<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Bilim Teknik Teknoloji &#187; İlginç Olaylar</title>
	<atom:link href="http://www.teknik-bilim.com/category/ilginc-olaylar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.teknik-bilim.com</link>
	<description>Bilim teknik, teknoloji haberleri, tarihi olaylar, bilimsel olaylar, merak edilen bilimsel gerçekler...</description>
	<lastBuildDate>Sun, 30 May 2010 10:26:38 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<xhtml:meta xmlns:xhtml="http://www.w3.org/1999/xhtml" name="robots" content="noindex" />
		<item>
		<title>Marduk Dünyanın Sonunu mu Hazırlıyor?</title>
		<link>http://www.teknik-bilim.com/marduk-dunyanin-sonunu-mu-hazirliyor/</link>
		<comments>http://www.teknik-bilim.com/marduk-dunyanin-sonunu-mu-hazirliyor/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 18 Nov 2009 13:18:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Astronomi ve Uzay Bilimleri]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim Teknik]]></category>
		<category><![CDATA[İlginç Olaylar]]></category>
		<category><![CDATA[asteroid]]></category>
		<category><![CDATA[astronomi]]></category>
		<category><![CDATA[dünyanın sonu]]></category>
		<category><![CDATA[felaket senaryoları]]></category>
		<category><![CDATA[güneş sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[kayıp gezegen]]></category>
		<category><![CDATA[keşif]]></category>
		<category><![CDATA[manyetik alan]]></category>
		<category><![CDATA[marduk]]></category>
		<category><![CDATA[mayalar]]></category>
		<category><![CDATA[NASA]]></category>
		<category><![CDATA[sümerler]]></category>
		<category><![CDATA[uydu]]></category>
		<category><![CDATA[uzay]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.teknik-bilim.com/?p=463</guid>
		<description><![CDATA[Son günlerin en tartışılan konularından Marduk’un keşfedilmesinin 20 yılı aşkın bir tarihi var. Keşfin öyküsü, NASA’nın 1983 yılında ikinci bir güneş sisteminin var olup olmadığını görmek için IRAS isimle uyduyu uzaya göndermesiyle başladı.

Aylar sonra IRAS, Güneş Sisteminden 50 milyar mil uzaklıkta olan devasa bir gezegen keşfetti. Bu şaşırtıcı keşif, 21 Aralık 1983’te Washington Post gazetesinin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span><strong><img class="alignleft size-full wp-image-464" style="margin-left: 10px; margin-right: 10px;" title="marduk" src="http://www.teknik-bilim.com/wp-content/uploads/2009/11/marduk.jpg" alt="marduk" width="287" height="238" />Son günlerin en tartışılan konularından Marduk’un keşfedilmesinin 20 yılı aşkın bir tarihi var. Keşfin öyküsü, NASA’nın 1983 yılında ikinci bir güneş sisteminin var olup olmadığını görmek için IRAS isimle uyduyu uzaya göndermesiyle başladı.<br />
</strong><br />
Aylar sonra IRAS, Güneş Sisteminden 50 milyar mil uzaklıkta olan devasa bir gezegen keşfetti. Bu şaşırtıcı keşif, 21 Aralık 1983’te Washington Post gazetesinin birinci sayfasına “Gizemli Bir Gök Cismi Keşfedildi” başlığıyla haber oldu.</p>
<p>Marduk’un IRAS uydusu tarafından keşfedilmesinden 7 sene önce Azeri yazar Zekeriya Sitchin Sümerlilerin binlerce sene önceden kalan tabletlerini okuyarak her 3,600 senede bir Güneş Sistemi’ni ziyaret eden Marduk hakkında “12’nci Gezegen” adlı kitabı yayımlamıştı.</p>
<p>Sümer yazıtlarına göre, Marduk’un uydularından biri binlerce sene önceki bir ziyarette Tiamat adındaki bir başka gezegene çarparak, bugün Mars ile Jüpiter arasında bulunan Asteroit Kuşağının oluşmasını sağladı.</p>
<p>Marduk’un dünyadan ilk olarak görülmesi ise 21 Ekim 2003’te Kaliforniya’daki Mount Palomar Gözlemevi’nden 1,22 metre boyundaki Oschin teleskopu ile oldu. Senelerce bu gökcismini gizliden gizliye takip eden Vatikan Astronomi Merkezi, sonunda konuyu ele almak üzere 19 ülkenin bilim adamını bir araya getirdi.</p>
<p>Marduk astronomlar tarafından 2003-UB-13 olarak adlandırıldı. Marduk hakkında yazılmış en ünlü kitabın sahibi Zecharia Sitchin’e göre gezegenin 7 uydusu bulunuyor.</p>
<p>Nam-ı diğer Nibiru ve Eris hakkında en ünlü ikinci kitabın yazarı ise Andy Lloyd. Lloyd’a göre Güneş’in ölü ikizi olan Kara Yıldız sistemi, Marduk dâhil olmak üzere 7 gezegen içeriyor. Bu gezegenlerden altıncısı 6 bin sene önce Sümerlilere hayat veren uzaylı Tanrılar olduğu öne sürülen “Annuaki”nin yaşadığı Dünya benzeri bir gezegen.</p>
<p>Kara Yıldız sisteminin son ve yedinci gezegeni Marduk ise, Lloyd’a göre 7 uydusu ve arkasında kuyruk gibi uzanan uzay enkazı ile bir savaş üssü hatta savaş gemisi görevi görüyor.</p>
<p><strong>Dünyanın Manyetik Alanları Marduk Gelişi ile Nasıl Etkilenecek?</strong></p>
<p>Her ne kadar bilim adamları henüz üzerinde tam bir görüş birliğine varmamış olsalar da Marduk’un yaklaşmasının dünya üzerinde de ciddi etkilerinin olabileceği belirtiliyor. Bunların başında ise yerküreyi zararlı ışınlardan korumak gibi hayati bir işlevi de olan manyetik alanın etkilenmesi geliyor.</p>
<p>Marduk’un manyetik alan üzerinde ciddi bir sapmaya neden olması neticesinde devasa dalgaların oluşmasından, şiddetli depremlerin görülmesinden, volkanların faaliyete geçmesinden ve yıkıcı hortum ile fırtınaların ortaya çıkmasından korkuluyor.</p>
<p>Bu kadar ciddi sonuçlarının olmasından korkulan bu gökcismini bu kadar yakından takip eden ilk kuşak elbette ki biz değiliz. Mayalar, yarattıkları bir takvimde Marduk’un seyrini ve Güneş Sistemi’ne girişine de yer verdiler.</p>
<p>Söz konusu bu Haab takviminin sona erdiği gün ise Marduk’un gelişini gösteriyordu. Bu takvimin son günü Gregoryan takviminde yani şu an bizim kullandığımız modern takvimde 21 Aralık 2012’ye denk geliyor.</p>
<p>Maya’lara göre Haab takviminin sonu ile 5’inci Güneş Dönemi sona erecek ve insanlık 6’ıncı Güneş Dönemine girecek. Bazı uzmanlar, Haab takviminin sona ermesinin dünyanın kendi ve güneş etrafında dönüş süresinin değişeceğini, yani bir başka deyişle bir gün ve bir yılın uzunluklarının değişeceğini savunuyor.</p>
<p><strong>İŞTE FELAKET SENARYOLARI:</strong></p>
<p>* Dünyanın Kuzey ve Güney manyetik kutuplarının konumları değişecek,</p>
<p>* Dünya ekseni 180 ile 240 derece değişerek Güneş’e olan sabit konumunu kaybedecek,</p>
<p>* Ekvator çizgisinin konumundan sapması ile iklim değişiklikleri baş göstermeye başlayacak,</p>
<p>* Ortaya çıkan manyetik çekim gücü, erimiş demir haldeki dış çekirdeği yer kabuğuna yakınlaştıracak ve tüm yanardağlar patlama noktasına gelecek.</p>
<p>* Manyetik titreşimlerin bozulması ile okyanusların altındaki su akıntıları durma noktasına gelecek ve zamanla ısınan-durağanlaşan su, deniz yaşamına imkân vermeyecek,</p>
<p>* Büyük parçalar halinde erimeye devam eden kutuplar yok olma noktasına gelecek.</p>
<p>* Dünyanın değişen ekseni ile güneşe tekrar konumlanması ve kuzey manyetik kutbunun Siberya’ya kayması, bugün çöl ve kurak olan alanları su cennetine çevirecek.</p>
<p>* Kutupların erimesi ile okyanuslara yayılacak tatlı su, ısı-tuz dengesini bozacak ve golfistrm akıntısının durması ile başta Kuzey-Batı Avrupa ve Kuzey-Doğu Amerika olmak üzere birçok coğafyada dondurucu soğuklar baş gösterecek,</p>
<p>* Yer kabuğu altındaki lav ve yer katmanlarının hareketleri ile depremler görülmeye başlayacak ve şiddetleri ile sayıları Marduk yaklaştıkça artacak.</p>
<p><strong>İDDİALARA GÖRE GÜN GÜN MARDUK’UN SEYRİ</strong></p>
<p>Ortaya atılan teorilere göre, Marduk, 21 Aralık 2012’de, yani Haab takviminin son gününde ikinci bir güneş gibi tepemize dikilecek ve Ay ile neredeyse aynı büyüklükte gözükecek.</p>
<p>* Marduk, Dünya ile iki kere yakınlaşma gösterecek. Bunlardan ilki 7 Eylül 2012’de gerçekleşecek ve bir süre boyunca yaklaşma-uzaklaşma hareketi devam edecek. Son yaklaşma ise 27 Nisan 2013’te olacak.</p>
