<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Bilim Teknik Teknoloji &#187; İcat ve Buluşlar</title>
	<atom:link href="http://www.teknik-bilim.com/category/icat-ve-buluslar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.teknik-bilim.com</link>
	<description>Bilim teknik, teknoloji haberleri, tarihi olaylar, bilimsel olaylar, merak edilen bilimsel gerçekler...</description>
	<lastBuildDate>Sun, 30 May 2010 10:26:38 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<xhtml:meta xmlns:xhtml="http://www.w3.org/1999/xhtml" name="robots" content="noindex" />
		<item>
		<title>Sıcak Hava Balonun Çalışma Prensibi</title>
		<link>http://www.teknik-bilim.com/sicak-hava-balonun-calisma-prensibi/</link>
		<comments>http://www.teknik-bilim.com/sicak-hava-balonun-calisma-prensibi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 05 Dec 2009 13:05:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kaGan10</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilim Teknik]]></category>
		<category><![CDATA[İcat ve Buluşlar]]></category>
		<category><![CDATA[balonun çalışma prensibi]]></category>
		<category><![CDATA[balonun icadı]]></category>
		<category><![CDATA[icat ve keşifler]]></category>
		<category><![CDATA[Montogolfier Kardeşler]]></category>
		<category><![CDATA[sıcak hava balonu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.teknik-bilim.com/?p=532</guid>
		<description><![CDATA[Balonun icadı, sıcak hava balonun çalışma prensibi, balonu kim icat etmiştir, sıcak hava balonunun keşfi&#8230;

Uçmayı başaran ilk araçlar uçaklar değil. Bugün bunu hepimiz biliyoruz. Bir cismin havaya yükselebilmesi için havadan daha hafif olması gerektiği ve sıcak havanın da soğuk havadan daha hafif olduğu düşüncesinden yola çıkarak balonu bulanlar, Fransız Etienne ve Joseph Montogolfier Kardeşler oldu. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong><img class="alignleft size-full wp-image-533" style="border: 2px solid black; margin-left: 10px; margin-right: 10px;" src="http://www.teknik-bilim.com/wp-content/uploads/2009/12/sicak-hava-balonu.jpg" alt="sicak-hava-balonu" width="198" height="271" />Balonun icadı, sıcak hava balonun çalışma prensibi, balonu kim icat etmiştir, sıcak hava balonunun keşfi&#8230;<br />
</strong></em></p>
<p>Uçmayı başaran ilk araçlar uçaklar değil. Bugün bunu hepimiz biliyoruz. Bir cismin havaya yükselebilmesi için havadan daha hafif olması gerektiği ve sıcak havanın da soğuk havadan daha hafif olduğu düşüncesinden yola çıkarak balonu bulanlar, Fransız Etienne ve Joseph Montogolfier Kardeşler oldu. Montgolfier Kardeşler, ipek bir balonu sıcak havayla doldurdular, sonra bunu serbest bıraktıklarında balonun yükseldiğini gördüler. Bununla ilgili birçok deneyler yaptılar. 5 Haziran 1783′te de ilk sıcak hava balonunu uçurmayı başardılar. Bu balon, insanın uçurduğu ilk araçtı ve 2,5 km yol almıştı.</p>
<p>Balonların yönlendirilmesi kolay değil. Bu nedenle havacılık tarihinde yerlerini zaman içinde uçaklara bıraktılar. Bugün de balonla uçmanın güçlüklerinden biri, balona yön vermek. Ayrıca, bir sıcak hava balonu rüzgarın hızına bağlı olarak uçar. Bununla birlikte uçmanın en basit yöntemlerinden biridir.</p>
<p>Sıcak hava balonlarının çalışması çok basit bir ilkeye dayanıyor: Sıcak hava ısınınca yükselir. Günümüzde ki balonlar bu basit ilkeye göre tasarlanıyor. Balon ana gövdesini oluşturan ve yanmaz kumaşlardan yapılan kısmın içi sıcak havayla dolduruluyor. Balonun ana gövdesinin altında, yolcuların ve havayı ısıtmaya yarayan yakıtın yer aldığı bir sepet bulunuyor. Gövdenin tepesinde yer alan ve paraşüt valfı olarak adlandırılan bir delikle, balonun içindeki hava kontrol edilebiliyor. Yolcu sepetinin üzerinde bulunan havayı ısıtan mekanizmanın ateşleyici bölümü ve deliği açıp kapatmaya yarayan ipler yardımıyla, balonun alçalıp yükselmesi sağlanıyor. Balonun yükselmesi istendiğinde, ateşleyiciyi çalıştıran Nevsehir&#8217;de-balon-kazasi -1-t0dip çekiliyor ve ateş balonun gövdesindeki havayı ısıtarak yükselmesine neden oluyor. Eğer balonun alçalması istenirse, tepedeki deliği kontrol eden ip yardımıyla delik açılıyor ve sıcak havanın balonun tepesinden uçup gitmesine izin veriliyor. Gövdesindeki hava soğuyunca balon yeniden alçalmaya başlıyor. Balon yalnızca aşağı ve yukarı doğru hareket edebiliyorsa bir balon nasıl ilerliyor diye sorabilirsiniz. Bu sorunun yanıtı rüzgarda gizli. Balona yön veren şey, rüzgar. Atmosferin farklı yüksekliklerinde rüzgarlar farklı yönlere eserler. Balonu yönlendiren kişi alçalarak ya da yükselerek gitmek istediği yöne doğru esen bir rüzgar yakalamaya çalışır. Çok usta balon pilotları bile sıcak hava balonlarını tam anlamıyla kontrol edemez. Kimi zaman rüzgarlar istenmeyen yönden esebilir. Bu nedenle genelde ekipten birinin balonu yerden bir otomobille izlemesi ve nereye indiğini kontrol etmesi daha güvenli olur. Bunun yanında uçuştan önce hava durumunun kontrol edilerek ve rüzgarların yönlerinin saptanması ve esiş hızlarının ölçülmesi de gerekir.</p>
<p>Sıcak hava balonları geçmişte keşif, gözetleme ve askeri görevlere hizmet etmişt. Günümüzdeyse daha çok turistik amaçlarla kullanılıyor. Havada huzurlu ve sakin bir uçuş yapmak için, çevre güzelliklerinin tadına varmak isteyenler için, balonlar çok uygun. Ülkemizde Antalya ya da Kapadokya gibi turistik bölgelerde balon gezileri sıkça yapılıyor.</p>
<h5>kaynak: bilgiustam.com</h5>
<img src="http://www.teknik-bilim.com/?ak_action=api_record_view&id=532&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.teknik-bilim.com/sicak-hava-balonun-calisma-prensibi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Jet Motorlu Otomobil 2011&#8242;de Denenecek</title>
		<link>http://www.teknik-bilim.com/jet-motorlu-otomobil-2011de-denenecek/</link>
		<comments>http://www.teknik-bilim.com/jet-motorlu-otomobil-2011de-denenecek/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Nov 2009 14:15:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilim Teknik]]></category>
		<category><![CDATA[Otomobil Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[İcat ve Buluşlar]]></category>
		<category><![CDATA[jet]]></category>
		<category><![CDATA[jet motorlu araba]]></category>
		<category><![CDATA[jet motoru]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.teknik-bilim.com/?p=510</guid>
		<description><![CDATA[Jet Motorlu Otomobil 2011&#8242;de Denenecek, Jet Motorlu arabanın tasarımı tamamlandı, Saatte 1610 km hız yapabilecek olan jet motorlu otomobil 2011&#8242;de deneniyor.
