin dışı, Basra&#8217;da bırakıp, ganimet yüklü üç gemi ile Mısır&#8217;a dönmekle suçlanır. Halbuki askerlerinin istirahatı, donanmanın bakım ve tamiri gerektiği için böyle bir karar almıştır. Ne hazindir ki; politik hırs ve çatışmalara kurban gider.<br />
1554&#8242;te, Mısır Beylerbeyi Mehmet Paşa tarafından, hizmette kusur ettiği gerekçesiyle Kahire&#8217;de idam edilir. İdam sehpasında, ömrünün çoğunu geçirdiği denize doğru son kez bakar. O sırada yaşı 80’dir.</p>
<p>Geride dünya harikası sayılabilecek iki dünya haritası ve çağdaş denizciliğin ilk önemli yapıtlarından olan Kitab-ı Bahriye isimli değerli eserini bırakır.</p>
<p>Bilim çevrelerince hayret uyandıran eserlerinin sırrı şudur: Piri Reis iyi bir gözlemci ve araştırmacıdır. Gezip gördüklerini not almış, tutsak ettiği İspanyol ve Portekizli denizcilerin bilgilerine başvurmuş, ele geçirdiği tarihi harita ve broşürleri kayda geçmiştir. Bunların arasında Büyük İskender zamanına ait olduğu düşünülen haritalar, Ceneviz kaynaklı haritalar ve Kristof Kolomb’un haritaları da vardır. Kitabı ve haritaları bu birikim gözlemlerinin sonucunda ortaya çıkmıştır.</p>
<p>Bu eserler aynı zamanda titiz bir denizcilik istihbarat çalışmasının ürünüdür.</p>
<img src="http://www.teknik-bilim.com/?ak_action=api_record_view&id=208&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.teknik-bilim.com/piri-reis-ve-ilk-dunya-haritasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mars&#8217;ta Göl Bulundu</title>
		<link>http://www.teknik-bilim.com/marsta-gol-bulundu/</link>
		<comments>http://www.teknik-bilim.com/marsta-gol-bulundu/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 28 Jun 2009 12:05:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Astronomi ve Uzay Bilimleri]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim Teknik]]></category>
		<category><![CDATA[Coğrafya - Jeoloji]]></category>
		<category><![CDATA[evren]]></category>
		<category><![CDATA[göl]]></category>
		<category><![CDATA[kızıl gezegen]]></category>
		<category><![CDATA[mars]]></category>
		<category><![CDATA[uzay]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.teknik-bilim.com/?p=59</guid>
		<description><![CDATA[ABD ‘ de Colorado Üniversitesinden bir ekibin yapmış olduğu çalışmalar sonucunda Kızıl Gezegen‘de 200 kilometrekareden daha fazla bir alanı kaplayan 3,4 milyar yaşında bir gölün varlığı tespit edildi. ABD’li bilim adamların yapmış olduğu bu çalışma hiç kuşkusu yok ki mars hakkında bilinmeyen birçok Araştırmanın başında yer alan Doçent Gaetano Di Achille, 3,4 milyar yaşında olduğu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-60" style="border: 3px solid black; margin-left: 10px; margin-right: 10px;" title="marsta-gol" src="http://www.teknik-bilim.com/wp-content/uploads/2009/06/marsta-gol.jpg" alt="marsta-gol" width="154" height="199" />ABD ‘ de Colorado Üniversitesinden bir ekibin yapmış olduğu çalışmalar sonucunda Kızıl <a title="bilim teknik" href="http://www.teknik-bilim.com">Gezegen</a>‘de 200 kilometrekareden daha fazla bir alanı kaplayan 3,4 milyar yaşında bir gölün varlığı tespit edildi. ABD’li bilim adamların yapmış olduğu bu çalışma hiç kuşkusu yok ki mars hakkında bilinmeyen birçok <span>Araştırmanın başında yer alan Doçent Gaetano Di Achille, 3,4 milyar yaşında olduğu tahmin edilen gölün 200 kilometrekareyi aşkın bir alanı kapladığını ve derinliğinin 450 metre civarında olduğunu tahmin ettiklerini belirtti.</span>gizemi kanıtlayacak nitelikte! Eski bir göle dair bulunan bu kanıtlar mars’ta geniş bir kıyı şeridinin varlığını kanıtlar nitelikte.</p>
<p><span>Doç. Di Achille göre Kızıl Gezegen’de geniş bir deltaya, inişli çıkışlı silselere ve dalgaların iz bıratığı bir kıyı şeridi var. Ayrıca doçent yapmış olduğu açıklamalarda da </span><span> “Bunlar <a title="bilim teknik" href="http://www.bilim-teknoloji.net/">Mars</a> yüzeyinde kıyı şeridine dair ilk tartışmasız bulgular. Kıyı şeridinin tanımlanması ve buna eşlik eden jeolojik bulgular, 3,4 milyar yıl önce oluştuğu ortaya çıkan gölün bize büyüklüğünü ve hacmini hesaplama olanağı sağlıyor” dedi.Yapılan bu çalışmalar ne kadar somut nitelikte olursa olsun mars’ın gizemi hala tam olarak çözülmüş değil.</span></p>