<p>* Bir diğer iddiaya göre ise bu yaklaşma hareketi farklı bir takvime göre olacak. Marduk en yıkıcı etkisini sadece 21 Aralık 2012’de göstermeyecek. Çünkü Dünya, 14 Şubat 2013’te Marduk ile Güneş arasına girecek. Araştırmacılara göre en korkunç deprem, sel ve fırtınaların yaşandığı tarih bu gün olacak ve yer kabuğu buruşturulan bir kâğıt gibi bozulacak. Milyarlarca insan hayatını kaybedecek, hayatta kalanlar açlıktan kırılacak. Marduk, Güneş Sistemi’ni 1 Temmuz 2014’te terk edecek ve manyetik alanlar üzerindeki etkisi azalmaya başlayacak.</p>
<p>* Eğer sanıldığının aksine, Marduk, Mars ile Jüpiter’in değil, Mars ile Dünya arasına girerse, Marduk’un uydularından biri Dünya’ya çarpabilir. Bu durumda Dünya’nın kendi ekseni etrafındaki döngüsü en az 3 gün duracak. Bir tarafta 3 gün aydınlık, diğer tarafta 3 gün karanlık olacak. Tüm iletişim ve enerji ağı çökecek.</p>
<p><strong>“HERŞEY GÜZEL OLACAK” DİYEN DE VAR</strong></p>
<p>Mayalardan kalan bilgiler doğrultusunda Dünya’nın içine gireceği 5’inci Güneş Dönemi’nin tam bir aydınlanma ve barış safhası olacağına inanan insanların sayısı hiç az değil.</p>
<p>İnternette sayısız sitede gruplaşan insanlar, 2012’de insanlığın uzaylı ırklarla sonunda tanışacağını ve uzayın birçok köşesinden gelen ırklar ile kusursuz bir barış sürecinin başlayacağını düşünüyorlar.</p>
<p>Diğerleri ise Dünya’nın içine gireceği yüksek titreşim frekansları ile evrenselliğin; bilim, tıp, arkeoloji ve sanatın tavan yapacağı yeni bir rönesans devrinin başlayacağını öngörüyor.</p>
<p></span></p>
<img src="http://www.teknik-bilim.com/?ak_action=api_record_view&id=463&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.teknik-bilim.com/marduk-dunyanin-sonunu-mu-hazirliyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nostradamus Kimdir? Nostradamus&#8217;un Kehanetleri Nelerdir?</title>
		<link>http://www.teknik-bilim.com/nostradamus-kimdir-nostradamusun-kehanetleri-nelerdir/</link>
		<comments>http://www.teknik-bilim.com/nostradamus-kimdir-nostradamusun-kehanetleri-nelerdir/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 22 Oct 2009 14:23:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Açıklanamayan Olaylar]]></category>
		<category><![CDATA[Efsaneler]]></category>
		<category><![CDATA[Tarihi Olaylar]]></category>
		<category><![CDATA[İlginç Olaylar]]></category>
		<category><![CDATA[2012 yılı]]></category>
		<category><![CDATA[gizem]]></category>
		<category><![CDATA[gizemli olaylar]]></category>
		<category><![CDATA[göktaşı düşmesi]]></category>
		<category><![CDATA[kahin]]></category>
		<category><![CDATA[Kehanet]]></category>
		<category><![CDATA[Nostradamus]]></category>
		<category><![CDATA[Nostradamus Kehanetleri]]></category>
		<category><![CDATA[simya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.teknik-bilim.com/?p=444</guid>
		<description><![CDATA[Nostradamus Kimdir? Nostradamus&#8217;un Kehanetleri Nelerdir? Nostradamus&#8217;un Gerçekleşen Kehanetleri Nelerdir? Nostradamus&#8217;un 2012 Hakkındaki Kehanetleri Nelerdir? Nostradamusun Bulunan Son Kitabında Nelere İşaret Edilmekte?
14 Aralık 1503 yılında Fransa&#8217;nın güneyinde Saint Remy de Provence kasabasında dünyaya gelen, Michel de Nostredame, &#8220;Nostradamus&#8221; adıyla anıldı. Geleceği görme yeteneği büyükbabaları Jehan de Saint Remy ve Pierre de Nostredame tarafından desteklenen Nostradamus, 1522&#8242;de [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong><img class="alignleft size-full wp-image-445" style="margin-left: 10px; margin-right: 10px;" title="Nostradamus" src="http://www.teknik-bilim.com/wp-content/uploads/2009/10/Nostradamus.jpg" alt="Nostradamus" width="270" height="202" />Nostradamus Kimdir? Nostradamus&#8217;un Kehanetleri Nelerdir? Nostradamus&#8217;un Gerçekleşen Kehanetleri Nelerdir? Nostradamus&#8217;un 2012 Hakkındaki Kehanetleri Nelerdir? Nostradamusun Bulunan Son Kitabında Nelere İşaret Edilmekte?</strong></em></p>
<p>14 Aralık 1503 yılında Fransa&#8217;nın güneyinde Saint Remy de Provence kasabasında dünyaya gelen, Michel de Nostredame, &#8220;Nostradamus&#8221; adıyla anıldı. Geleceği görme yeteneği büyükbabaları Jehan de Saint Remy ve Pierre de Nostredame tarafından desteklenen Nostradamus, 1522&#8242;de tıp okumaya gittiği Montpellier Üniversitesi&#8217;nden üç yıllık eğitimden sonra mezun olarak başarılı bir doktorluk kariyeri yaptı.</p>
<p>Nostradamus 1556 yılında kehanetlerini merak eden Kraliçe Catherine de Medici&#8217;nin de etkisiyle Kral II. Henry tarafından saraya çağrıldı. Kralın özel doktoru aynı zamanda sarayın astroloğu oldu. Dörtlü mısralar halindeki yaklaşık bin kehaneti içeren on ciltlik &#8220;Centuries&#8221; adlı eseri, Michel de Nostradamus&#8217;un kehanetleri adıyla yayınladı. 1566 yılında 1 Temmuz gecesi, 62 yaşında öldü.</p>
<p><strong>Nostradamus&#8217;un Kehanetleri</strong></p>
<p>Gökten taşlar inecek başına</p>
<p>Günümüzden yüzyıllar önce yaşamış olmasına rağmen Nostradamus, kendisine bütünüyle yabancı bu dünyayı nasıl kavrasın, nasıl tanımlasın ve onlara uygun adları nereden bulsun? Bu soruların sahibi şifre çözücü Peter McHoll, bütün bu engelleri kavramaya yönelik karmaşık bir ruh haline rağmen ünlü kahinin bu işi inanılamayacak bir başarıyla kazandığını söylüyor. Aynı zamanda McHoll&#8217;e göre bu başarı oldukça şaşırtıcı. Ve kehanetler, daha yakından ve derinlemesine incelendikçe, hayret verici, hatta ürkütücü olmakta&#8230; McHoll&#8217;un dediği gibi Nostradamus, açıklayamayacağı birçok şey gördü. Uzmanlara göre bunların başında gelen kuyruklu yıldızlar, kahin tarafından çok değişik şekillerde ifade edildi. Bir diğer şifreci Peter Lemesurier de Nostradamus&#8217;un Yüzyıllar&#8217;ının beşinci cildinde yer alan 32&#8242;nci dörtlüğü örnek gösteriyor:</p>
<p>Güneşin, ayın ve yıldızların altında her şey yolunda iken, Büyük bolluğun ardından yaklaşıyor felaket. Ne kadar talihli olduğunu söylerken Yuhanna&#8217;nın yedinci taşı gibi gökten inecek başına. Lemesurier&#8217;in yorumu şöyle: Nostradamus&#8217;a göre barış ve bolluk döneminin sona ereceğini bildiren ilk işaret gökten yanarak inen bir taşla gelecektir. Şifre çözücüye göre burada 2126 yılında görülecek olan Swift-Tuttle kuyruklu yıldızıyla karşı karşıya olabiliriz. Eğer o değilse bile başka bir gök cismi dünyaya çarpacak ve özellikle daha müreffeh ve zengin olan ülkelerine felaket getirecek. Lemesurier, Nostradamus&#8217;un gökle ilgili kehanetlerini başka örneklerle de yorumluyor. İkinci cilt 46&#8242;ncı dörtlükte kahin gökyüzüyle ile ilgili kehanetinde ilginç tanımlarda bulunuyor. Büyük Oynatıcı tekerleği yeniden hareket ettiriyor; Bir dönüştamamlandı, daha büyüğü başlıyor. Kıtlık, savaş, veba ve kanlı, sütlü yağmur. Göklerden ardında alevler bırakarak geçecek ateş. Lemesurier&#8217;e göre son iki dizeyi okurken özellikle dikkat edilmesi gerekir. &#8220;Kanlı, sütlü yağmur&#8221; garip bir şeyse de, Nostradamus bu imajı dörtlüklerinde sık sık kullanır. Şifre çözücü bu kelimelerle, Nostradamus&#8217;un bu dörtlükte &#8220;Sonsuz yağmur&#8221; için şifre vermiş olabileceğini de iddia ediyor. Bu da diğer kehanetlerde sözü geçen &#8220;uzun yağmurlar&#8221;a bir gönderme olabilir. Ancak burada gökteki ateş, Kıyamet&#8217;in çok eskiden bildirilmiş büyük yıldızını temsil ediyor gibi&#8230; Halley Kuyruklu Yıldızı (eğer ondan bahsediliyorsa) 2822 yılında döneceğinden, bu dörtlüğe bir tarih verilmesinde yardımcı olabilir. Lemesurier, dünyaya çarpan dev göktaşları ve kuyruklu yıldızlar hakkında birçok kehaneti olan Nostradamus&#8217;un yeniden canlanacak ölülerle de ilgili dörtlüğünden bahsediyor. Kahin onuncu cildin 74&#8242;üncü dörtlüğünde şöyle diyor:</p>