Dünya karada hız rekorunu kırması beklenen jet motorlu otomobil 2011&#8242;de denenecek.
Yerde hız rekorunu kırmak isteyen İngiliz mühendis ekibi, saatte 1,610 kilometre hıza ulaşabileceğini söyledikleri aracın nihai tasarımını tamamladı.
Bloodhound adındaki araçta bulunan iki güç ünitesinde değişikliğe [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong><img class="alignleft size-full wp-image-511" style="border: 2px solid black; margin-left: 10px; margin-right: 10px;" title="jet-motorlu-araba" src="http://www.teknik-bilim.com/wp-content/uploads/2009/11/jet-motorlu-araba.jpg" alt="jet-motorlu-araba" width="228" height="189" />Jet Motorlu Otomobil 2011&#8242;de Denenecek, Jet Motorlu arabanın tasarımı tamamlandı, Saatte 1610 km hız yapabilecek olan jet motorlu otomobil 2011&#8242;de deneniyor.</strong></em></p>
<p>Dünya karada hız rekorunu kırması beklenen jet motorlu otomobil 2011&#8242;de denenecek.</p>
<p>Yerde hız rekorunu kırmak isteyen İngiliz mühendis ekibi, saatte 1,610 kilometre hıza ulaşabileceğini söyledikleri aracın nihai tasarımını tamamladı.</p>
<p>Bloodhound adındaki araçta bulunan iki güç ünitesinde değişikliğe giden ekip, hibrit bir roketin üzerine bir de Eurofighter jet motoru takmaya karar verdi.</p>
<p>Aracın 2011’de Güney Afrika’daki Hakskeen Platosu’nda ilk kez denenmesi planlanıyor. Bu alanda rekor, 1997 yılında 1228 km/s hız yapan jet motoru destekli Thrust SSC’ye ait.</p>
<p>Tasarımı tamamlanan Bloodhound’un demo animasyonunu izlemek için yandaki video penceresine tıklayınız.</p>
<img src="http://www.teknik-bilim.com/?ak_action=api_record_view&id=510&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.teknik-bilim.com/jet-motorlu-otomobil-2011de-denenecek/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İşte Dünyanın En Küçük Yazıcısı</title>
		<link>http://www.teknik-bilim.com/iste-dunyanin-en-kucuk-yazicisi/</link>
		<comments>http://www.teknik-bilim.com/iste-dunyanin-en-kucuk-yazicisi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Nov 2009 13:47:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilim Teknik]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[İcat ve Buluşlar]]></category>
		<category><![CDATA[minyatür yazıcı]]></category>
		<category><![CDATA[printer]]></category>
		<category><![CDATA[prntdreams]]></category>
		<category><![CDATA[yazıcı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.teknik-bilim.com/?p=494</guid>
		<description><![CDATA[Dünyanın en küçük yazıcısı. 
Genellikle heybetli görünümüyle bilinen yazıcıları bir tarafa bırakın. PrntDreams isimli bir firmanın geliştirdiği cihaz, dünyanın en küçük yazıcısı olma iddiasını taşıyor.
350 gramlık ağırlığı ve nispeten ufak ebatlarıyla ceplerde rahatça taşınabilen PrintBrush&#8217;un çalışma mantığı ise şöyle: USB veya bluetooth teknolojilerinden faydalanarak bilgisayarlarla bağlantı kuran PrintBrush, aldığı resim veya dokümanları kağıt üzerine aktarıyor. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong><img class="alignleft size-full wp-image-495" title="en-kucuk-yazici" src="http://www.teknik-bilim.com/wp-content/uploads/2009/11/en-kucuk-yazici.jpg" alt="en-kucuk-yazici" width="254" height="211" />Dünyanın en küçük yazıcısı. </strong></em></p>
<p>Genellikle heybetli görünümüyle bilinen yazıcıları bir tarafa bırakın. PrntDreams isimli bir firmanın geliştirdiği cihaz, dünyanın en küçük yazıcısı olma iddiasını taşıyor.</p>
<p>350 gramlık ağırlığı ve nispeten ufak ebatlarıyla ceplerde rahatça taşınabilen PrintBrush&#8217;un çalışma mantığı ise şöyle: USB veya bluetooth teknolojilerinden faydalanarak bilgisayarlarla bağlantı kuran PrintBrush, aldığı resim veya dokümanları kağıt üzerine aktarıyor. Siyah/beyaz çıktı alabilen ve kağıdın üzerinde gezdirilmesi suretiyle normal yazıcılarda kullanılamayan defter, zarf ve ufak kağıtların üzerine 600dpi çözünürlükte baskı uygulayabilen PrintBrush, hemen her yüzeyi de destekliyor.</p>
<p>Ürünün ne zaman satışa sunulacağı ise henüz bilinmiyor.</p>
<img src="http://www.teknik-bilim.com/?ak_action=api_record_view&id=494&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.teknik-bilim.com/iste-dunyanin-en-kucuk-yazicisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yenilenebilir Enerji Kaynaklarından Hidrojen Enerjisi</title>
		<link>http://www.teknik-bilim.com/yenilenebilir-enerji-kaynaklarindan-hidrojen-enerjisi/</link>
		<comments>http://www.teknik-bilim.com/yenilenebilir-enerji-kaynaklarindan-hidrojen-enerjisi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 18 Nov 2009 13:01:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilim Teknik]]></category>
		<category><![CDATA[Otomobil Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Yenilenebilir Enerji Kaynakları]]></category>
		<category><![CDATA[İcat ve Buluşlar]]></category>
		<category><![CDATA[alternatif enerji]]></category>
		<category><![CDATA[alternatif yakıt]]></category>
		<category><![CDATA[hidrojen]]></category>
		<category><![CDATA[Hidrojen Enerjisi]]></category>
		<category><![CDATA[hidrojen istasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[hidrojenin faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[içten yanmalı motorlarda hidrojen kullanımı]]></category>
		<category><![CDATA[otomobillerde hidrojen kullanımı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.teknik-bilim.com/?p=449</guid>
		<description><![CDATA[Yenilenebilir enerji kaynaklarından hidrojen enerjisi, hidrojen enerjisinin avantajları ve dezajantajları, neden hidrojen enerjisi kullanılmalı? hidrojen enerjisi petrole alternatif olabilir mi? Hidrojen enerjisiyle çalışan otomobiller&#8230;
Neden farklı bir yakıt?
