<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Bilim Teknik Teknoloji &#187; Tarihi Olaylar</title>
	<atom:link href="http://www.teknik-bilim.com/tag/tarihi-olaylar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.teknik-bilim.com</link>
	<description>Bilim teknik, teknoloji haberleri, tarihi olaylar, bilimsel olaylar, merak edilen bilimsel gerçekler...</description>
	<lastBuildDate>Sun, 30 May 2010 10:26:38 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<xhtml:meta xmlns:xhtml="http://www.w3.org/1999/xhtml" name="robots" content="noindex" />
		<item>
		<title>Piri Reis ve İlk Dünya Haritası</title>
		<link>http://www.teknik-bilim.com/piri-reis-ve-ilk-dunya-haritasi/</link>
		<comments>http://www.teknik-bilim.com/piri-reis-ve-ilk-dunya-haritasi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Oct 2009 10:48:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilim Adamları]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim Teknik]]></category>
		<category><![CDATA[Bilimsel Olaylar]]></category>
		<category><![CDATA[Coğrafya - Jeoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Tarihi Olaylar]]></category>
		<category><![CDATA[İcat ve Buluşlar]]></category>
		<category><![CDATA[denizcilik]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya Haritası]]></category>
		<category><![CDATA[keşif]]></category>
		<category><![CDATA[Kitab-ı Bahriye]]></category>
		<category><![CDATA[mısır seferi]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı]]></category>
		<category><![CDATA[Piri Reis]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.teknik-bilim.com/?p=208</guid>
		<description><![CDATA[Piri Reis ve ilk dünya haritası, Kitab-ı Bahriye, Piri Reis&#8217;in Dünya haritası nasıl yapılmıştır?
İnsanoğlu her ne kadar uzay keşfine çıksa da, henüz dünyada izah edemediği, keşfedemediği o kadar çok şey var ki. Bırakın dünyayı, insanoğlu henüz bedenindeki sırları bile tam olarak izah edebilmiş değil.
Bilim adamlarının açıklayamadığı birçok gerçek var. Yaratılış, ölüm, rüya, cin, nazar gibi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong><img class="alignleft size-full wp-image-209" style="border: 2px solid black; margin-left: 10px; margin-right: 10px;" title="dunya-haritasi" src="http://www.teknik-bilim.com/wp-content/uploads/2009/10/dunya-haritasi.jpg" alt="dunya-haritasi" width="194" height="266" />Piri Reis ve ilk dünya haritası, Kitab-ı Bahriye, Piri Reis&#8217;in Dünya haritası nasıl yapılmıştır?</strong></em></p>
<p>İnsanoğlu her ne kadar uzay keşfine çıksa da, henüz dünyada izah edemediği, keşfedemediği o kadar çok şey var ki. Bırakın dünyayı, insanoğlu henüz bedenindeki sırları bile tam olarak izah edebilmiş değil.</p>
<p>Bilim adamlarının açıklayamadığı birçok gerçek var. Yaratılış, ölüm, rüya, cin, nazar gibi konuların yanında bundan binlerce yıl öncesine ait bazı nesnelerin üzerindeki esrar perdesi bile hala kaldırılabilmiş değil. Bunlardan biri de Ünlü Türk denizcisi Piri Reis’in haritasıdır.</p>