<p>ÖLÜLERİN DİRİLMESİ</p>
<p>Büyük yedi rakamı sonunda dönünce, Töresel Oyunların zamanında Dünya göğe doğru dönüşünü durdurmadan Çoktan ölmüş olanlar topraktan çıkacak Ünlü şifre çözücü, Nostradamus&#8217;un burada kutsal kitap benzetmesine başvurarak ölülerin dirilmesinden söz ettiğini düşünüyor. Lemesurier&#8217;e göre dörtlükte ilginç olan, buna kendi iki kehanet unsurunu da eklemiş olması. Olayı kronolojik olarak özgün Fransızcası&#8217;nda &#8220;Kurban Oyunlar&#8221; diye herhalde Olimpiyatlar&#8217;ın gelecekteki bir biçimine bağlamış. Dünya düzeninin bu sona erişi yedinci bin yıl sonunda (Kahinin Tevrat kronolojisine göre 2827/28 yılında) yer alacak. Nostradamus &#8220;gördüğü&#8221; şeyleritanımlamakta da çok başarılıydı.</p>
<p>Mehdi gelecek, altın çağ başlayacak</p>
<p>Ünlü Alman edebiyatçı Goethe&#8217;nin, &#8220;Sürekli yaşamın sırrının izlerini süren, zamanın ardındakileri görebilen, o zamana kadar akıl edilememiş bağlantıları çözümleyen kişi&#8230;&#8221; satırlarıyla tasvir ettiği Nostradamus için uzmanlar, sadece savaş, kan, gözyaşı ve felaketleri gördüğü gerekçesiyle &#8216;karamsar kahin&#8217; yakıştırması yapıyor.</p>
<p>İYİLİĞİN SAVAŞI</p>
<p>Ancak bugünkü bölümde ünlü kahinin &#8216;barış&#8217;ın hüküm süreceği günleri ve öncesinde Mehdi&#8217;nin dünyaya gelişini&#8217; anlattığı kehanetlerini yayınlıyoruz. Kahin, Mehdi&#8217;den kitabın onuncu cildinin 75&#8242;inci dörtlüğünde bahsediyor: Uzun süredir beklenen kişi hiç dönmeyecek Avrupa&#8217;ya; Asya&#8217;da ortaya çıkacak Hermes&#8217;in birliğinden gelen biri, Doğu&#8217;nun bütün krallarının üstünde ünlenecek. Şifre çözücüsü R. W. Velch bunu şöyle yorumluyor: &#8220;Kahin &#8216;beklenen kişi&#8217; ile Mehdi&#8217;yi kastediyor. Ve Mehdi Asya&#8217;da ortaya çıkıyor.&#8221; Ancak üçüncü satır Velch ve diğer şifre çözücüler arasında tartışma başlatıyor: &#8216;Hermes&#8217;in birliğinden gelen biri.&#8217; Hermes, Mısır mitolojisinde &#8216;Tanrılar&#8217;ın mesajcısı&#8217;dır. Yani Nostradamus, Asya&#8217;da ortaya çıkacak bu liderin aslında Ortadoğu&#8217;dan, Mısır&#8217;dan geleceğini görmüş olabilir. Bu nedenle Velch ve diğer şifreciler de bu satırı &#8220;Ortadoğu kökenli Mehdi, Asya&#8217;da belirecek&#8221; diye özetliyor. Peki Mehdi ne zaman gelecek? Şifre çözücüler, bu tarihi &#8220;Altın Çağ&#8221; olarak yorumluyor. Peter Lorie, savaşların ardından insanoğlunun güzellik ve barışla tanışacağı bu çağın başlangıç tarihini dahi veriyor: 2016-2020 &#8220;Kötülüğün iyilikle savaşı&#8221; ile ilgili, Nostradamus&#8217;un kral II. Henry&#8217;ye yazdığı mektubu inceleyen Lorie, mektubun son satırlarına dikkat çekiyor: Bugün, bugün ve biraz zaman sonrası yok olacak. Bu uzun süren dönemden sonra Satürn&#8217;ün saltanatı, Altın Çağ yeniden başlayacak. Kullarının acısını hisseden yaratıcı, Tanrı, Şeytan&#8217;a dipsiz kuyunun derinliklerine gidip orada bağlı kalmasını emredecek. Daha sonra Tanrı ile insanoğlu arasında evrensel bir barış başlayacak. Ve Şeytan bin yıl boyunca orada bağlı kalacak. Ve daha sonra bağlarından kurtululacak.</p>
<p>ŞEYTAN&#8217;IN GELİŞİ</p>
<p>Lorie&#8217;nin iddiasına göre, Kahin &#8216;evrensel barış&#8217; kelimesi ile Mehdi&#8217;nin geleceği Altın Çağ&#8217;a dikkat çekiyor. Dizimizin ilk gününde belirttiğimiz gibi, Nostradamus&#8217;un 1000 yıl süreceğini öne sürdüğü Altın Çağ&#8217;dan sonra Şeytan dünyaya geri dönecek Şeytan&#8217;ın Altın Çağ sonrası döneceğini yorumlayanlardan biri de Velch. Mehdi kehanetinin gerçekleşme oranının yüzde 90 olduğunu belirten Velch, bunun nedenini de şöyle açıklıyor: &#8220;Kahinin yaşanacak zor günlerin sonunda, insanların gökyüzüne açılacakları yepyeni bir çağdan bahsederek, kehanetlerini noktaladığına dikkat etmek gerekir. Tüm Ezoterik Gelenekler&#8217;de bahsedilen &#8216;Altın Çağ&#8217; inancı, Nostradamus&#8217;un ifadelerinde de yer almıştır.&#8221;</p>
<p>2025&#8242;e kadar Dünya ekseni değişecek</p>
<p>Dünya’yı büyük çevre felaketlerinin beklediğini öne süren Nostradamus, depremler sonucu 2025 yılına kadar Dünya ekseninin değişeceğini söylüyor.</p>
<p>New York&#8217;lu şifre çözücü Peter Lorie, &#8216;gelecek mühendisi&#8217; olarak tanımladığı Nostradamus&#8217;un dörtlüklerinden hareketle, bir çok uzmanın kahinin dörtlüklerinde 2012 yılına dikkat çektiğini, ama insanoğlunun ilk önce 2007 yılına önem vermesi gerektiğinin altını çiziyor. &#8220;Nostradamus&#8217;un kehanetlerine göre 21&#8242;inci yüzyılın başı yeni olaylara gebe&#8221; diyen Lorie kahinin &#8216;Yüzyıllar&#8217; eserinden örnekler veriyor.</p>
<p>2007&#8242;YE DİKKAT</p>
<p>Dünya&#8217;nın merkezinden çıkan volkanlar, New York civarında sarsıntılara sebep olacak. İki büyük kabahat uzun bir savaşa tutulacak Ve sonra Syracuse yeni bir nehri kızıla boyayacak Mars, Merkür ve Ay bir araya geldiğinde, Hindistan&#8217;ın güneyine ve Asya&#8217;ya doğru Büyük kuraklıklar olacak Dünya depremlerle titreyecek Kahinin bu kehanetlerinden yola çıkan Lorie, dörtlüklerde içinde bu yüzyılın problemlerinin anlatıldığını söyleyerek insanları uyarıyor: &#8220;Bu hızla gidersek, 2006 yılından itibaren hiç tropikal orman kalmayacak. Böylece ağaçlar havayı temizlemek görevini yerine getiremeyecek. Problemler 2007 yılından itibaren kendini hissettirmeye başlayacak.&#8221; Ünlü şifre çözücü, iklim bilimcilerin yeni bin yılın ilk yıllarında dünyanın şimdiye kadar görülen en büyük kuraklığa sahne olacağını söylediğini belirtiyor ve ekliyor: &#8220;Fırtınalar her zamankinden daha sık olmakta. Yakın zamana kadar büyük fırtınalar birkaç yılda bir olmaktaydı. Ancak şimdi neredeyse altı ayda bir görülmekteler.&#8221; Lorie&#8217;ye göre, kahin dörtlüklerinde 2025 yılına kadar sadece depremlerden değil, belki dünyanın ekseninin bile değişimine sebep olabilecek &#8217;sismik aktivitelerden&#8217; bahsetmekte. Baharda kehanetler olacak ve bunu takip eden olağanüstü gelişmeler, Ülkelerin altının üstüne gelmesi ve büyük depremler&#8230; Ekim ayında da dünyanın büyük bir hareketi olacak Ve gezegenin yerçekimini kaybettiğini düşünecek insanlar olacak, Cehennemin derinliklerine gömülecekler. New Yorklu yazar, 21&#8242;inci yüzyılda amansız hastalıkların insanoğlunun başını çok ağrıtacağını da, Nostradamus&#8217;un dörtlüklerinden örnekler vererek açıklıyor.</p>
<p>SALGIN HASTALIK</p>
<p>İki şehrin girişinde ve içinde, Daha önce hiç görülmemiş iki hastalık olacak Demir hariç, hastalığın yol açtığı açlıktan en sonunda, Büyük ebedi Tanrı&#8217;ya yardım için yalvaracaklar. Yüzyıllar kitabında yaklaşmakta olan büyük bir salgın hastalığa dair birçok dize vardır. Lorie&#8217;ye göre Nostradamus, etkisi çok daha büyük olacak ve ABD&#8217;yi sarsacak bir salgından söz ediyor. Bunlar HIV virüsü, depresyon, uyuşturucu bağımlılığı, yoksulluk, deli dana, cehalet ve önyargı&#8230;</p>
<p>Dünya karanlığa gömülecek</p>
<p>Nostradamus, çevre felaketlerine ilişkin kehanetlerinde, güneş ve ayın bir bulutla örtüleceğini ve dünyanın karanlık içinde kalacağını öne sürüyor.</p>
<p>Tüm zamanların en tanınmış kahini Nostradamus&#8217;un deprem, sel ve diğer doğal felaketlerle ilgili kehanetleri olduğu da bilinmekte. Kehanetlerin şifrelerini okuyan uzmanlardan Fransız Peter Lemesurier, küresel ısınmaya ve kahinin birinci cilt 17&#8242;inci dörtlüğüne dikkat çekiyor: Kırk yıl hiç gökkuşağı görülmeyecek Sonra kırk yıl boyunca her gün görülecek Kurak topraklar daha da kuraklaşacak Ardından dev su baskınları gelecek.</p>
<p>Kuraklık Alarmı</p>