Çağımızın en büyük tehditlerinden olan küresel ısınma ve fosil yakıt rezervlerinin hızlıca tükenmesi ve bunlara paralel olarak durmak bilmeyen akaryakıt zamları bilim adamlarını mevcut enerji kaynaklarına alternatif olabilecek yakıtları [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em>Yenilenebilir enerji kaynaklarından hidrojen enerjisi, hidrojen enerjisinin avantajları ve dezajantajları, neden hidrojen enerjisi kullanılmalı? hidrojen enerjisi petrole alternatif olabilir mi? Hidrojen enerjisiyle çalışan otomobiller&#8230;</em></strong></p>
<p><strong>Neden farklı bir yakıt?</strong></p>
<p>Çağımızın en büyük tehditlerinden olan küresel ısınma ve fosil yakıt rezervlerinin hızlıca tükenmesi ve bunlara paralel olarak durmak bilmeyen akaryakıt zamları bilim adamlarını mevcut enerji kaynaklarına alternatif olabilecek yakıtları araştırmaya yöneltmiştir. Bu yapılan araştırmalar ise yenilenebilme özelliğine sahip, temiz ve doğada bol miktarda bulunan yeni alternatif enerji kaynaklarının kullanım alanlarının yaygınlaşmasını sağlamıştır.</p>
<p><strong><em><img class="alignleft size-full wp-image-450" style="margin-left: 10px; margin-right: 10px;" title="yakit-pili" src="http://www.teknik-bilim.com/wp-content/uploads/2009/11/yakit-pili.gif" alt="yakit-pili" width="259" height="233" /></em></strong>Yenilenebilir enerji kaynaklarından olan Hidrojen enerjisi, Güneş enerjisi, Rüzgâr enerjisi, Jeotermal enerji ve Biyoyakıtlar her biri farklı kullanım alanlarında yer edinerek temiz bir gelecek için zemin oluşturmaktadırlar.</p>
<p>Otomobillerde benzin yerine Hidrojen gazının kullanılması fikri ise 1970’li yıllarda dünyaca ünlü bir Türk bilim adamımız tarafından ortaya atılmıştır. Uluslararası Hidrojen Enerjisi Teknolojileri Merkezi’ni (ICHET) kuran Prof. Dr. Nejat VEZİROĞLU, o yıllarda yaşanan “petrol krizi” sonrası Hidrojen enerjisinin kullanımını öne sürmüş ve bunu bir dava bilerek yıllarca mücadele vermiştir. Hidrojen enerjisi denilince akla ilk gelen isim olan Dr. Veziroğlu, bu kaynağın başta otomobiller olmak üzere gemiler, uçaklar, uzay gemileri, keşif balonları,  trenler ve otobüsler gibi taşıtlarda da kullanılabileceği konusunda araştırmalar yapmış ve bu konuda birçok makale yayınlamıştır.</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-451" title="yakit-pili" src="http://www.teknik-bilim.com/wp-content/uploads/2009/11/yakit-pili.jpg" alt="yakit-pili" width="462" height="279" /></p>
<p><strong>Hidrojenin motorlarda yakıt olarak kullanılması</strong></p>
<p>Hidrojen, petrol kökenli motor yakıtlarına oranla birçok önemli avantaja sahip bulunmaktadır. Bunlar:</p>
<p>-   Yüksek alev hızı ve tutuşma yeteneği,</p>
<p>-   Düşük ateşleme enerjisi gerektirmesi,</p>
<p>-  Geniş tutuşma ve yanma sınırları,</p>
<p>-  Yüksek ısıl değer ve termik verim,</p>
<p>-   Kirletici egsoz gazı emisyonlarının azlığı,</p>
<p>-  Sahip olduğu yüksek oktan sayısı nedeni ile vuruntuya karşı dirençli olması,</p>
<p>-  Benzin ve dizel ile birlikte çeşitli karışım oranlarında çift yakıtlı motor olarak çalışabilme olanağına sahip olması,</p>
<p>Bunlar gibi avantajlar geçiş döneminde mevcut motorlarda önemli değişiklikler yapılmadan hidrojen kullanımını olanaklı kılacaktır.</p>
<p><strong><img class="alignleft size-full wp-image-452" title="hidrojen-dolum-istasyonu" src="http://www.teknik-bilim.com/wp-content/uploads/2009/11/hidrojen-dolum-istasyonu.jpg" alt="hidrojen-dolum-istasyonu" width="298" height="219" />Neden Hidrojen?</strong></p>
<p>Renksiz, kokusuz, tatsız ve saydam bir yapıya sahip olan hidrojen doğadaki en hafif kimyasal elementtir. Aynı hacimdeki hava ile kıyas edildiğinde gaz halinde bulunan hidrojen yaklaşık 15 kez daha hafiftir. Hidrojenin yakıt olarak kullanılmasında yarar sağlayacak en önemli özelliklerden birisi, hidrojenin çok fakir karışımlardan, çok zengin karışımlara kadar uzanan geniş hava-yakıt karışım oranı aralığı içerisinde tutuşabilir olmasıdır. Hidrojen hava karışımlarını ateşlemek için gerekli minimum enerji miktarı da diğer yakıtlara oranla daha düşüktür.</p>
<p>Hidrojenin depolanmasına ilişkin oluşan problemlerin başında, gaz halindeki hidrojenin kâğıt, kumaş, kauçuk gibi malzemelerden, platin, demir, çelik gibi bazı metallerden difüzyon yolu ile geçebilmesidir.</p>
<p>Bütün bu faktörlerin bütününe birden baktığımız takdirde Hidrojen enerjisinin ülke geleceğimiz adına taşıdığı önemi rahatlıkla görebilmekteyiz. Enerjide dışa bağımlılığın önüne geçilebilmesi adına yerli ve yeni yakıt teknolojileri geliştirmemiz ve bu alanda yapılan çalışmaları desteklememiz gerekmektedir. Unutulmaması gerekir ki yalnızca yasal düzenlemelerle ülkemizin bu teknolojilerde söz hakkı sahibi olması mümkün değildir. Bu nedenle toplumun her kademesinde bulunan bireylerine özelikle iş adamlarına önemli sorumluluklar düşmektedir.</p>
<h5>kaynak: bilgiustam.com</h5>
<img src="http://www.teknik-bilim.com/?ak_action=api_record_view&id=449&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.teknik-bilim.com/yenilenebilir-enerji-kaynaklarindan-hidrojen-enerjisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Pervanesiz Vantilatör İcat Etti</title>
		<link>http://www.teknik-bilim.com/pervanesiz-vantilator-icat-etti/</link>
		<comments>http://www.teknik-bilim.com/pervanesiz-vantilator-icat-etti/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 15 Oct 2009 18:34:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilim Teknik]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[İcat ve Buluşlar]]></category>
		<category><![CDATA[hava akımı]]></category>
		<category><![CDATA[mucit]]></category>
		<category><![CDATA[pervane]]></category>
		<category><![CDATA[vantilatör]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.teknik-bilim.com/?p=357</guid>
		<description><![CDATA[Pervanesiz Vantilatör Olur mu demeyin. İngiliz mucit pervanesiz bir vantilatör icat etti&#8230;
İngiliz mucit James Dyson&#8217;dan ilginç bir icat; pervanesi olmayan vantilatör!
Daha önce torbasız elektrik süpürgesi ve havlusuz el kurutma makinesi gibi makineler yaratan James Dyson, şimdi de pervanesi olmayan vantilatörle yine farklı bir tasarımın müjdesini veriyor.