<p>Bu harita için; &#8220;geleceği gören harita&#8221; tanımını yapabiliriz. Ünlü Türk denizci Piri Reis&#8217;in 1513&#8242;te çizdiği harita, Afrika, Amerika ve Güney Kutbu&#8217;nun bugünkü halini gerçeğe yakın bir şekilde göstermektedir.</p>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-210" style="border: 2px solid black; margin-left: 10px; margin-right: 10px;" title="piri-reis" src="http://www.teknik-bilim.com/wp-content/uploads/2009/10/piri-reis.jpg" alt="piri-reis" width="196" height="257" />Bu harita, ortaya çıkarıldığı 1929 yılından günümüze bilim dünyasının ilgisini çekmektedir. Öyle ki; haritada Güney Kutbu&#8217;na yer verilmişti. Hâlbuki buranın keşfi, haritanın çizilmesinden 3 asır sonra gerçekleşmişti. Dahası, bu harita, kıtanın buz altında kalmış sahil kesimlerini de gösteriyordu. Haritanın çizilmesinden tam 6 bin yıl önce eridiği tespit edilen bu buzulların varlığını Piri Reis nerden biliyordu? Bilimsel gerçeklere göre Reis’in bu haritayı çizmesi mümkün görünmüyordu. Piri Peki nasıl olmuştu da çizebilmişti? Bu konuda birçok teori ortaya atıldı. Hatta Piri Reis’in cinlerden yardım aldığını iddia edenler bile oldu. Sırrı ne idi acaba? Piri Reis nasıl bir gizli ilme sahipti?</p>
<p>Önce Piri Reis’le ilgili kayda geçen bilgileri gözden geçirelim.</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-211" title="harita" src="http://www.teknik-bilim.com/wp-content/uploads/2009/10/harita.jpg" alt="harita" width="399" height="400" /></p>
<p>Tarihi kaynaklara göre Piri Reis, 1465’te doğdu. Kimine göre doğum yeri Karaman, kimine göre Gelibolu’dur. Bu konuda kesin bir bilgi yok. Ancak kesin olan bir şey var ki Piri Reis’in aile kökeni Karaman’a dayanmaktadır. Türk denizcilik tarihinin ilk ustalarından Karamanlı Kemal Reis&#8217;in yeğenidir. Piri Reis önce bu meşhur amcası sayesinde tanınır. Ancak daha sonra Amerika&#8217;yı gösteren dünya haritaları ve Kitab-ı Bahriye adlı denizcilik kitabıyla şöhreti amcasını geçer ve dünyaca tanınmış bir haritacı ve denizci olur.</p>
<p>En ünlü Osmanlı denizcisi ve kaptanı olarak tarihe geçen Piri Reis’in gerçek ismi Muhiddin’dir.</p>
<p>Piri Reis’in Karaman’dan dünya denizlerine uzanan hikayesi Fatih Sultan Mehmet zamanında başlar. Bu dönemde Karamanoğulları Beyliği Osmanlı İmparatorluğu sınırlarına katılır. Beyliğin ileri gelenleri Fatih Sultan Mehmet&#8217;in emriyle İstanbul&#8217;a göç ettirilir. Aile İstanbul’dan Gelibolu&#8217;ya geçerek oraya yerleşir.</p>
<p>Karaman derelerinde başlayan yolculuk artık Akdeniz’de devam etmektedir. Piri Reis amcası Kemal Reis’in sayesinde gemi ve denizle tanışır. Ondan denizciliği öğrenir. 1481’de amcası ile Akdeniz&#8217;de korsanlık yapmaya başlar. 1491’den sonra Sicilya, Sardunya, Korsika adalarına ve Güney Fransa kıyılarına yapılan akınlarda başı çekerler.</p>
<p>1486 tarihinde Endülüs Emevi Devleti’nin son toprakları da Avrupalılar tarafından ele geçirildiğinde İspanya Müslümanları Osmanlı Devleti&#8217;nden yardım isterler. Osmanlı Devleti onları gemilerle Granadalı Müslümanları İspanya&#8217;dan Kuzey Afrika&#8217;ya taşımakla görevlendirir. 1487 &#8211; 1493 yılları arasında Avrupa’nın baskısından kaçan Müslümanları gemilerle Kuzey Afrika’ya taşırlar.</p>
<p>Piri Reis, Akdeniz&#8217;de yaptığı bu seyirler sırasında gördüğü yerleri ve başından geçenleri, sürekli not alır. Bu notlarını Kitab-ı Bahriye adı altında toplar. Bu notlar dünya denizciliğinin ilk kılavuz kitabı olma özelliğini taşıyan bir kitap haline dönüşür.</p>
<p>Piri Reis 1511’de çok sevdiği amcasını kaybeder. Denize küser. Uzun bir süre açık denizlere açılmaz ve Gelibolu&#8217;ya yerleşerek burada, 1513 tarihli ilk meşhur dünya haritasını çizer.</p>