<p>Lemesurier, kahinin bu dörtlüğüyle 21&#8242;nci yüzyıldaki sorunlara işaret ettiğini düşünüyor. Lemesurier&#8217;e göre kuraklığın insanoğlunun belini kıracağı dönemler yakın. Ardından da büyük bir sel gelecek. Bir diğer şifre çözücü Peter Lorie de onunla hemfikir: &#8220;2015 yılına kadar hızlı iklim değişiklikleri gözlenecek, birkaç ay gibi sonra kuraklıktan sellere, sonra tekrar kuraklığa geçilecek.&#8221; Fransız Jean-Charles de Fontbrune ise Lemesurier&#8217;in bir zaman hatası yaptığına inanıyor. Ona göre, bu 40 yıllık karanlık dönemle Nostradamus I. Dünya Savaşı sonrasını anlatıyor. Lemesurier&#8217;in dikkat çektiği bir diğer dörtlük ise kahinin Yüzyıllar eserinin üçüncü ciltindeki 4&#8242;üncü dörtlük: Güneş ve ay kendi görevlerini bırakınca Uzakta ama yavaş yavaş artarak Soğuk, kuraklık ve tehlike yaklaştıkça sınırlara Birinci kehanet gerçekleşecek. Şifre çözücünün yorumu şöyle: &#8220;Güneş ve Ay&#8217;ın bir bulut ya da dumanla örtülmesi sonucunda dünya soğuyacak. Isınma eksikliğinden ve dünyanın hava sisteminin zayıflamasından dolayı kuraklık olacak.&#8221; Aynı cildin 34&#8242;üncü dörtlüğü de küresel ısınmaya dikkat çekiyor: Güneş artık ışık vermeyinc, Gün ortası bir canavar belirecek. Bu değişik yollarda yorumlanacak Altını umursamıyor, hiçbir şey pahalı değil onun için Lemesurier&#8217;e göre I. cildin 67&#8242;nci dörtlüğü de sonun başlangıcının sinyali: Büyük açlığın çoğaldığını görüyorum Bir orda görünecek bir burda, sonra yayılacak dünyaya O kadar büyük ve o kadar geniş ki Koparacak ağaçları köklerinden ve süt emen bebekleri annelerinden. Fontbrune bu dörtlükteki yorumuyla bu kez Lemesurier&#8217;le aynı fikirde olduğunu söylüyor: &#8220;Bebekleri annelerinin göğsünden koparmak ifadesi, Somalili ve Etiyopyalı annelerin, bir deri bir kemik kalmış vücutlarında kupkuru sallanan göğüslerini anlatıyor. Ve bu göğüslerde olmayan sütü çekmeye çalışan bebekleri&#8230;&#8221;</p>
<p>Kendi ölümünü gördü</p>
<p>Nostradamus &#8220;İyi geceler&#8221; diyen papaza &#8220;Sabah öleceğim&#8221; dedi. Mezarının da hangi tarihte açılacağını bilmesi herkesi şaşırttı.</p>
<p>Gut romatizması ve su toplaması nedeniyle durumu ağırlaşan Nostradamus, 1 Haziran 1566 gecesi kendisine &#8220;İyi geceler&#8221; diyen bir papaza şu cevabı verir: &#8220;Bu son gecem. Sabaha ölmüş olacağım&#8230;&#8221; Nostradamus, 2 Temmuz 1566 sabahı, 62 yaşındayken odasında ölü bulundu. Böylece Nostradamus&#8217;un son kehaneti kendi ölümü oldu. Nostradamus&#8217;un ölümü, 141&#8242;inci kehanetindeki gibi oldu: &#8220;Kralın armağanını aldıktan sonra, bir saray dönüşü, verecek son soluğunu. En sevgili dostları, yakınları yatağının ve sedirin başında, ölmüş bulacaklar onu&#8230;&#8221;</p>
<p>KİNİN LANETİ</p>
<p>Cordeliers Kilisesi duvarına dikey olarak gömülen Nostradamus&#8217;un hikayesi bununla bitmedi. John Hogue&#8217;un &#8220;The New Revelations&#8221; isimli eserine göre Nostradamus&#8217;un mezarı 1700&#8242;de yerinin değiştirilmesi amacıyla açılıp kilisede başka bir yere taşındı. 1566 yılında ölen Nostradamus&#8217;un üzerinde, mezarın açıldığı tarih olan &#8220;1700&#8243; yazılı bir madalyon bulundu. Kendi mezarının açılacağını öngören kahin bu olaydan 91 yıl sonra yaşanacaklar hakkında da bir dörtlük yazdı. &#8220;Kim ki bulduğunda mezarı açacak ve kim ki açtığı bu mezarı hemen kapamayacak, lanet onu bulacak ve kimse nedenini bilmeyecek.&#8221; Tıpkı bu dörtlükteki gibi Fransız İhtilali sonrası 1791 yılında sarhoş Fransız askerleri Nostradamus&#8217;un mezarını açtılar. Hikayeye göre bu askerler daha sonra Marsilya&#8217;daki üslerine geri dönerken kral taraftarları tarafından pusuya düşürülüp ve vahşice öldürüldüler.</p>
<p>TAKVİME İŞARETLEDİ</p>
<p>Dul eşi Anne şu sözleri Latince olarak, tabutunu örten 2.5 metre boyundaki mermer duvara yazdırttı: &#8220;Burada bütün ölümlülerden farklı olarak, yıldızların etkisiyle geleceği gören kalemiyle olayları kaydetmeye layık bulunmuş meşhur Michel Nostradamus yatıyor. Altmış iki yıl, altı ay ve yedi gün yaşadı. 1566&#8242;da Salon&#8217;da öldü. Gelecek nesiller onun istirahatını bozmasınlar. Anne Posart Gemelle eşine gerçek mutluluk diler.&#8221; Peter McHoll&#8217;un Nostradamus isimli kitabına göre 1566 yılında ölümünden sonra cebinden bir takvim çıkmıştır. Ve bu takvimde astrolojik bir hesap sonucu olması gereken kendi ölüm tarihini işaretlemiş ve 2 Temmuz tarihinin yanına şöyle bir not düşmüştür: &#8216;Hie mors prope est.&#8217; Burası işgörenin mezarıdır.</p>
<p>Türkiye kehaneti deprem ve savaş</p>
<p>Nostradamus: Güney Asya&#8217;dan sonra Türkiye&#8217;de deprem olacak.</p>
<p>İngiliz uzmanlar, Nostradamus&#8217;un Yüzyıllar adlı kitabının üçüncü cildini şöyle yorumluyor: Endonezya depremleri sonrası Yunanistan ve Türkiye&#8217;de karışıklık (yer sarsıntıları) olacak.</p>
<p>Fransız uzman Fontbrune ise karşı: O ciltteki kehanet Gölcük depremiydi. Yeni deprem yok.</p>
<p>Nostradamus&#8217;un haber verdiği depremin 1999&#8242;da olduğunu iddia edenlerin yanı sıra kimilerine göre büyük bir deprem daha bekleniyor.</p>
<p>Astrolojiden faydalanarak kehanetlerinde kesin zamanlama verileri kullanan ilk kahin Nostradamus, öngörülerinde Türkiye&#8217;ye de yer ayırıyor. Türkiye ile ünlü kahinin iki kehaneti bulunuyor: Deprem ve savaş Fransız şifre çözücü Jean-Charles De Fontbrune&#8217;ye göre, Türkiye ilk olarak ikinci cildin 52&#8242;nci dörtlüğünde geçiyor: Atina ile savaş Geceler boyunca yeryüzü sallanacak, Sonraki baharda iki kez daha olacak Korent, Efes boğulacak denizde Yiğit şampiyonlar savaşa girecek&#8230; Üçüncü satırdaki Korint Yunanistan&#8217;ı, Efes ise bazılarına göre İzmir&#8217;i bazılarına göre Türkiye&#8217;yi temsil ediyorFontbrune&#8217;ye göre, ilk satırda bahsedilen depremler Güney Asya&#8217;da oluyor. Depremler &#8217;sonraki bahar&#8217;da da devam ediyor. Bu tarihin 2005 ya da 2007 olduğuna inanılıyor. Fontbrune&#8217;un ismini veremediği bir ülke iki deniz (Ege ve Karadeniz) arasından geçerek Yunanistan ve Türkiye&#8217;ye karşı yola çıkacak. Ardından iki ülke askeri savaşa girecek Türkiye ile ilgili ikinci kehanet üçüncü cildin üçüncü dörtlüğünde geçiyor: Mars, Merkür ve Ay biraraya gelecek, Güney&#8217;de korkunç bir kuraklık görülecek Asya&#8217;nın dibindeki toprak sarsılacak Korent ve Efes&#8217;te karışıklık&#8230; Güney Asya&#8217;daki 26 Aralık ve 28 Mart depremleri sonrası İngiliz bilimadamları bu dörtlükteki üç satırı &#8216;Endonezya depremleri&#8217;ni temsil ettiğini açıklamış ancak &#8216;Yunanistan ve Türkiye&#8217;de karışıklık&#8217; satırını yorumlamamıştı. İnternetteki bazı kaynaklar Güney Asya depremleri sonrası Türkiye&#8217;de yeni bir depreme neden olabileceğini öne sürerken, Fransız Fontbrune dördüncü satırın Gölcük depremini temsil ettiğini söylüyor. Çünkü Gölcük depreminden 6 gün önce birinci satırda geçtiği gibi güneş tutulması yaşanmıştı. Ve Türkiye&#8217;nin geçtiği son dörtlük, beşinci cildin 25&#8242;inci dörtlüğü Mars, Güneş, Venüs Arslan burcunda, Arap prensi, kilisenin egemenliğini denizde yenecek. İran&#8217;da bir milyondan fazla insan birleşecek. Gerçek yılan Türkiye ve Mısır&#8217;a saldıracak Fontbrune&#8217;a göre &#8220;Gerçek yılan&#8221; Asyalı bir ejderhayı yani Çin&#8217;i anlatıyor. Bir milyondan fazla insan (asker) İran&#8217;da toplandığında Çin, Türkiye&#8217;ye ve Mısır&#8217;a saldıracak. &#8216;Arap Prens&#8217; ifadesiyle, Ortadoğu yoluyla Asya&#8217;dan Avrupa&#8217;ya ilerleyen, orduları milyonlarla sayılan dev bir güç kastediliyor&#8230; Bu savaş tarihi ise Nostradamus&#8217;un takvimine göre 15 Ağustos 2015.</p>
<p>Endonezya depremi sonun başlangıcı mı?</p>