Pervaneleri olmadan da tıpkı diğer vantilatörler gibi güçlü ve soğutucu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong><img class="alignleft size-full wp-image-358" style="border: 2px solid black; margin-left: 10px; margin-right: 10px;" title="pervanesiz-vantilator" src="http://www.teknik-bilim.com/wp-content/uploads/2009/10/pervanesiz-vantilator.jpg" alt="pervanesiz-vantilator" width="267" height="221" />Pervanesiz Vantilatör Olur mu demeyin. İngiliz mucit pervanesiz bir vantilatör icat etti&#8230;</strong></em></p>
<p>İngiliz mucit James Dyson&#8217;dan ilginç bir icat; pervanesi olmayan vantilatör!</p>
<p>Daha önce torbasız elektrik süpürgesi ve havlusuz el kurutma makinesi gibi makineler yaratan James Dyson, şimdi de pervanesi olmayan vantilatörle yine farklı bir tasarımın müjdesini veriyor.</p>
<p>Pervaneleri olmadan da tıpkı diğer vantilatörler gibi güçlü ve soğutucu etki yaratabilen bu icat, tbilim kurgu filmlerinden çıkmış gibi. Dyson, tasarımına &#8216;hava çoğaltıcı&#8217; ismini vermiş.</p>
<p>Kanatları olmadan pervane peki nasıl çalışıyor?<br />
Aslında gizli kanatları var ancak bunlar cihazın iç kısmında saklı. Hava çoğaltıcı, çevresindeki havayı önce haznesine çekiyor.</p>
<p>Pervaneler yerine hava akımı teknolojisindeki gelişmeler kullanılarak tasarlanan alet, yarattılan hava akımının gücünü 15 katına çıkarıyor ve çoğaltılan havayı dairesel bölümden dışarı üflüyor. Yaratıcısı, bu vantilatörden çıkan hava akımının, normal fanlar tarafından üretilenden daha yumuşak ve ferahlatıcı olduğunu söylüyor.</p>
<img src="http://www.teknik-bilim.com/?ak_action=api_record_view&id=357&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.teknik-bilim.com/pervanesiz-vantilator-icat-etti/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Leonardo da Vinci Hayatı ve Buluşları, Leonardo da Vinci Kimdir?</title>
		<link>http://www.teknik-bilim.com/leonardo-da-vinci-hayati-ve-buluslari-leonardo-da-vinci-kimdir/</link>
		<comments>http://www.teknik-bilim.com/leonardo-da-vinci-hayati-ve-buluslari-leonardo-da-vinci-kimdir/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 15 Oct 2009 18:20:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilim Adamları]]></category>
		<category><![CDATA[İcat ve Buluşlar]]></category>
		<category><![CDATA[helikopterin icadı]]></category>
		<category><![CDATA[keşif]]></category>
		<category><![CDATA[Leonardo da Vinci]]></category>
		<category><![CDATA[mona lisa]]></category>
		<category><![CDATA[resim]]></category>
		<category><![CDATA[ressam]]></category>
		<category><![CDATA[rönesans]]></category>
		<category><![CDATA[son yemek]]></category>
		<category><![CDATA[tablo]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.teknik-bilim.com/?p=353</guid>
		<description><![CDATA[Leonardo da Vinci Hayatı ve Buluşları, Leonardo da Vinci Kimdir? Leonardo da Vinci&#8217;nin Eserleri ve buluşları Nelerdir?
1452- 1519 yılları arasında yaşamış eşsiz ressam ve filozof, yaşadığı dönemin en büyük mucit ve deneyci bilimadamıdır. Leonardo da Vinci Rönesans&#8217;ın simgesidir.
&#8221; Mona Lisa&#8221; ve &#8221; Son Yemek&#8221; tablolarının yaratıcısı Leonardo&#8217;nun sanat dünyasındaki yüce konumu hemen herkesçe bilinen bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong><img class="alignleft size-full wp-image-354" style="border: 2px solid black; margin-left: 10px; margin-right: 10px;" title="leonardo-da-vinci" src="http://www.teknik-bilim.com/wp-content/uploads/2009/10/leonardo-da-vinci.jpg" alt="leonardo-da-vinci" width="234" height="276" />Leonardo da Vinci Hayatı ve Buluşları, Leonardo da Vinci Kimdir? Leonardo da Vinci&#8217;nin Eserleri ve buluşları Nelerdir?</strong></em></p>
<p>1452- 1519 yılları arasında yaşamış eşsiz ressam ve filozof, yaşadığı dönemin en büyük mucit ve deneyci bilimadamıdır. Leonardo da Vinci Rönesans&#8217;ın simgesidir.</p>
<p>&#8221; Mona Lisa&#8221; ve &#8221; Son Yemek&#8221; tablolarının yaratıcısı Leonardo&#8217;nun sanat dünyasındaki yüce konumu hemen herkesçe bilinen bir gerçek. Ama bilimadamlığı kimliği için aynı şey söylenemez. Bir kez, yüzyılımıza gelinceye dek bu kimlik sanatçı kişiliğinin gölgesinde ya gözden kaçmış, ya da, önemsenmediği için unutulmuştur. Sonra, bu unutulmuşlukta Leonardo&#8217;nun kendi sıra dışı tutumunun da payı vardır.</p>
<p>Bilimsel çalışmalarını yayımlamaktan özenle kaçındığı gibi, tuttuğu notları düpedüz okumaya elvermeyen kendine özgü bir yöntemle kaleme almıştı (400 yıl mahzende kalan, çizimleriyle birlikte yaklaşık 5000 sayfa tutan bu notlar sağdan sola doğru yazıldığı için ancak aynada yansıtılarak okunabilmiştir).</p>
<p>Leonardo, yaşam boyu biriken gözlemsel bulgularını; botanik, jeoloji, coğrafya, anatomi ve fizyoloji alanlarındaki inceleme sonuçlarını; mimarlık, şehir planlama, su ve kanalizasyon projelerini; savaş teknolojisine ilişkin buluş ve icatlarım bu notlarda saklı tutmuştu. Notların yüzyılımızın başında gün ışığına çıkarılmasıyla dev sanatçının aynı zamanda, ilgi alanı son derece geniş büyük bir bilimadamı olduğu kesinlik kazanır. Notlar sonraki yüzyıllarda ortaya çıkan bilimsel buluş ve atılımların pek çoğunun ipuçlarını içermekteydi.</p>
<p>Leonardo mesleğinde cerbezeliğiyle tanınan hukukçu bir baba ile köylü bir hizmetçi kızın evlilik dışı çocuğu olarak dünyaya gelmişti. Doğar doğmaz dede evine uzaklaştırılan bebek anasını hiç görmemenin acısıyla büyür. Babasının ilk yıllardan başlayarak eğitimiyle yakından ilgilenmesi çocuk için belki de tek teselli kaynağı olur. Okul yıllarında en çok matematik problemlerini çözmede gösterdiği üstün yetenekle dikkatleri çeken çocuk, bir yandan da yaptığı güzel resimlerle çevresinden hayranlık topluyordu.</p>
<p>Onaltı yaşına geldiğinde dönemin tanınmış artisti Andrea del Verrochio&#8217;nun yanma çırak olarak girer. Ustasının gözetiminde coşkuyla işe koyulan delikanlı çok geçmeden ağaç, mermer, kil ve metal işlemede büyük beceri kazanır. Olağanüstü yeteneklerini gören usta çırağının Latin ve Grek klasikleriyle felsefe, matematik ve anatomi üzerinde öğrenimini sürdürmesine yardımcı olur. Öyle çok boyutlu bir öğrenim, Verrochio&#8217;ya göre, gerçek bir sanatçı için vazgeçilmez bir gereksinimdi.</p>
<p>Çıraklık dönemini yirmialtı yaşında noktalayan Leonardo başvurusu üzerine Artistler Loncası&#8217;na kabul edilir. Artık, kendi yönünü çizme, geleceğini kurma özgürlüğüne kavuşmuş demekti. Büyüleyici resim ve yontularının yanı sıra ortaya koyduğu mühendislik projeleriyle Dük&#8217;lerin ilgisini kazanan genç adam, yaşamını sırasıyla Floransa, Milano, Roma saraylarında sürdürme olanağı bulur; son üç yılını ise Fransa&#8217;da Kral Francois I&#8217;in koruyuculuğunda geçirir.</p>
<p>Leonardo çok yönlü etkinlikler içinde sürekli uğraş veren bir kişiydi, ancak yeterince dirençli değildi. Çoğu kez, coşkuyla üstlendiği bir çalışmayı bitirmeden, daha çekici bulduğu başka bir işe yönelir, yeni serüvenler arkasında koşardı. Asıl tutkusu sanattı kuşkusuz. Sanat dışı çalışmalarında özellikle esemenli ve dağınıktı. Projelerinin pek çoğu kağıt üzerinde kalmış, ya da, tam sonuçlandırılmadan bir kenara itilmişti.</p>