<p>Piri Reis, Yavuz Sultan Selim’in işareti üzre, 1517&#8242;deki Mısır seferi ile tekrar denizlere döner. Çizdiği haritayı da sefer sonrası Yavuz Sultan Selim&#8217;e sunar.</p>
<p>Rivayetlere göre, Sultan kendisine hediye edilen bu dünya haritasına bakmış ve &#8216;Dünya ne kadar küçük&#8230;&#8217; demiştir.</p>
<p>Yine tarihçilere göre Sultan bu haritayı doğu ve batı diye ikiye bölmüş. Vezirlerine bu parçaları göstererek &#8216;Biz bu küçük dünyanın doğu tarafını elimizde tutacağız.&#8217; demiştir&#8230; Bu haritanın doğu parçası henüz bulunabilmiş değil. Kimi tarihçilere göre Sultan, Hint Okyanusu&#8217;nun ve Baharat yolunun kontrolünü ele geçirmek için tasarladığı seferde kullanılmak üzere bu parçayı saklamıştır.</p>
<p>Piri Reis Haritası, Amerika kıtasını gösteren en eski haritalardan biri olarak dünyaca ilgi görmüştür. Erich von Daniken bile “Tanrıların Arabaları&#8221; adlı kitabında, Piri Reis’in haritasını, görüşlerine kaynak olarak gösterir. Batılı düşünür Charles Hapgood, Piri Reis&#8217;in kullandığı haritanın, dünyanın on bin yıl önceki bir dönemine göre çizildiğini öne sürmüştür. Antarktika olarak yorumladığı kara parçasının haritada buzlu görünmemesini ve Sahra çölünde de göllerin görünmesini, binlerce yıl önceki iklim değişikliği ile izah eder.</p>
<p>Mısır seferi sonrası Gelibolu&#8217;ya dönen Piri Reis, yazdığı denizcilik notlarını, 1521&#8242;de, Kitab-ı Bahriye isimli meşhur kitabında bir araya getirir.</p>
<p>Kitab-ı Bahriye, Akdeniz kıyılarına ait ayrıntılı bir deniz kılavuzudur. Kitap, denizcilere Akdeniz hakkında tafsilatlı bilgi verir. Kıyılar, adalar, geçitler, boğazlar, körfezler, fırtına ve korunma yolları, sığınılacak limanlar, kesin rotalar ve daha bir çok konuda denizcilere rehber olur. Bu eser; Anadolu sahillerinin özelliklerine, asırlar öncesinden adım adım ışık tutan değerli bir coğrafya kitabı olarak bugün dahi geçerliliğini korumaktadır.</p>
<p>Kitabın suretleri İstanbul&#8217;da Topkapı Sarayı&#8217;nda mevcut olduğu gibi, kopyaları Paris ve Londra gibi çeşitli Avrupa kenti kütüphanelerinde sergilenmektedir.</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-212" title="harita3" src="http://www.teknik-bilim.com/wp-content/uploads/2009/10/harita3.jpg" alt="harita3" width="400" height="312" /></p>
<p>Mısır seferi sonrası yıldızı daha da parlayan Piri Reis, Kanuni Sultan Süleyman dönemindeki ikinci Mısır seferinde ise büyük bir talihsizlik ile karşı karşıya kalır. 1552&#8242;de çıktığı ikinci Mısır seferinin sonunda hapsedilir. Komutasındaki donanmayı emir ve izin dışı, Basra&#8217;da bırakıp, ganimet yüklü üç gemi ile Mısır&#8217;a dönmekle suçlanır. Halbuki askerlerinin istirahatı, donanmanın bakım ve tamiri gerektiği için böyle bir karar almıştır. Ne hazindir ki; politik hırs ve çatışmalara kurban gider.<br />
1554&#8242;te, Mısır Beylerbeyi Mehmet Paşa tarafından, hizmette kusur ettiği gerekçesiyle Kahire&#8217;de idam edilir. İdam sehpasında, ömrünün çoğunu geçirdiği denize doğru son kez bakar. O sırada yaşı 80’dir.</p>
<p>Geride dünya harikası sayılabilecek iki dünya haritası ve çağdaş denizciliğin ilk önemli yapıtlarından olan Kitab-ı Bahriye isimli değerli eserini bırakır.</p>