<p>Nostradamus kehaneti: Üçüncü Dünya Savaşı 2076&#8242;da, dördüncüsü ise 2106&#8242;da çıkacak.</p>
<p>1000 yıl huzur olacak<br />
Nostradamus&#8217;un kehanetlerindeki şifreyi inceleyen uzmanlara göre Dördüncü Dünya Savaşı sonrasında bin yıllık barış çağı yaşanacak.</p>
<p>Dünya yok olmayacak<br />
İddia şöyle devam ediyor: Hayat 3797 yılında sona erecek. Nostradamus&#8217;a göre sadece insanlık bitecek, dünya hiç yok olmayacak.</p>
<p>Nostradamus&#8217;un, &#8216;kesin&#8217; kehanetlerinin 2012 yılında son bulması ve kıyamet öncesinde afet ve savaşların yaşanacağını iddia etmesi, akıllara &#8216;Endonezya depremi sonun başlangıcı mı?&#8217; sorusunu getirdi.</p>
<p>1555&#8242;te kaleme aldığı kehanetlerin birçoğu gerçekleşen Fransız kahin Nostradamus&#8217;la bilinmeyene doğru bir yolculuğa çıkacağız. Kendi ölümünü dahi gören bir adamın kehanetlerini sunacağız. Dizimize Nostradamus&#8217;un şifrelerini çözen uzmanların kıyamet yorumlarından başlıyoruz. Yorum siz okurlarımızın&#8230;</p>
<p>Kıyamet ne zaman kopacak? Endonezya&#8217;daki depremler kıyametin alametleri mi? Globalleşen dünyada dinler arası bir savaş çıkacak mı? Günümüzde pek çok insan bu gibi soruların cevabını, yüzyıllar evvel yaşamış bir Fransız kahinin kehanetlerinde arıyor. Bu kahinin adı Nostradamus!&#8230;</p>
<p>KIYAMET İÇİN İKİ TARİH</p>
<p>Yaşanan pek çok doğal afetten ve gündeme damgasını vuran pek çok gelişmeden sonra gündeme gelen Nostradamus son olarak Endonezya depremleriyle ilgili kehanetleriyle tartışma konusu oldu. Bu depremler kahinin bahsettiği &#8217;sonun başlangıcı&#8217; olabilir mi?.. Bu yorumdan yola çıkacak Nostradamus dizimizin ilk gününü &#8216;kıyamet&#8217;e ayırıyoruz. Nostradamus&#8217;un dünyanın sonu ile ilgili gördüğü iki tarih var: 2012 ve 3797&#8230; Kahinin bu iki rakamı niye verdiğini iki ünlü &#8216;şifre çözücü&#8217;nün şöyle yorumluyor: Nostradamus, dünya ile kehanetlerini 2012 yılına kadar görüyor. Ancak yüzeysel kehanetler ise 3797&#8242;ye kadar devam ediyor. Bazıları, detaylı olarak kaleme aldığı 2012 tarihini &#8216;kıyamet&#8217; olarak yorumlarken Amerikalı Tad Mann, &#8220;Nostradamus, Yüzyıllar&#8217;ın (kehanetlerini topladığı kitabın adı) girişinde 3797 yılından bahsetmektedir. Ancak kehanetlerini 2000&#8242;li yıllarla sınırlandırır. Böylece kehanetlerini 2000&#8242;li yıllarla sınırlamış olur&#8221; diyor. Mann, bu açıklamasıyla Nostradamus&#8217;un gözüyle kıyametin 2012&#8242;de olmayacağının da altını çizer.</p>
<p>2050&#8242;YE KADAR SAVAŞLAR</p>
<p>3797 yılındaki sonla ilgili en detaylı araştırma da Peter McHoll tarafından yapılmıştır. McHoll&#8217;a göre, 3797 rakamı, son günün tarihini vermektedir. Kahinin hesap sistemine göre bu tarihle beraber insanlığın dördüncü büyük çağı biter ve &#8217;saat&#8217; durur. McHall, Nostradamus&#8217;un astrolojik takvimine şöyle dikkat çeker: &#8220;Hz. İbrahim ile birlikte Koç Çağı başladı. İnsanoğlu Yaratıcısı&#8217;nın bilincine vardı. Hz. İsa ile birlikte Balık Çağı başladı. Şu anda ise Kova Çağı&#8217;nda bulunmaktayız. Ve bu çağda doğal afetler dünyanın kapısını çalacak. Bu da insanoğlunun yeteneklerinin koşullara uyum sağlamasını sağlayacak.&#8221; McHall&#8217;a göre, Nostradamus Kova Çağı sonrası 1000 yıllık bir dönem görüyor. Sona doğru girilecek bu 1000 yıllık dönemde &#8216;barış çağı&#8217; yaşanacak. McHall&#8217;un yorumlarına göre, 2050 yılına kadar büyüksavaşlar olacak. Avrupa büyük acılara gebe kalacak ve Almanya tekrar ikiye bölünecek&#8230; İran Şahı&#8217;nın devrilmesiyle başlayan ve 2050 yılına kadar sürecek olan 73 yıl 7 aylık &#8216;Arap egemenliği&#8217; de 2050&#8242;de sona erecek. (McHall, Nostradamus &#8216;Arap egemenliği&#8217; kelimesi ile neyi kastettiğini açıklayamıyor) Almanya&#8217;nın yeniden birleşeceği 2050 yılına kadar savaş ve hastalıklarla boğuşacak olan yaşlı dünya, bu tarihten sonra 26 yıl sürecek bir huzur dönemine giriyor. Nostradamus&#8217;a göre III. Dünya Savaşı 2076&#8242;da meydana geliyor. (Bir kısım şifre çözücüler III. Dünya Savaşı&#8217;nın tarihi için 1987&#8242;yi gösterirken McHall, Nostradamus&#8217;un ne kadar süreceği belli olmayan bu savaşın tarihini 2076 olarak gördüğünü iddia ediyor) Fransız kahin, &#8216;büyük kaos&#8217; dönemi dediği IV. Dünya Savaşı&#8217;nın tarihini de belirliyor: 2106!.. Kahinin hesabına göre, üç kuşak sonramız &#8216;en kanlı dünya savaşı&#8217; ile tanışıyor ve bu savaş 25 yıl sürüyor. Nostradamus, Kuzey-Güney çekişmesi diye adlandırdığı bu kanlı savaşı şöyle anlatıyor: Fas&#8217;tan çıkıp gelecek kralları Avrupa&#8217;ya Ruhları parçalayıp, kentleri yakıp yıkmaya. Asya&#8217;nın büyüğü dev ordularla aşacak karayı, suyu, Mavileri, babayı ve haçı kovalamaya&#8230;</p>
<p>ABD&#8217;DEN ATOM BOMBASI</p>
<p>McHall bu dörtlüğü şöyle yorumluyor: &#8220;Afrikalılar, eski Avrupa&#8217;nın üstüne yürümek için Doğu Asyalı halklarla anlaşıyor. Bir başka yerde Anibal&#8217;dan bahseden Nostradamus, İsa&#8217;dan 200 yıl önce filleriyle İspanya üzerinden Roma&#8217;ya yürüyen komutanı anımsıyor ve şöyle diyor: Başka bir deyişle, geçmiş günlerin sömürülen ülkeleri, yeni bir dünya savaşının başlamasına sebep olacak.&#8221; Afrika ve Asya&#8217;nın Avrupa çıkarmasının ardından Amerika II. Dünya Savaşı&#8217;nda olduğu gibi bir kez daha &#8216;Yaşlı Kıta&#8217;ya yardıma geliyor. Nostradamus, bu kehanetini de kitabının ikinci cildinin 78&#8242;inci dörtlüğünde şöyle anlatıyor: Punya ve Galya kanlarından oluşan o adaları Kana boyuyor denizin derinliklerinden büyük neptün. Ve, kolaylıkla elde edebilmek için bu kıyıları Öyle zararlı, çok daha fazla gökte yazılandan McHall&#8217;un yorumu şöyle: &#8220;Büyük Neptün, yani ABD, Fas ve Tunus üstüne atom bombaları gönderiyor. Patlamalar öyle bir aydınlanmaya neden oluyor ki, geceler gündüz gibi oluyor. Ve Dünya, bu savaşlardan sonra 1000 yıllık barış çağına giriyor.&#8221;</p>
<p>ADOLF HITLER</p>
<p>Hiffler(Hisler) adında bir Almanın çarpık hacıyla Polonya&#8217;ya gireceğinden bahsetmiştir. İsimdeki benzerlik, çarpık haç ve Polonya isimlerinin tek bir kehanette geçmesi kafa karışıklığına yol açıyor. Uzun bir süre Hiffler (yada Hisler) isminin yanlış yazdığı düşünülmüş ancak Hitler&#8217;in doğduğu evindeki buzdolabının arkasına annesi adını bu şekilde kazımıştır.</p>
<img src="http://www.teknik-bilim.com/?ak_action=api_record_view&id=444&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.teknik-bilim.com/nostradamus-kimdir-nostradamusun-kehanetleri-nelerdir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>UFO Nedir? UFO&#8217;lar Gerçekten Var mıdır?</title>
		<link>http://www.teknik-bilim.com/ufo-nedir-ufolar-gercekten-var-midir/</link>
		<comments>http://www.teknik-bilim.com/ufo-nedir-ufolar-gercekten-var-midir/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Oct 2009 12:46:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Açıklanamayan Olaylar]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim Teknik]]></category>
		<category><![CDATA[Efsaneler]]></category>
		<category><![CDATA[İlginç Olaylar]]></category>
		<category><![CDATA[cem yılmaz]]></category>
		<category><![CDATA[eski mısır]]></category>
		<category><![CDATA[haktan akdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[hiyeroglif]]></category>
		<category><![CDATA[uçan daire]]></category>
		<category><![CDATA[ufo]]></category>
		<category><![CDATA[ufo gören masum köylü]]></category>
		<category><![CDATA[uzay]]></category>
		<category><![CDATA[uzaylı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.teknik-bilim.com/?p=290</guid>
		<description><![CDATA[UFO Nedir? UFO&#8217;lar gerçekten var mıdır? Uzaylılar Dünyayı Ziyaret ediyor mu?