<p>Projeleri arasında çok önemsediği, deneysel olarak gerçekleştirmeye çalıştığı uçak, helikopter, paraşüt türünden araçlar, çeşitli silah modelleri vardı. Anatomi konusundaki incelemeleri hiç kuşkusuz dönemin en değerli bilimsel çalışması diye nitelenebilir. Hayvan ve insan cesetleri üzerindeki teşrih çalışmaları, sayısı 750&#8242;yi bulan ayrıntılı çizimleri ona anatomi tarihinde üstün bir yer sağlamıştır.</p>
<p>Fizyolojinin gelişmesine yaptığı katkıları arasında en başta kanın işlev ve devinimine ilişkin çalışması gelir. Kalbin kaslarını ayrıntılarıyla incelediği özellikle kapakçıkların işlevini iyi kavradığı çizimlerinden anlaşılmaktadır. Kanın tüm organizmaya yayılarak doku ve organları nasıl beslediğini, çökeltileri nasıl temizlediğini açıklamaya çalışır. Organizmadaki kan devinimini suyun doğadaki devinimine benzetir: Bulutlardan yağışla inen su deniz ve göllerde toplanır, sonra buharlaşarak yeniden bulutları oluşturur. Bu benzetişte, Harvey&#8217;in 100 yıl sonra olgusal olarak doğruladığı &#8220;kan dolaşımı&#8221; hipotezini bulabiliriz.</p>
<p>Astronomiye gelince, Leonardo&#8217;nun bu alanda Kopernik&#8217;i öncelediği söylenebilir. Kilisenin o sıra gösterdiği hoş görüden de yararlanarak, yerkürenin güneş çevresinde bir gezegen olduğunu ileri sürebilmişti. Oysa yerleşik öğretiye göre dünyamız evrenin merkezinde sabitti. Göksel nesneler ise kutsal nitelikleriyle apayrı bir ortamda devinmekteydiler.</p>
<p>Leonardo&#8217;nun fizikte, özellikle mekanik dalında, ulaştığı bazı sonuçlarla Galileo ile Newton&#8217;u da öncelediği bilinmektedir. &#8220;Canlılar dışında algıladığımız hiç bir nesne kendiliğinden devinime geçmez,&#8221; diyen Leonardo, &#8220;her nesnenin devindiği yönde ağırlığı olduğunu, serbest düşen bir cismin düşmede geçen zamanla orantılı olarak ivme kazandığını&#8221; ileri sürmekle de kalmaz; daha ileri giderek, egemen Aristoteles öğrentisinin tam tersine, kuvveti devinimin değil, hız veya yön değiştirmenin nedeni olarak gösterir. Bu savın daha sonra mekaniğin devinim yasalarından biri olarak dile getirildiğini biliyoruz.</p>
<p>Aristoteles&#8217;in öğretilerine uzak duran Leonardo&#8217;nun Arşimet&#8217;e çok yakın ilgi göstermesi ilginçtir. Arşimet&#8217;in yapıtları o sıra henüz basılmamıştı. Ellerde dolaşan bir kaç el yazması kopya da, okunur gibi değildi. Bu kaynakları çok önemseyen Leonardo&#8217;nun okunaklı iyi nüsha elde etmek için başvurmadığı kimse, çalmadığı kapı kalmaz. Amacı: klasik çağın öncü bilimadamının kaldıraç ve hidrostatik konularındaki buluşlarını bilim dünyasına tanıtmak, &#8220;Arşimet&#8221; adını layık olduğu yere yükseltmekti.</p>
<p>Su ve havada dalgasal devinim, ses oluşumu vb. olgularla da ilgilenen Leonardo, ışığın da dalgasal nitelikte devinme olasılığından söz etmişti. Onun ilginç bir gözlemi de, yarım ay&#8217;ın karanlık bölümünün belirsiz de olsa görünmesine ilişkindir. &#8220;Eski ay, yeni ay&#8217;ın kucağında&#8221; diye betimlediği bu olayı, dünyamızın yansıttığı ışıkla açıklar.</p>
<p>Leonardo&#8217;ya jeolojinin öncüsü gözüyle de bakılabilir. Dağ yamaçlarında topladığı fosillerin bir bölümünün deniz yaratıklarına ait olduğunu söyler; yerküre kabuğunun zamanla değişikliklere uğradığı, yeni tepe ve vadilerin oluştuğu gibi noktalara değinir. Üstelik bu tür oluşumların salt doğal nedenlere bağlı olduğunu vurgulamaktan da geri kalmaz.</p>
<p>Simya, astroloji ve büyü türünden uygalamaları aldatmaca bulduğunu açıkça söyleyen Leonardo, doğayı neden-sonuç ilişkisi içinde düzenli, nesnel bir gerçeklik olarak algılıyordu. Dinsel inançlara saygılıydı, ama onun için bilim teolojik baskıdan uzak, özgür bir arayış olduğu ölçüde amacına ulaşabilirdi. Leonardo&#8217;nun bilimsel yöntem anlayışı neredeyse çağdaş anlayışla eşdeğer düzeydedir. Bu anlayışta &#8220;olgusal veri &#8211; açıklayıcı kuram etkileşimi&#8221; temel öğedir.</p>
<p>Leonardo&#8217;nun sezgisel de olsa bunun ayırdında olması oldukça şaşırtıcı; çünkü, bu noktanın açıklık kazanması çağımız bilim felsefesini beklemiştir. Leonardo bilimde deney gibi matematiğin de önemini kavrayan bir düşünürdü. Ona göre insanoğlu sürgit kesinlik arayışı içinde olmuştur. Ancak, kesinlik görecelidir; olduğu kadarıyla, doğal bilimlerde değil, soyut zihinsel kavramlarla sınırlı kalan matematikte bulunabilirdi. İşe gözlemle başlayan bilimadamı ise, ulaştığı açıklamaları gözlem ya da deneye başvurarak doğrulamakla yetinmeliydi.</p>
<p>Vurguladığı bir nokta da, teori ile uygulamanın elele gitmesi gereğiydi: Uygulamaya elvermeyen teoriyi anlamsız, teoriye dayanmayan uygulamayı kısır sayıyordu. Doğaya tüm saplantılardan arınmış bir kafayla, bir çocuğun her şeyi kucaklayan açık yüreğiyle yaklaşmayı öğütlüyordu.</p>
<p>Onun gözünde sanat, felsefe ve bilim kültürün bütünlüğünde birleşen, etkileşim içinde gelişen çalışmalardı. Sanatı salt yaratıcı imgelemin, felsefeyi soyut düşüncenin, bilimi deneyin ürünü sayıp birbirinden ayrı tutmak yanlıştı. Leonardo değişik ölçülerde de olsa hepsinde yaratıcı imgelemin, soyut düşüncenin ve olgusal deneyimin payı var demekteydi.</p>
<p>Tüm ilgi alanlarında evrensel bir deha, yetkin bir örnek sergileyen Leonardo, son günlerinde, zengin yaşam öyküsünü basit bir tümcede dile getirmişti: &#8220;Nasıl yaşamam gerektiğini anlamaya başladığımda, nasıl ölmekte olduğumu gördüm. &#8221;</p>
<p>Öldüğünde 67 yaşındaydı, ama bedensel olarak tükenmişti. Güçlü bir beynin amansız sürükleyişi içinde, durmadan bulmak ve yaratmak savaşımı veren bu insanın yaşamı acı dolu güzelliğiyle gerçek bir dramdı.</p>
<img src="http://www.teknik-bilim.com/?ak_action=api_record_view&id=353&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.teknik-bilim.com/leonardo-da-vinci-hayati-ve-buluslari-leonardo-da-vinci-kimdir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Galileo Galilei (Galile) Hayatı ve Buluşları</title>
		<link>http://www.teknik-bilim.com/galileo-galilei-galile-hayati-ve-buluslari/</link>
		<comments>http://www.teknik-bilim.com/galileo-galilei-galile-hayati-ve-buluslari/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 15 Oct 2009 18:12:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Astronomi ve Uzay Bilimleri]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim Adamları]]></category>
		<category><![CDATA[İcat ve Buluşlar]]></category>
		<category><![CDATA[Galile]]></category>
		<category><![CDATA[Galile'nin Hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[Galileo Galilei]]></category>
		<category><![CDATA[keşif]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.teknik-bilim.com/?p=348</guid>
		<description><![CDATA[Galileo Galilei (Galile) Hayatı ve Buluşları, Galileo Galilei (Galile) Kimdir? Galileo Galilei (Galile) Neyi keşfetmiştir?