<p>Bilim çevrelerince hayret uyandıran eserlerinin sırrı şudur: Piri Reis iyi bir gözlemci ve araştırmacıdır. Gezip gördüklerini not almış, tutsak ettiği İspanyol ve Portekizli denizcilerin bilgilerine başvurmuş, ele geçirdiği tarihi harita ve broşürleri kayda geçmiştir. Bunların arasında Büyük İskender zamanına ait olduğu düşünülen haritalar, Ceneviz kaynaklı haritalar ve Kristof Kolomb’un haritaları da vardır. Kitabı ve haritaları bu birikim gözlemlerinin sonucunda ortaya çıkmıştır.</p>
<p>Bu eserler aynı zamanda titiz bir denizcilik istihbarat çalışmasının ürünüdür.</p>
<img src="http://www.teknik-bilim.com/?ak_action=api_record_view&id=208&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.teknik-bilim.com/piri-reis-ve-ilk-dunya-haritasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mısır Piramitlerinin Taşıdığı Gizem!!</title>
		<link>http://www.teknik-bilim.com/misir-piramitlerinin-tasidigi-gizem/</link>
		<comments>http://www.teknik-bilim.com/misir-piramitlerinin-tasidigi-gizem/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 05 Oct 2009 10:06:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Arkeoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Açıklanamayan Olaylar]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim Teknik]]></category>
		<category><![CDATA[Bilimsel Olaylar]]></category>
		<category><![CDATA[Efsaneler]]></category>
		<category><![CDATA[Tarihi Olaylar]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[gize piramitleri]]></category>
		<category><![CDATA[gizem]]></category>
		<category><![CDATA[gizemli olaylar]]></category>
		<category><![CDATA[keops]]></category>
		<category><![CDATA[mısır]]></category>
		<category><![CDATA[mısır piramitleri]]></category>
		<category><![CDATA[piramitler]]></category>
		<category><![CDATA[sfenks]]></category>
		<category><![CDATA[sır]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.teknik-bilim.com/?p=120</guid>
		<description><![CDATA[
Mısır piramitlerinin sırrı, taşıdıkları gizem nedir? Nasıl yapılmışlardır?
Dünyanın yedi harikasından biri olup günümüze  kadar zarar görmeden ayakta kalabilmeyi başarabilmiş tek yapı Mısır‘daki Gize piramitlerinden Keops piramitidir.
Piramit şeklindeki yapılar sadece  Mısır’a özgü olmayıp dünyanın başka yerlerinde de inşa edilmiş örnekleri bulunmaktadır. Fakat sayıca en çok Mısır’da bulunduklarından bölgeyle özdeşleşerek “Mısır Piramitleri” olarak anılmaktadırlar.
Dünyadaki Önemli Piramitler:
* Keops [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-121" style="border: 2px solid black; margin-left: 10px; margin-right: 10px;" title="Gize-Piramitleri" src="http://www.teknik-bilim.com/wp-content/uploads/2009/10/Gize-Piramitleri.jpg" alt="Gize-Piramitleri" width="303" height="215" /></p>
<p><em><strong>Mısır piramitlerinin sırrı, taşıdıkları gizem nedir? Nasıl yapılmışlardır?</strong></em></p>
<p>Dünyanın yedi harikasından biri olup günümüze  kadar zarar görmeden ayakta kalabilmeyi başarabilmiş tek yapı Mısır‘daki Gize piramitlerinden Keops piramitidir.</p>
<p>Piramit şeklindeki yapılar sadece  Mısır’a özgü olmayıp dünyanın başka yerlerinde de inşa edilmiş örnekleri bulunmaktadır. Fakat sayıca en çok Mısır’da bulunduklarından bölgeyle özdeşleşerek “Mısır Piramitleri” olarak anılmaktadırlar.</p>
<p>Dünyadaki Önemli Piramitler:</p>
<p>* Keops Piramidi (145,75 metre)<br />
* Mikerinos Piramidi(66,5 metre)<br />
* Kefren Piramidi (143,56 metre)<br />
* Sakkara Piramidi (63,17 metre)<br />