Son üç haftadır Ufo konusuna kafayı takmış durumdayım, yıllardan beri ufolar hakkında dilden dile hikayeler dolaşmaktadır. Ufo gördüğünü söyleyenler, ufo ile temasa geçtiğini söyleyenler, uzaydan sinyal alanlar hatta ufolar benim ineklerimi kaçırdı ! diyenler ve tabiki hollywood ve cem yılmaz (Ufo Gören Masum Köylü) filmleri [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong><img class="alignleft size-full wp-image-291" style="border: 2px solid black; margin-left: 10px; margin-right: 10px;" title="ufo" src="http://www.teknik-bilim.com/wp-content/uploads/2009/10/ufo.jpg" alt="ufo" width="193" height="149" />UFO Nedir? UFO&#8217;lar gerçekten var mıdır? Uzaylılar Dünyayı Ziyaret ediyor mu?</strong></em></p>
<p>Son üç haftadır Ufo konusuna kafayı takmış durumdayım, yıllardan beri ufolar hakkında dilden dile hikayeler dolaşmaktadır. Ufo gördüğünü söyleyenler, ufo ile temasa geçtiğini söyleyenler, uzaydan sinyal alanlar hatta ufolar benim ineklerimi kaçırdı ! diyenler ve tabiki hollywood ve cem yılmaz (Ufo Gören Masum Köylü) filmleri çocukluğumdan beri bunlar kafamın içini yiyip bitirmiştir. Bir kaç haftadır da HaberTürk’de Saba Tümer’in Programı konuk olan Sirius Uzay Bilimleri Araştırma Merkezi Başkanı Haktan Akdoğan’ı takip ediyorum. Dünkü programda yine Sayın Haktan Akdoğan bir kaç ufo fotoğrafı ve kısa videolar gösterdi. Daha sonra Hava Kuvvetlerinde Görevli bir emekli pilot yayına bağlandı ve uçuş sırasında bir defa ufo gördüğünü anlattı. Yıllardan beri ufo masallarını dinler dururduk ve açıkcası pek inanmazdım böyle şeylere ama dünkü programı izlediğimde ve o emekli pilotun anlattıklarını dinleyince ufoların olabiliceği ihtimali üzerinde ben de düşünmeye başladım.</p>
<p>Bundan öncede NASA da görevli Edgar Mitchell adındaki eski bir astronotun, “NASA yıllardır insanları kandırıyor ufolar gerçekten var” şeklindeki açıklaması sonucu kafalarda soru işareti sayısı artmıştı. Ayrıca Mitchell açıklamasında 1947′de New Mexico’nun Roswell şehrinde meydana geldiğine inanılan ufo kazasının da gerçek olduğunu orada yaşayan ve kazayı gören köylülerin konuşmamaları konusunda askeriyeden baskı gördüğünü de söylemişti. Ayrıca bu astronot 1971′de Apollo 14 adlı uzay aracıyla Ay görevine katılmış ve o görev sırasında da ufoları görmüş.</p>
<p>Ufo ve Roswell kazasıyla ilgili bu söylem sadece bu astronota ait değil, Amerikalı eski bir asker de 60 yıl önce Roswell askeri üssü yakınlarına düşen ufo ile ilgili olarak “düşen cismin içerisinde uzaylı cesetleri olduğunu ve amerikan ordusunun bu gerçeği gizlediğini” söylemişti. Yine o dönemde üssün halkla ilişkiler subayı olan ve 2008 yılında ölen Walter haut adındaki askerde ölümünden sonra açılmasını istediği mektubunda ABD’nin sahip olduğu bir çok teknolojiyi bu kazadan sonra elegeçirilen dünya dışı uzay mekiğinden aldığı yazmıştı. Roswell’de düştüğü söylenen bu uzay aracı ile ilgili olarak bir de video var ancak bunu yaş sınırı nedeniyle sakıncalı gördüğüm için yazıya eklemek istemiyorum.<br />
Bunları da söyledikten sonra ufo konusuna girmek istiyorum.</p>
<p>Ufo Nedir ?</p>
<p>İngilizce Unidentified Flying Objects yani “Tanımlanamayan Uçan Cisimler” kavramının kısaltmasıdır. Ufoyu tanımlayan kişiler kimi zaman bir daire şeklinde kimi zaman puro ve kimi zamanda elips şeklinde olduğunu söylemektedirler. Güncelliğini koruyarak günümüze kadar gelen ufo hikayeleri, geçmişten beri insanların merak konusu olmuş ve olmaya devam etmektedir. Ancak son yıllarda ufo dosyalarında artış görülmektedir. Son olarak Danimarka hükümeti 15.000 gizli ufo dosyasını açıklamıştır.</p>
<p>Gözlemlenen Başlıca Ufo Tipleri :</p>
<p>* Diskler ve Kubbeli Diskler: Uçan daire adı verilen cisimler bunlardır. Bunların pencereler, iniş takımları, halkalar, kapılar gibi yapısal özellikleri bulunmaktadır.<br />
* Koni: Koni biçimli UFOların pek çok çeşidi vardır. Bazıları tersyüz edilmiş koni şeklindedirler. Tabandan birleşmiş iki koni biçiminde UFOlar da gözlemlenmiştir.<br />
* Küre: Dairesel ve küre biçiminde UFOlara dair pek çok gözlem raporu bulunmaktadır. Bunlardan çoğu gece gözlemleridir. Aynı zamanda yarım küre biçiminde UFOlar da gözlemlenmektedir.<br />
* Boomerang: Boomerang biçimindeki UFOlar 1980’lerde gözlemlenmeye başlamıştır. Bu UFOlar genelde asimetrik bir şekle sahiptir; alçaktan ve yavaş uçarlar. Bunlardan bazıları yaklaşık üç futbol sahası büyüklüğündedir.<br />
* Puro: 1940-1960 yılları arasında puro biçiminde büyük UFOlar nadirende olsa gözlemlenmekteydi. Bunlar bazen içlerinden disk biçiminde cisimler de çıkarmaktaydılar. 1949 yılında gözlemlenen yaklaşık bir mil uzunluğundaki puro biçimli UFO izleyenleri şaşkına çevirmişti. Günümüzde puro biçimindeki UFOlara nadir rastlanmaktadır.<br />
* Silindir: Bunlar, silindir görünümündedirler ve puro biçimli UFOlara göre daha ufaktırlar.<br />
* Halter: Halter biçiminde UFOlar ortadan bir çubukla tutturulmuş iki küreden oluşmaktadır.<br />
* Mantar: Bu UFOlar bir kubbe ve sapa benzer bir gövdeden oluşmaktadır.<br />
* Piramit: Uçan, piramit şeklinde cisimlerdir.<br />
* Dikdörtgen: Bazı UFO’lar biçim olarak aynı bir dikdörtgene benzemektedirler.<br />
* Üçgenler: 1989 yılından itibaren yakın zamanlarda sık sık görülen bir UFO biçimidir. Üçgen UFO gözlemlerinin sayısı disk şeklinde UFO gözlemlerini aşmaktadır.<br />
* Satürnler: Geniş bir küre ve onu çevreleyen bir halkadan oluşmaktadırlar.</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-292" style="border: 2px solid black;" title="misirdaki-ufo-resmi" src="http://www.teknik-bilim.com/wp-content/uploads/2009/10/misirdaki-ufo-resmi.jpg" alt="misirdaki-ufo-resmi" width="401" height="132" /></p>
<p>Ufolar aslında sadece günümüzün merak konusu değildir, öyleki mısırdaki piramitlerin duvarlarından ufo fotoğrafları bulunmaktadır. Örneğin; Firavun Seth’in mezarına yazılan bu hiyerogliflerde “Tanrı’nın gemisinde dinlendiği”  yazmaktadır ve bu yazının yanında da uzay gemisi figürü bulunmaktadır. Anlaşılan o ki mısırlılarda ufoları merak etmiş ve hatta onları tanrıyla ilişkilendirmişlerdir.</p>
<p>Aynı şekilde Abydios Tapınağındaki bir duvar panosunda uçağa ve helikoptere benzeyen cisimler resmedilmiştir.</p>
<p>Öyle anlaşılıyor ki insanoğlunun ufo merakı ve bu konudaki tartışmalara epey bir süre daha devam edecek.</p>
<h5>kaynak: bilgiustam.com</h5>
<img src="http://www.teknik-bilim.com/?ak_action=api_record_view&id=290&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.teknik-bilim.com/ufo-nedir-ufolar-gercekten-var-midir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dünyanın Uydusu Ay, Ay&#8217;ın bilinmeyen bazı özellikleri</title>
		<link>http://www.teknik-bilim.com/dunyanin-uydusu-ay-ayin-bilinmeyen-bazi-ozellikleri/</link>
		<comments>http://www.teknik-bilim.com/dunyanin-uydusu-ay-ayin-bilinmeyen-bazi-ozellikleri/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Oct 2009 16:56:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Astronomi ve Uzay Bilimleri]]></category>
		<category><![CDATA[Açıklanamayan Olaylar]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim Teknik]]></category>
		<category><![CDATA[İlginç Olaylar]]></category>
		<category><![CDATA[ay]]></category>
		<category><![CDATA[dünyanın uydusu]]></category>
		<category><![CDATA[gezegen]]></category>
		<category><![CDATA[gizem]]></category>
		<category><![CDATA[gökbilim]]></category>
		<category><![CDATA[sır]]></category>
		<category><![CDATA[uydu]]></category>
		<category><![CDATA[uzay]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.teknik-bilim.com/?p=267</guid>
		<description><![CDATA[Dünyanın Uydusu Ay, Ay&#8217;ın bilinmeyen bazı özellikleri, Ay&#8217;ın üzerinde meydana gelen garip ve açıklanamayan olaylar.