<img src="http://www.teknik-bilim.com/?ak_action=api_record_view&id=59&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.teknik-bilim.com/marsta-gol-bulundu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mısır Piramitleri&#8217;nin Sırrı</title>
		<link>http://www.teknik-bilim.com/misir-piramitlerinin-sirri/</link>
		<comments>http://www.teknik-bilim.com/misir-piramitlerinin-sirri/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 28 Jun 2009 11:57:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Arkeoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Açıklanamayan Olaylar]]></category>
		<category><![CDATA[Bilimsel Olaylar]]></category>
		<category><![CDATA[Coğrafya - Jeoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Tarihi Olaylar]]></category>
		<category><![CDATA[gizem]]></category>
		<category><![CDATA[mısır]]></category>
		<category><![CDATA[piramitler]]></category>
		<category><![CDATA[rampa]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.teknik-bilim.com/?p=49</guid>
		<description><![CDATA[Şu an yaşamakta olan birçok insan Mısır piramitlerinin bu olağanüstü mimarisinin başka gezegenlerden gelen üstün teknolojilere sahip varlıkların tasarımı olduğuna inanıyor. Peki piramitler gerçekten nasıl yapıldı? Bu konuda da bilim adamlarını birçok teorisi var.Yedi yıldır bilgisayar ortamında büyük piramidin bilgisayarda modellemesini yapan Fransız mimar Jean-Pierre Houdin tarafından ortaya bir teori atıldı. Bu görüşe göre halen piramidin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-50" style="border: 3px solid black; margin-left: 10px; margin-right: 10px;" title="mısır-piramiti-dahili-rampa" src="http://www.teknik-bilim.com/wp-content/uploads/2009/06/mısır-piramiti-dahili-rampa.jpg" alt="mısır-piramiti-dahili-rampa" width="250" height="499" />Şu an yaşamakta olan birçok insan <a title="Bilim Teknik" href="http://www.teknik-bilim.com">Mısır</a> piramitlerinin bu olağanüstü mimarisinin başka gezegenlerden gelen üstün teknolojilere sahip varlıkların tasarımı olduğuna inanıyor. Peki piramitler gerçekten nasıl yapıldı? Bu konuda da bilim adamlarını birçok teorisi var.Yedi yıldır bilgisayar ortamında büyük piramidin bilgisayarda modellemesini yapan Fransız mimar Jean-Pierre Houdin tarafından ortaya bir teori atıldı. Bu görüşe göre halen piramidin içinde varolan rampa bu blokların tepe noktasına kadar taşınmasına yardımcı olmuştu! Harici bir rampa ile piramitin zemini inşa edilirken,piramitin içinde,piramitin üçte ikisini taşıyacak olan bloklar üzerinde ikinci bir rampa inşa ediliyordu.İçerdeki rampa Houdin’e göre,zeminden başlayarak 6 feet genişliğie ulaşıyordu ve yaklaşık 7 derece eğimi vardı.Büyük piramitin yapımına ait teorilerin çoğu, eksik kanıtlara sahiptir. Peki bu iç rampa teorisi diğerlerinden farklı mıdır? Onun doğru olduğunu destekleyen herhangi bir kanıt var mıdır? Evet. Aşağıda görülen resimde 1980lerde piramid üzerinde yapılan microgravimetrik araştırmalar sonucunda alınan enteresan bir resim bulunmakta ve burada görülen (yeşil şekilde belirtilmiş olan) az yoğunlukta olan alanlar bu teoriyi destekler niteliktedir. Ayrıca bir çok piramid uzmanı da bu teoriyi onaylamış durumdadır.</p>
<img src="http://www.teknik-bilim.com/?ak_action=api_record_view&id=49&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.teknik-bilim.com/misir-piramitlerinin-sirri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mu Kıtası Efsanesi</title>
		<link>http://www.teknik-bilim.com/mu-kitasi-efsanesi/</link>
		<comments>http://www.teknik-bilim.com/mu-kitasi-efsanesi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 28 Jun 2009 11:54:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Arkeoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Açıklanamayan Olaylar]]></category>
		<category><![CDATA[Coğrafya - Jeoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Efsaneler]]></category>
		<category><![CDATA[Tarihi Olaylar]]></category>
		<category><![CDATA[atlantis]]></category>
		<category><![CDATA[efsane]]></category>
		<category><![CDATA[efsanevi olaylar]]></category>
		<category><![CDATA[kayıp kıta]]></category>
		<category><![CDATA[mu kıtası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.teknik-bilim.com/?p=46</guid>
		<description><![CDATA[
Kayıp kıta “Mu”, Atlantis gibi bir efsanedir. Efsaneye göre büyük tufan sırasında sulara gömülmüştür. Asya ve Amerika kıtaları arasında yer alan Mu, Avustralya’nın iki katı büyüklüğündedir.