* Maldum Snefru Piramidi (93,26 m)<br />
* Dahahur Bent Piramidi (104,85 m)<br />
* Dahahur Snefru P. (103,95 metre)<br />
* Sakkara Pepi II P. (52,555 metre)<br />
* Uxmal Tapınağı (Meksika)<br />
* Teotehuacan (Meksika)<br />
* Tiahuanaco (Bolivya)<br />
* Dohan Tapınağı (Çin Halk Cumhuriyeti)</p>
<p><em><strong>Piramit Nedir?</strong></em><br />
Tabanı kare şeklinde olup köşelerin tepede tek bir noktada birleşmesiyle oluşan geometrik şekildir. Dört eşit büyüklükte üçgen yüzeye sahip olan piramitler, inşa edildiklerinde mühendislik açısından son derece sağlam bir yapı sergilemektedirler.</p>
<p><em><strong><img class="alignleft size-full wp-image-122" style="border: 2px solid black; margin-left: 10px; margin-right: 10px;" title="Bent-piramidi" src="http://www.teknik-bilim.com/wp-content/uploads/2009/10/Bent-piramidi.jpg" alt="Bent-piramidi" width="243" height="191" />Piramitlerin Tarihçesi</strong></em><br />
Piramitlerin firavunun mumyası ile onun değerli hazinelerini ve dönemin eşsiz sanat eserlerini saklamak amacıyla yapıldığı düşünülmektedir. Fakat bugüne kadar hiçbirisinin içerisinde herhangi bir mumyaya veya hazineye rastlanmamıştır. Dünyanın ilk inşa edilen piramidi Sakkara’da olup yapımı M.Ö 2620 yılında tamamlanmıştır. İlk örnekleri basamaklı yapıda olan piramitlerin birçoğu tamamlanamamış veya yapım aşamasında yıkılmıştır. Bunun ilk örneği M.Ö 2570 yılında yapımına başlanan Meidum piramidi olup, sekizinci basamak yapılmak istenirken yıkılmıştır.</p>
<p>Piramitleri inşa edenler bundan ders çıkararak daha yüksek piramitler yapabilmek için tabanı mümkün olduğunca geniş tutarak eşkenar bir geometri kullanmanın gerekli olduğunu düşünmüşlerdir. Nil nehri yakınlarındaki Dahahur bölgesinde M.Ö 2570 yılında inşasına başlanmış olan Bent piramidi, üçte ikilik bölümü tamamlandıktan sonra daha önceki tecrübeler baz alınarak eğim açısı düşürülmüş ve yükseltilmeye devam edilmiştir. Bu yöntemle M.Ö 2565 yılında başarıyla tamamlanan Bent piramidi çok daha rijit bir yapıya kavuşurken, eşsiz bir görünüme de sahip olmuştur. Bu tarihten sonra yapılan tüm piramitler daha küçük sabit bir açı ile yükseltilerek inşa edilmiştir.</p>
<p><em><strong>Piramitleri Kimler İnşa Etti?</strong></em><br />
Önceleri piramitlerin Mısırlı köleler tarafından yapıldığı düşünülmekteyken 1990 yılında bir turistin bindiği atın ayağı bir çukura düşer ve bu çukur gizemli bir mahzene açılır. Burası piramit yapımında çalışan işçilerin ustabaşı olan kişinin mezarıdır. Kubbeli mezar olarak da bilinen mekan, duvarları işlemeli ve ihtişamlı bir yapıya sahiptir. Böylesine güzel bir mezarın işçi sınıfındaki birisine yapılması, çalışanların esir olmadığının göstergesiydi. İşçiler gündüzleri çalışıyor ve geceleri buradaki köylerde bulunan evlerine gidiyordu. Daha sonra bu bölgede yapılan kazılarda 250’den fazla farklı mezar daha bulunmuştur. Ustabaşının çevresindeki mezarlar seçkin işçilerin mezarlarıyken normal işçiler biraz daha uzakta toplu halde bulunmaktaydı.</p>
<p>Ölen herkes için bir mezar yapılmakta olduğu anlaşılan bölgedeki kazılarda mezarların girişlerinde işçilerin statülerini gösteren hiyeroglif yazılar bulundu. Bu yazılarda “mezar inşaatı denetçisi”, “mezar inşaatı yöneticisi” gibi ibareler yazmaktaydı. Ayrıca bu mezarlarda işçilerin minyatür heykelleri ve sanat eserleri de yer almaktaydı.</p>