AY’LA ILGILI GARIP OLAYLAR
Yüzyillar içindeki garip olaylar;
* 5 Mart 1587: &#8220;Ay´in yüzeyinde bir yildiz görüldü.&#8221; Yüzlerce insan bu mucizeye sasirdi, isigin sivri uçlari ve boynuzlari vardi. (Harrison 1876 &#8211; Lowes 1927)
*12 Kasim 1671: Gökbilimci ve fizikçi Cassini, Ay´in üzerinde küçük beyaz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><img class="alignleft size-full wp-image-268" style="margin-left: 10px; margin-right: 10px;" title="ay" src="http://www.teknik-bilim.com/wp-content/uploads/2009/10/ay.jpg" alt="ay" width="186" height="181" />Dünyanın Uydusu Ay, Ay&#8217;ın bilinmeyen bazı özellikleri, Ay&#8217;ın üzerinde meydana gelen garip ve açıklanamayan olaylar.</strong></p>
<p>AY’LA ILGILI GARIP OLAYLAR<br />
Yüzyillar içindeki garip olaylar;<br />
* 5 Mart 1587: &#8220;Ay´in yüzeyinde bir yildiz görüldü.&#8221; Yüzlerce insan bu mucizeye sasirdi, isigin sivri uçlari ve boynuzlari vardi. (Harrison 1876 &#8211; Lowes 1927)<br />
*12 Kasim 1671: Gökbilimci ve fizikçi Cassini, Ay´in üzerinde küçük beyaz bir bulut gördü.<br />
*18 Mayis 1787: Astronom Halley ve De Louville, Ay yüzeyinde hareketli isiklar gördüler.<br />
* Mart-Nisan 1787: William Herschel, Ay´da parlak noktalar ve dört volkan gördü. Açiklamakta zorluk çekiyordu ve en çok da gördüklerinin hareket etmesine sasirmisti.<br />
* Temmuz 1821: Alman astronom Gruithuisen, Ay yüzeyinde, birden parlayan isik patlamalari gördü. Yanip sönen bu isiklari birkaç kez görmüstü.<br />
* 12 Nisan 1826: Fizikçi Emmett, Ay´daki Krizler Denizi üzerinde, kara bir bulutun hareket ettigini rapor etti. Benzer bir rapor, 1954 yilinda modern astronomlar tarafindan da verilmisti.<br />
* Subat 1877: Isikli bir hat veya çizgi Eudoxus Krateri´nin batisindan dogusuna giderken görüldü. Olay, bir saat sürdü.<br />
* 4 Temmuz 1881: Ay yüzeyinde piramit seklinde isikli iki tümsek belirdi ve bir saat içinde yavas yavas sönerek kayboldu.<br />
* 24 Nisan 1882: Aristotle Bölgesi´nde hareket eden dev gölgeler gözlemlendi.<br />
* 31 Ocak 1915: Yunanca´daki Gamma isaretine benzer 7 beyaz isik görüldü.<br />
* 23 Nisan 1915: Clavius Krateri yaninda dar ve isikli bir çizgi belirdi ve on dakika sonra kayboldu.<br />
* 14 Haziran 1940: Sisli keskin bir çizgi çok net olarak Plato Krateri yaninda görüldü, çevresinde binlerce küçük isik yanip sönüyordu.<br />
* 19 Ekim 1945: Darwin Duvari yaninda üç büyük parlak nokta görüldü; Olay, astronom Moore ve daha birçok astronom tarafindan rapor edildi.<br />
* 24 Mayis 1955: Ay´in güney kutbu bölgesinde, elektriksel parlamalar, bilimci Firsoff tarafindan izlendi.<br />
* 8 Eylül 1955: Taurus Hatti sinirinda iki parlak isik görüldü, bu yer yillar sonra Apollo 17´nin indigi yerdi.<br />
* 21 Haziran 1964: Iki saat süreyle, gözlemci Ross D. tarafindan haraket eden büyük siyah bir gölge izlendi.<br />
* 3 Temmuz 1965: Bir saat on dakika süreyle, Aristarchus Bölgesi´nde nabiz gibi yanip sönen bir isik gözlendi.<br />
* 25 Eylül 1966: Yine Plato Krateri yakininda yanip sönen isiklar gözlendi; bazilarina göre kirmizimsi bir yama gibiydiler; ayni gün Gassendi Bölgesi´nde 30 dakika süreyle kirmizi büyük bir isik belirdi. Bir ay sonra ise, ayni yerde yine yanip sönen kirmizi isiklar vardi.<br />
* 11 Eylül 1967: Insanligin ilk ayak bastigi yer olan Sessizlikler Denizi´nde görülen kara bir bulut sonradan mor renge dönüstü; olayin Montreal´li bir astronomi grubu tarafindan gözlendigi NASA tarafindan açiklandi.</p>
<p>AY’LA ILGILI SASIRTICI GERÇEKLER<br />
Bilimsel gariplikler<br />
1. Ay, dünyadan daha yaslidir, öyleyse kökeni baska bir yerdir, bazi bilim adamlari, Ay taslarinin 20 milyar yillik oldugunu iddia ediyorlar? Yani dünyadan daha eskidir&#8230;<br />
NASA, bir Ay kayasinin 5.3 milyar yillik oldugunu saptadi ama bu Günes Sistemi öncesine ait bir tarihtir. Önemli bilimciler ve Ay uzmanlari, Ay´dan getirilen elementlerin dünyadakilerden daha eski oldugunu belirlediler ama neden resmen açiklamadilar? 40 Ay tasinin en azindan 7 milyar yillik olduklari belirlendi, bu tarihleme dünyadan ve günesten iki kez daha eskidir. Buna karsin Ay´in yüzey topragi, Ay taslarindan daha eskidir. Farklilik bilinmiyor&#8230;<br />
2. Bir grup bilimci Ay´in yildizlararasi bir yerde yapildigi görüsündeler ve dünya tarafindan yakalandigini düsünüyorlar.<br />
3. Bazi bilimciler, Ay´in içinin yogunlugunun yüzeyden farkli oldugu düsüncesindeler? Gerçekten Ay´in içi bos olabilir mi?<br />
4. Ay´in 8 mil üstünde, yüksek dozda radyoaktivite vardir, bu elemental olarak dogal midir?<br />
5. NASA tarafindan 100 millik bir alana yayilmis su buhari saptandi ama Ay´da su olmadigi biliniyor.<br />
Ve digerleri&#8230;<br />
1. Ay, hem dünyanin dogal uydusu olamayacak kadar büyük, hem de çok uzaktadir.<br />
2. Ay, olmasi gerekenden çok daha düzgün bir yörüngeye sahiptir.<br />
3. Ay kraterleri çok fazladir ve garip bir biçimde yüzeyseldirler.<br />
4. Ay´in dünyaya bakmayan yüzü çikintili veya kamburdur ve Günes Sistemi´nde onun gibi gezegenine tek yüzünü gösteren bir baska uydu yoktur.<br />
5. Ölçümlemeler,Ay’da çok fazla demir oldugunu gösteriyorlar.<br />
6. Ay´in bilesimi, dünyadan farklidir.<br />
7. Doga kanunlarina aykiri olarak, Ay´da agir metaller yüzeydedir ve Ay´da önceden eriyik olan metaller yoktur.<br />
8. Ay dev bir gong sesi çikarmaktadir ve yörüngede dönerken titresmektedir.<br />
9. Ay, periyodik olarak sarsilmaktadir, bu bize düzenli bir sismik aktiviteyi gösteriyor. Sismik dalgalar sanki tek bir kütleymis gibi tüm yüzeyi dolasabiliyorlar.<br />
10. Dünyadan bakildiginda Ay, bir günes diski gibidir yani tutulmalarda günesi tam olarak kapatir, ne biraz küçük veya büyüktür sanki büyüklügü günesi örtmek için ayarlanmistir.<br />
11. Eger Ay, dünya tarafindan yakalanmissa, bunun sonu gelecek ve Ay yine uzaklasip gidecektir.<br />
12. Normalde Ay´in çizdigi yörünge, dünyanin ekvatoral çemberiyle karsit olmalidir ama Ay garip bir sekilde dünyanin yaptigi gibi, günese bagimli bir yörünge çizer.<br />
13. Her ne kadar Ay volkanlarin ölü olduklari söyleniyorsa da, yüzyillardir Ay´da garip isiklar, parlamalar görülmekte ve hala izlenmektedir</p>
<img src="http://www.teknik-bilim.com/?ak_action=api_record_view&id=267&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.teknik-bilim.com/dunyanin-uydusu-ay-ayin-bilinmeyen-bazi-ozellikleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dünyanın En İlginç Özelliklerine Sahip İnsanları</title>
		<link>http://www.teknik-bilim.com/dunyanin-en-ilginc-ozelliklerine-sahip-insanlari/</link>
		<comments>http://www.teknik-bilim.com/dunyanin-en-ilginc-ozelliklerine-sahip-insanlari/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Oct 2009 15:43:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İlginç Olaylar]]></category>