1564&#8242;te İtalya&#8217;nın Pisa şehrinde doğdu. Dönemi*nin tanınmış müzikçilerinden Vincenzo Galile*i&#8217;nin oğlu olan Galileo ilk tahsilini Floransa&#8217;da yaptı. 1581&#8242;de Pisa Üniversitesi&#8217;nde tıp tahsiline başladı. Ancak parasızlıktan okulu terk etti. 1583&#8242;ten itibaren matematiğe ilgi duyan Galileo bu konudaki çalışmaları sayesinde 1589&#8242;da Pisa&#8217;da profesörlük [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong><img class="alignleft size-full wp-image-349" style="border: 2px solid black; margin-left: 10px; margin-right: 10px;" title="galile" src="http://www.teknik-bilim.com/wp-content/uploads/2009/10/galile.jpg" alt="galile" width="230" height="283" />Galileo Galilei (Galile) Hayatı ve Buluşları, Galileo Galilei (Galile) Kimdir? Galileo Galilei (Galile) Neyi keşfetmiştir?</strong></em></p>
<p>1564&#8242;te İtalya&#8217;nın Pisa şehrinde doğdu. Dönemi*nin tanınmış müzikçilerinden Vincenzo Galile*i&#8217;nin oğlu olan Galileo ilk tahsilini Floransa&#8217;da yaptı. 1581&#8242;de Pisa Üniversitesi&#8217;nde tıp tahsiline başladı. Ancak parasızlıktan okulu terk etti. 1583&#8242;ten itibaren matematiğe ilgi duyan Galileo bu konudaki çalışmaları sayesinde 1589&#8242;da Pisa&#8217;da profesörlük elde etti.<br />
Sarkacın yüzen cisimlerin ve hareketin Aristo fiziğinden farklı bir düşünceyle matematiksel olarak ele alınması gerektiğine inanan Galileo Pisa Kulesi&#8217;nden ağırlık düşürerek Aristo&#8217;nun yanlışlığını açıkça gösterdi. Bu davranışı yaşlı profesörlerle anlaşmazlığa düşmesine sebep oldu. 1592&#8242;de Pisa&#8217;yı terk ederek Padova Üniversitesi de bir bölüm olan matematik kürsüsüne geldi.<br />
1597&#8242;de pratikte çok faydası olan pusulayı ticari olarak piyasaya arz etti. 1600 senesinden hemen sonra ilkel bir termometre insan kalp atışının ölçümünde kullanılmak üzere bir sarkaç ve 1604&#8242;te serbest düşüşün matematik kanunlarını keşfetti. Ancak düzgün ivmeli hareket kavramı hatalıydı. 1609&#8242;da Hollanda&#8217;da teleskopun bulunduğunu işitti. Ve kendisi daha ileri bir alet yaparak bunu astronomi gözlemlerinde kullandı. 1610&#8242;da Aydaki dağlar yıldız kümeleri ve Samanyolu üzerine ilk tespitlerini yayınladı. Bu arada Jüpiter&#8217;in dört uydusunun varlığını bildirdi. Bu kitabı çok ilgi uyandırdı ve Floransa&#8217;da saray matematikçisi olmasını sağladı. Hemen sonra Venüs gezegeninin Tayyipleri ve Satürn’ün şekli hakkında bilgi verirken astronomideki Ptolemy (Batlamyus) sistemini tartıştı.</p>
<p>1611&#8242;de Roma&#8217;ya gitti ve oradaki Bilim Akademisi&#8217;ne üye seçildi. Floransa&#8217;ya dönüşünde hidrostatik üzerine pek çok profesörün itirazına sebep olan kitabı ile 1613&#8242;te güneş lekeleriKopernik sistemini açık bir şekilde müdafaa etti. Bundan dolayı papazların ağır hücumuna uğradı. 1615&#8242;te bizzat Roma&#8217;ya giderek iddiasını müdafaa etti. Ancak 1616&#8242;da Papa Beşinci Paul tarafından kitaplarını tetkik için bir komisyon kuruldu. Bu komisyon Galileo&#8217;nun kitaplarını yasaklamadı. Sadece Dünya&#8217;nın döndüğü iddiasından vazgeçmesini istedi. üzerine yazdığı eserini yayınladı. Bu eserinde</p>
<p>Galileo bir müddet bilimin pratik yönüne döndü mikroskobu geliştirdi. Ancak 1618&#8242;de üç kuyruklu yıldızın görülmesiyle kiliseyle münakaşaya girdi. Arkadaşının Sekizinci Urban olarak Papa seçilmesinden cesaret alarak yazdığı &#8220;İki Kainat Sistemi Üzerine Konuşmalar&#8221; adlı eserini 1632&#8242;de yayınladı. Ancak kitabı daha önce yapılan uyarılarla çeliştiği söylentilerine rağmen Roma’da mahkemeye çağrıldı. 1633&#8242;te bu kitap yasaklandı ve Kutsal Engizisyon&#8217;ca müebbet hapse mahkum edildi. Cezası kendi evinde göz hapsine çevrildi. Yetmiş yaşında hapsedilen Galileo kör oldu ve 1642 yılında hayatını yitirdi.</p>
<img src="http://www.teknik-bilim.com/?ak_action=api_record_view&id=348&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.teknik-bilim.com/galileo-galilei-galile-hayati-ve-buluslari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Led Lambsının icadı, Led Lambaları nerelerde kullanılır?</title>
		<link>http://www.teknik-bilim.com/led-lambsinin-icadi-led-lambalari-nerelerde-kullanilir/</link>
		<comments>http://www.teknik-bilim.com/led-lambsinin-icadi-led-lambalari-nerelerde-kullanilir/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Oct 2009 17:14:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilim Teknik]]></category>
		<category><![CDATA[Elektrik-Elektronik Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[İcat ve Buluşlar]]></category>
		<category><![CDATA[LED]]></category>
		<category><![CDATA[led lamba]]></category>
		<category><![CDATA[Led Lambaların Tarihçesi]]></category>
		<category><![CDATA[led nedir]]></category>
		<category><![CDATA[ledlerin kullanım alanları]]></category>
		<category><![CDATA[ledlerin tarihçesi]]></category>
		<category><![CDATA[leds]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.teknik-bilim.com/?p=276</guid>
		<description><![CDATA[Led Lambaları, Led Lambsının icadı, Led Lambaları nerelerde kullanılır?