Bilim adamlarına göre Mu kıtası aynı Atlantis gibi bir efsanedir. Araştırmalara göre Mu kıtasının bulunduğu alanda kıtaları oluşturan kaya tipine rastlanılmamıştır. Mu kıtasının varlığını ilk olarak ileri süren James Churchward [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-full wp-image-47" style="border: 3px solid black;" title="mu-kitasi" src="http://www.teknik-bilim.com/wp-content/uploads/2009/06/mu-kitasi.jpg" alt="mu-kitasi" width="430" height="227" /></p>
<p>Kayıp kıta “Mu”, Atlantis gibi bir efsanedir. Efsaneye göre büyük tufan sırasında sulara gömülmüştür. Asya ve Amerika kıtaları arasında yer alan Mu, Avustralya’nın iki katı büyüklüğündedir.</p>
<p>Bilim adamlarına göre Mu kıtası aynı Atlantis gibi bir efsanedir. Araştırmalara göre Mu kıtasının bulunduğu alanda kıtaları oluşturan kaya tipine rastlanılmamıştır. Mu kıtasının varlığını ilk olarak ileri süren James Churchward adında bir ingiliz araştırmacıdır (1868). Anlatılanlara göre James Churchward Hindistanda bulunduğu dönemde bir budistrahiple tanışır. Bu rahip James’e bir sır vereceğini söyler ve onu bir tapınağın altında bir mahsene götürür. Buradaki eski tabletler ve eserleri gösterir. Bu eserlerde gördükleri bilgilere göre Mu kıtasını ortaya atar ve bir kitap yazar. Hatta Atatürk bu kitabı okuduktan sonra Mu kıtası hakkında bilgi toplanması için talimat verir.</p>
<p>Mu kıtasının <a title="Bilim Teknik" href="http://www.teknik-bilim.com">efsane</a> olmadığını savunanların görüşlerine göre <a title="Bilim Teknik" href="http://www.teknik-bilim.com">Mu kıtası</a> yeryüzündeki ilk kıtadır ve Polinezya, Mikronezya ve Melanezyao adaları Mu kıtasının kalıntılarıdır. Mu kıtasında 70000 yıl önce tek tanrılı bir din vardı. Kıtada yaşayanlar Mu kıtası dışındaki kıtalarda koloniler oluşturmaya başlamışlardı ve bu kolonilerin en büyüğü Uygur İmparatorluğuydu. 64 milyon nüfuslu kıtada tek tanrı ve reankarnasyon inancı mevcuttu. Kıtanın altında bulunan gaz odalarının patlaması sonucu sulara gömüldüğü de söylentiler arasındadır. Mu kıtasında yaşayanlar teknolojik ve manevi açıdan üstün durumdaydı. Telepati, durugörü, astral seyahat gibi mistik güçlere sahiptiler.</p>
<p>Mu kıtasının varlığını destekleyen bazı bulgular bulunmaktadır. Büyük okyanusta sıradağların uzandığı Pacifica plakası keşfedilmiştir. Mikronezya’nın Carolin Adaları’nda az nüfusla yapılması mümkün olmayan bazı büyük kalıntılar bulunmuştur. Ponape Adası’nda boyu 10 metreyi aşan duvarlara sahip bir tapınak, bazalt bloklar ve piramitler keşfedilmiştir. Ayrıca 2. dünya savaşından önce Japon dalgıçlar denizin altında mercanlarla kaplı caddeler, taş kubbeler, anıtlar, sütunlar, ev kalıntıları, platin tabutlar ve yazılı taş levhalar bulmuşlardır. Cambier adasında Mısır’da bulunan mumyalardan daha eski mumyalar bulunmuştur.</p>
<p>Tüm bu bulgular efsaneyi desteklemek için birer delil olarak gösterilmemiştir ve Mu kıtası bir efsane olarak kalmıştır.</p>
<img src="http://www.teknik-bilim.com/?ak_action=api_record_view&id=46&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.teknik-bilim.com/mu-kitasi-efsanesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