		<category><![CDATA[budist]]></category>
		<category><![CDATA[desibel]]></category>
		<category><![CDATA[ilginç insanlar]]></category>
		<category><![CDATA[ilginç özellikler]]></category>
		<category><![CDATA[kör]]></category>
		<category><![CDATA[süper insanlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.teknik-bilim.com/?p=245</guid>
		<description><![CDATA[Dünyanın en ilginç özeliklerine sahip insanlarının ilk 10&#8242;unun hikayeleri&#8230;
1. Gözü yok ama görüyor
Ben Underwood isimli bu adamın gözleri üç yaşındayken alınmış. Kanser teşhisi konan genç adam gözleri olmadığı halde aynı yunus balıkları gibi kendi kendine geliştirdiği özel bir yetenekle görmeyi başardı. Sese dayalı görme duyusu geliştiren bu adam en mucizevi insanlar listesinin ilk sırasında yer [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong><img class="alignleft size-full wp-image-256" style="border: 2px solid black; margin-left: 10px; margin-right: 10px;" title="superheroes" src="http://www.teknik-bilim.com/wp-content/uploads/2009/10/superheroes.jpg" alt="superheroes" width="191" height="191" />Dünyanın en ilginç özeliklerine sahip insanlarının ilk 10&#8242;unun hikayeleri&#8230;</strong></em></p>
<p>1. Gözü yok ama görüyor<br />
Ben Underwood isimli bu adamın gözleri üç yaşındayken alınmış. Kanser teşhisi konan genç adam gözleri olmadığı halde aynı yunus balıkları gibi kendi kendine geliştirdiği özel bir yetenekle görmeyi başardı. Sese dayalı görme duyusu geliştiren bu adam en mucizevi insanlar listesinin ilk sırasında yer alıyor.</p>
<p><img class="size-full wp-image-246 alignnone" style="border: 2px solid black; margin-left: 10px; margin-right: 10px;" title="gormeyen-adam" src="http://www.teknik-bilim.com/wp-content/uploads/2009/10/gormeyen-adam.jpg" alt="gormeyen-adam" width="381" height="221" /></p>
<p>2. Soğuğu hissetmiyor<br />
Hollanda&#8217;da yaşayan Wim Hof &#8216;buz adam&#8217; olarak da anılıyor. Buzun altında yüzebiliyor ve buz dolu bir varilin içinde saatlerce kalabiliyor. Mt Blanc dağına bile çok kısa bir sürede tırmanan 48 yaşındaki Wim Hof, bu konuda dünya rekorlarına da imza attı.</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-247" style="border: 2px solid black; margin-left: 10px; margin-right: 10px;" title="buz-adam" src="http://www.teknik-bilim.com/wp-content/uploads/2009/10/buz-adam.jpg" alt="buz-adam" width="385" height="262" /></p>
<p>3. Beyni ultra hızlı bir güce sahip<br />
Daniel Tammet aslında otistik fakat en zor matematiksel işlemleri ışık hızıyla yapabiliyor. 10 bine kadar olan sayıları özel bir algılama kabiliyetiyle algılayan bu bionik adam ilginç bir işlem yeteneğine sahip. Aynı zamanda dil yetenekleri de bulunan Daniel Tammet, çok hızlı bir biçimde ve hiç zorlanmadan lisan öğrenebiliyor.</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-248" title="otistik" src="http://www.teknik-bilim.com/wp-content/uploads/2009/10/otistik.jpg" alt="otistik" width="350" height="235" /></p>
<p>4. Unutmayan kadın<br />
Nörobiyoloji uzmanı Jim McGaugh altı yıl önce ilginç bir vakayla karşılaştı. 40 yaşında evli bir kadın &#8216;yaşadığım hiçbir şeyi unutmuyorum&#8217; iddiasıyla uzmana başvurdu. Yapılan araştırmalar sonunda kadının gerçekten hiçbirşeyi unutmadığı ortaya çıktı. Kadının son 25 yılı üzerinde araştırma yürüten doktorlar kadının en ince detayları bile hatırladığını ortaya çıkardılar. AJ kod adı verilen kadın 25 yıl önce bugün havanın nasıl olduğunu bile hatırlıyor.</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-249" title="unutmayan-kadin" src="http://www.teknik-bilim.com/wp-content/uploads/2009/10/unutmayan-kadin.jpg" alt="unutmayan-kadin" width="283" height="281" /></p>
<p>5. Beyin gücüyle eşyaları yerinden oynatıyor<br />
Şimdi kendinizi Matrix filminde gibi hissedbilirsiniz. Çünkü Miroslaw Magola isimli bu adam manyetik bir enerjiye sahip. Her türlü objeyi beyin gücüyle havaya kaldıran ve yerini değiştirebilen bu adam kinetik güçleri gelişmiş bir yaratık.</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-250" title="magneto" src="http://www.teknik-bilim.com/wp-content/uploads/2009/10/magneto.jpg" alt="magneto" width="375" height="171" /></p>
<p>6.  110 desibel ses gücünde gülüyor<br />
Tayland&#8217;da yaşayan 55 yaşındaki Jittarat Wongsomboon, gülünce adeta dağları deviriyor. 110 desibel gücüyle gülebilen bu kahkaha makinası kadın, bugüne kadar birçok gülme yarışmasına katılmış ve ödül kazanmış.</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-251" title="kahkaha" src="http://www.teknik-bilim.com/wp-content/uploads/2009/10/kahkaha.jpg" alt="kahkaha" width="301" height="237" /></p>
<p>7. İnanılmaz ısı enerjisi yayabiliyorlar<br />
Uzmanlar son yirmi yıldır budist rahiplerin özellikleri üzerinde çalışıyor. Özel bir meditasyon tekniği kullanan bu rahipler &#8216;Turn-mo&#8217; adı verilen bir meditasyon tekniğiyle metabolizma hızlarını yüzde 64 oranında düşürebiliyorlar. Aynı zamanda vücut ısılarını da 17 derece kadar arttırma gücüne sahipler.</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-252" title="budist" src="http://www.teknik-bilim.com/wp-content/uploads/2009/10/budist.jpg" alt="budist" width="400" height="199" /></p>
<p>8. Acı hissetmeyen adam<br />
Tim Cridland isimli bu adam acı hissetmiyor. Kendini kılıçla kesen ve çivi yatağı üzerinde yatabilen bu adam hiçbir şekilde acı hissetmiyor. Doğuştan böyle bir mutasyona sahip olan Cridland&#8217;in beyne giden acı reseptörleri yok.</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-253" title="aci-cekmeyen-adam" src="http://www.teknik-bilim.com/wp-content/uploads/2009/10/aci-cekmeyen-adam.jpg" alt="aci-cekmeyen-adam" width="250" height="380" /></p>
<p>9. Helikopter gücüyle el çırpabiliyor<br />
Çinli Zhang Quan sahip olduğu özellikle rekorlar kitabına bile girmeyi başardı. 70 yaşındaki bu adam 107 desibel gücüyle el çırpıyor. Bu seviye de helikopterden çıkan ses gücüne oldukça yakın.</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-254" title="el-cirpma" src="http://www.teknik-bilim.com/wp-content/uploads/2009/10/el-cirpma.jpg" alt="el-cirpma" width="350" height="263" /></p>
<p>10. Her şeyi yiyen adam<br />
Cam, metal ve toksik maddeleri bile yiyebiliyor. Michel Lotito isimli adamın midesi normalden iki kat daha kalın. Bu nedenle aklınıza gelebilecek herşeyi yiyebiliyor.</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-255" title="herseyi-yiyen-adam" src="http://www.teknik-bilim.com/wp-content/uploads/2009/10/herseyi-yiyen-adam.jpg" alt="herseyi-yiyen-adam" width="350" height="319" /></p>
<img src="http://www.teknik-bilim.com/?ak_action=api_record_view&id=245&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.teknik-bilim.com/dunyanin-en-ilginc-ozelliklerine-sahip-insanlari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