Light Emitting Diode yani “ışık yayan diyot” kavramının kısaltmasıdır. İlk olarak 1907 yılında icat edilmiş ve kullanılmıştır. 1962 yılında ise elektronik ürünlerde kullanılmaya başlanmıştır. 1980-90′lı yıllar ise led tarihinde bir dönüm noktasıdır. Çünkü bu tarihlerde led lambalar yeşil,mavi,beyaz ve sarı olarak çeşitli renklerde üretilmeye başlamıştır ve verimlilikleri [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong><img class="alignleft size-full wp-image-277" style="border: 2px solid black; margin-left: 10px; margin-right: 10px;" title="led-lambasi" src="http://www.teknik-bilim.com/wp-content/uploads/2009/10/led-lambasi.jpg" alt="led-lambasi" width="224" height="223" />Led Lambaları, Led Lambsının icadı, Led Lambaları nerelerde kullanılır?</strong></em></p>
<p>Light Emitting Diode yani “ışık yayan diyot” kavramının kısaltmasıdır. İlk olarak 1907 yılında icat edilmiş ve kullanılmıştır. 1962 yılında ise elektronik ürünlerde kullanılmaya başlanmıştır. 1980-90′lı yıllar ise led tarihinde bir dönüm noktasıdır. Çünkü bu tarihlerde led lambalar yeşil,mavi,beyaz ve sarı olarak çeşitli renklerde üretilmeye başlamıştır ve verimlilikleri artırılmıştır. Günümüzde ise Led lambaların çeşitleri artmış ve kullanım alanları ise yaygınlaşmıştır.</p>
<p>Çeşitli boyutlarda ve şekillerde üretilebilen led lambaların çok tercih edilme sebebi ise düşük enerji ile uzun süre kullanılabilmesidir. Öyleki bir adet flaman lambanın kullanım süresi 1500 saat, floresan lambanın kullanım süresi 30.000 saat iken, led lambanın kullanım süresi 50.000 saatten fazladır. Hatta japonların geliştirdiği son led lamba 100.000 saatten fazla süre kullanılabilmiştir. Ledlerin önemli bir özelliği de çabuk ısınmamasıdır.</p>
<p>Ledler farklı renklerde farklı enerji miktarlarına ihtiyaç duyarlar yani kırmızı renkli led 1,8V enerjiye ihtiyaç duyarken, Sarı led 2V, Yeşil led 2,2V , Mavi ve Beyaz renkli ledler ise 3,6V enerjiye ihtiyaç duymaktadırlar.</p>
<p>Ledlerin Özellikleri</p>
<p>* Doğru akımla çalışırlar.<br />
* Enerji tüketimi düşüktür.<br />
* Kullanımı kolaydır.<br />
* Uzun ömürlüdür.<br />
* Tepki süresi kısadır.<br />
* Işık verimliliği fazladır.<br />
* Isınma süresi uzundur ve açığa çıkan ısı miktarı düşüktür.<br />
* İstenilen renkte ve yoğunlukta kullanılabilmektedir.<br />
* Sarsıntılara ve darbelere karşı dayanıklıdır.<br />
* Civa ve halojen gibi gazlar bulundurmadığı için çevrecidir.</p>
<p>Ledlerin Kullanım Alanları<br />
Ledler, televizyon kumandasından futbol sahalarındaki dev ekranlara, cep telefonlarından kol saatlerine kadar pek çok alanda kullanılmaktadır. Hatta otomobillerde bile vazgeçilmez bir unsur haline gelmiştir ki bir otomobilde ortalama 300 adet led kullanılmaktadır. Bunun dışında bahçe, yol ve mekan aydınlatmalarında, reklam panolarında, trafik işaretlerinde, cep telefonlarının ekranında ve tuşların aydınlatılmasında, bilgisayarlarda, fotoğraf makinalarında ve daha bir çok alanda sorunsuz bir şekilde kullanılabilmektedir.</p>
<h5>kaynak: bilgiustam.com</h5>
<img src="http://www.teknik-bilim.com/?ak_action=api_record_view&id=276&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.teknik-bilim.com/led-lambsinin-icadi-led-lambalari-nerelerde-kullanilir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Beyin Cerrahları İçin Simülatör Geliştirildi</title>
		<link>http://www.teknik-bilim.com/beyin-cerrahlari-icin-simulator-gelistirildi/</link>
		<comments>http://www.teknik-bilim.com/beyin-cerrahlari-icin-simulator-gelistirildi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Oct 2009 17:07:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilim Teknik]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Bilgisi]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[İcat ve Buluşlar]]></category>
		<category><![CDATA[beyin]]></category>
		<category><![CDATA[beyin cerrahisi]]></category>
		<category><![CDATA[cerrahi]]></category>
		<category><![CDATA[neurosurgical simulator]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[simülatör]]></category>
		<category><![CDATA[tıp]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.teknik-bilim.com/?p=272</guid>
		<description><![CDATA[Beyin cerrahisinde çığır açacak olan bir gelişme, beyin cerrahisi alanında kullanılmak üzere simülatör geliştirildi.
Uçuş simülatöründeki pilotlar gibi cerrahların operasyondan önce tabiri caizse prova yapmalarına imkan veren yeni simülatör, beyin cerrahi alanında devrim niteliği taşımaktadır.
NeuroTouch Kanada ulusal araştırma konseyi ve birkaç araştırma grubu tarafından geliştirilen prototip simülatör, cerrahların sanal bir eldiven ile prova yapmalarını sağlayarak olası [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong><img class="alignleft size-full wp-image-273" style="border: 2px solid black; margin-left: 10px; margin-right: 10px;" title="beyin-cerrahi-simulator" src="http://www.teknik-bilim.com/wp-content/uploads/2009/10/beyin-cerrahi-simulator.jpg" alt="beyin-cerrahi-simulator" width="164" height="247" />Beyin cerrahisinde çığır açacak olan bir gelişme, beyin cerrahisi alanında kullanılmak üzere simülatör geliştirildi.</strong></em></p>
<p>Uçuş simülatöründeki pilotlar gibi cerrahların operasyondan önce tabiri caizse prova yapmalarına imkan veren yeni simülatör, beyin cerrahi alanında devrim niteliği taşımaktadır.</p>
<p>NeuroTouch Kanada ulusal araştırma konseyi ve birkaç araştırma grubu tarafından geliştirilen prototip simülatör, cerrahların sanal bir eldiven ile prova yapmalarını sağlayarak olası hataları en aza indirmektedir.</p>
<p>İlk olarak fonksiyonel manyetik rezonans görüntülemeden gelen hasta dataları yüksek çözünürlüklü 3-D biçimine dönüştürülür. Model sisteme yüklendikten sonra doktorlar cerrah bıçağına benzeyen fiziksel aleti (bisturi) kullanarak tümörlere ve gerçek zamandaki ekrandaki diğer sanal objelere dokunabilir ve müdahale edebilir. Aletin 6 derecelik serbestiyeti var ve farklı sertliklerde beynin bölgelerindeki  dokunun değişen  dirençlerini ve gerçek mekanizmanın güç dönütünü tekrar oluşturur.  Aynı zamanda ekran görüntülerindeki gerçekçi resimler, kanayan ve titreşen maddeleri içeren simule edilmiş operasyonu gösterir.</p>
<p>Neuro Touch’ı geliştirmeye yardım eden bilim adamı Ryan D’Arcy der ki :“Hastaya özgü simülasyon oluşturmak için medikal imaj görüntülemeyi, madde modellerini, sınırlı element modellemeyi, grafikleri ve dokunma duyusu teknolojisini birleştiren ilk simülatördür.Bir diğer dikkate değer özelliği ise fMRI daki  işlevsel  beyin haritalama datalarını birleştirmesidir.Bu beyinin konuşma bölgeleri gibi kritik bölgelerini daha keskin bir şekilde görüntülenmesini sağlar.”</p>
<p>Neurosurgery( beyin cerrahisi)  simülatörü  geliştirmek amacıyla üç yıllık 9.1 milyon dolarlık    bu proje  Nisan 2008 de başladı ve 50 Klinik tedavi uzmanı ve Canada’ın her yerinden mühendisleri istihdam etti.Geçen ay Halifax, Nova Scotia daki cerrahların, beynindeki konuşma merkezi civarında iyi huylu tümörü olan 48 yaşındaki kadını ameliyat etmeden önce bu simülatörü kullanmaları bir dönüm noktası olarak nitelendirilir.5 saatlik operasyon başarılıydı ve ilerleyen günlerde kadın taburcu edildi. Gerçi yöntem her şeye rağmen basitti, ilk kez böyle bir operasyondan geçmek için bu simulatör kullanıldı.</p>
<p>Halifax’s Queen Elizabeth II Sağlık Bilimleri Merkezinin Başhekimi David Clarke çok gerçekçi bir şekilde prototipi överek “cerrahi ekip bizim başka türlü sahip olamadığımız özgüven ve bilgi ile oraya gitti” dedi operasyondan sonra.”Bunun sadece hastalarla önceden yapılan tartışmalar açısından değil aynı zamanda  bütün olarak cerrahi sonuçları için de iyi olduğunu düşünüyorum.”</p>
<p>Rolando Del Maestro der ki:”Beyin ameliyatları daha az yaygın ve oldukça karmaşık.Genç cerrahlar bu simulatörü kullanılarak daha iyi eğitilebilir. Biz beyin cerrahları simülatör pilotlar gibi olacağız böylece bizim yeteneklerimizin kesin bir seviyede olup olmadığını ortay çıkaracağız”.</p>
<p>Toronto’s Hospital for Sick Children  Hastahanesinde NeuroTouch tan bağımsız  bir beyin cerrahı olan  Abhijit Guha, sanal ameliyatın asla gerçek olanın yerini alamayacağını söylüyor. “Sistemin bir  zayıf tarafı şudur ki; sistemin  beyin ve cerebrospinal (beyin ve omurilikle ilgili) sıvının yer değiştirmesinden dolayı ameliyat sürecinde sistemi geçerli kılmayacak arşivsel  MRI taramalarına dayalı olmasıdır.” diyor Guha.  “Ayrıca yargı faktörü de var özellikle bir şey yolunda gitmediği zaman. “</p>
<p>Prototipin bir tekniksel sınırlaması şu ki; o sadece beynin yüzeyine yakın yerlerdeki tümörü  görüntüleyebiliyor ve cerrahlar sadece bir elini kullanabiliyor. Gelişmeler 2011 Nisanına kadar devam edecek. Bununla beraber son cihazlar, doktorların bir çok aleti ve her iki ellerini kullanmasıyla daha derin beyin tümörlerinde çalışmasını sağlayacak.</p>
<p>NRC prototipi Kanada üzerinden beyin cerrahları merkezine göndermeyi ve daha sonra ticari bir ortağa 2 yıl içinde bu teknolojiyi transfer etmeyi planlıyor. Bir ticari versiyonu  fonksiyonuna bağlı olarak 10000 dolardan 500000 dolara kadar satabilir. NRC’den Robert DiRaddo  der ki :”Paket, optimal cerrahi şerit seçimi için cerrahi görevler ve cerrahi prosedürlerde bir eğitimci kadar iyi bilgisayar temelli bir tasarımcı içerecek.İkisi de hastaya özgü kullanım için prova sistemine entegre edilecek.”</p>
<p>D’Arcy: “Baştan beri hedeflenen neurosurgical simulatorü ticarileştirmekti” der. “Hedef simülatörü dünya çevresindeki hastanelere kliniklere ve eğitim merkezlerine koymak fakat daha yapılacak çok iş var”.</p>
<h5><em>kaynak: bilgiustam.com</em></h5>
<img src="http://www.teknik-bilim.com/?ak_action=api_record_view&id=272&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.teknik-bilim.com/beyin-cerrahlari-icin-simulator-gelistirildi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tarih Öncesi Dev Solucanlar Bulundu</title>
		<link>http://www.teknik-bilim.com/tarih-oncesi-dev-solucanlar-bulundu/</link>
		<comments>http://www.teknik-bilim.com/tarih-oncesi-dev-solucanlar-bulundu/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Oct 2009 15:49:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Arkeoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim Teknik]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvanlar Alemi]]></category>
		<category><![CDATA[İcat ve Buluşlar]]></category>
		<category><![CDATA[dev yaratıklar]]></category>
		<category><![CDATA[keşif]]></category>
		<category><![CDATA[prehistorik]]></category>
		<category><![CDATA[solucan]]></category>
		<category><![CDATA[tarih öncesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.teknik-bilim.com/?p=259</guid>
		<description><![CDATA[
Tarih öncesi devrin inanılmaz ebatlardaki dev solucanları bilimadamları tarafından bulundu.
Bilim insanları, dev prehistorik solucanların var olduğuna dair kanıtları sonunda buldular.
Devon, Torbay yakınlarında yapılan araştırmalarda 260 milyon yıl öncesine ait olduğu öğrenilen dev solucan delikleri bulundu.
1 metre boyunda, 15 cm genişliğinde olduğu belirtilen dev solucanların, sonradan filme de çekilen ünlü bilimkurgu romanı Dune’daki solucanlara benzediği düşünülüyor.
Sadece [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-260" style="border: 2px solid black; margin-left: 10px; margin-right: 10px;" title="solucan" src="http://www.teknik-bilim.com/wp-content/uploads/2009/10/solucan.jpg" alt="solucan" width="230" height="175" /></p>
<p><em><strong>Tarih öncesi devrin inanılmaz ebatlardaki dev solucanları bilimadamları tarafından bulundu.</strong></em></p>
<p>Bilim insanları, dev prehistorik solucanların var olduğuna dair kanıtları sonunda buldular.</p>
<p>Devon, Torbay yakınlarında yapılan araştırmalarda 260 milyon yıl öncesine ait olduğu öğrenilen dev solucan delikleri bulundu.</p>
<p>1 metre boyunda, 15 cm genişliğinde olduğu belirtilen dev solucanların, sonradan filme de çekilen ünlü bilimkurgu romanı Dune’daki solucanlara benzediği düşünülüyor.</p>
<p>Sadece beslenmek için yer yüzüne çıkan bu dev solucanların şimdiye kadar bilinenin dışında bir yaşam formu olduğunu söylüyor bilim insanları.</p>
<p>1965 yılında Frank Herbert’in kaleme aldığı bilim kurgu kitabı Dune dev solucanların hayati önem taşıdığı bir çöl gezegenini anlatıyordu.</p>
<img src="http://www.teknik-bilim.com/?ak_action=api_record_view&id=259&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.teknik-bilim.com/tarih-oncesi-dev-solucanlar-bulundu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