<p>Yaklaşık 200.000 işçinin çalıştığı bölgedeki iskeletler incelendiğinde omurganın inanılmaz bir yüke maruz kaldığı ortaya çıkmıştır. Omurgaya binen aşırı yük buradaki taş taşıma işleminin güçlüğüne işaret etmekteydi. Bu kadar özveri ve emekle ortaya çıkan piramitlerin yapımı için binlerce işçi bu bölgedeki şehirlerde yaşamaktaydı. Yapılan kazılarda evler, fırınlar, çömlekler gibi birçok tarihi eser bulunurken duvarlardaki hiyerogliflerde nasıl ekmek yapıldığı ve içecek hazırlandığı gibi detaylar resmedildiğinden dönemin şehir yaşamı hakkında fikir edinmek de mümkün olmuştur.</p>
<p>Gize piramitlerinde 15 milyondan fazla kireç taşı kullanıldı. Bu taşlar piramitlerden 300 metre uzaktaki bir taş ocağından çıkartılmış ve yine burada kesilip işlenerek hazır hale getirilmiştir. Kazılarda bu bölgede taşların kesilmesi için gerekli olan oluklu platformlar bulunarak etrafı kazılmaya devam edilmiş ve dev bir taş ocağının enkazı ortaya çıkartılmıştır. Taş ocağından çıkartılan taş miktarı piramitlerde kullanılan miktarla örtüşmekteydi. Ayrıca piramitlerin yapımında kullanılan taş rampalar kil ve kireç taşı tozunun karışımından oluşan bir çamurla sıvanmıştı. Bu yöntem çok dayanıklı ve sert bir yapı oluştururken, ufak bir keski darbesiyle de kolayca koparak çözülebilmekteydi. Taş ocağı bulunduğunda içi bu rampanın enkazı ile doluydu.</p>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-123" style="border: 2px solid black; margin-left: 10px; margin-right: 10px;" title="keopsun-gemisi" src="http://www.teknik-bilim.com/wp-content/uploads/2009/10/keopsun-gemisi.jpg" alt="keopsun-gemisi" width="200" height="245" />1954 yılında Keops piramidinin güney ucunda bir kubbe bulundu ve kalıntılar incelendiğinde burada bir geminin yatmakta olduğu anlaşıldı. Bu gemi, Mısır Firavunu Keops’un gemisiydi ve 13 sene süren yoğun çalışmanın ürünü olarak tüm parçalar birleştirilerek müzede sergilenmeye başlandı. Yılda 300.000 kişinin ziyaret ettiği müzede tamamı sedir ağacından yapılmış dünyanın en eski gemisi gururla sergilenmektedir. Daha sonraları benzer şekilde diğer firavunlar için yapılmış bir kardeş gemi daha bulundu fakat bu gemi zarar görmemesi ve tarihi değerini kaybetmemesi için bulunduğu odadan çıkarılmadı.</p>
<p>Firavunların mumyaları bir mağara içerisindeki gizli bir mezarlıkta bulunmuştur. O dönemin mumyalama tekniği sayesinde binlerce yıl sonra bile hala yüzleri tanınabilir şekilde kalan 40 kadar mumya çıkartılmıştır. Mumyalama işleminin nasıl yapıldığı bu mezarlıkta duvarlara çizilen hiyerogliflerden anlaşılmaktadır. Sadece karın bölgesine bir elin girebileceği kadar açılan ufak kesikten bütün organların çıkarıldığı ve içinin özel baharatlar ve yağlarla sıvanarak doldurulduğu gösterilmekteydi. O dönemin insanları öldükten sonra tekrar dirileceğini düşünüyordu ve tüm parasını mumyalama işlemi için  saklıyordu. Çünkü dirildikten sonra bedenlerine ihtiyaçları olacaktı. Bu nedenle bir kişi ne kadar zenginse öldükten sonra o kadar iyi korunacak demekti. Çok pahalı olan mumyalama işlemi sadece önemli kişilere ve zenginlere yapılırken, yoksul insanlar toplu mezarlara gömülmekteydi.</p>
<p><em><strong><img class="alignleft size-full wp-image-124" style="border: 2px solid black; margin-left: 10px; margin-right: 10px;" title="keops" src="http://www.teknik-bilim.com/wp-content/uploads/2009/10/keops.jpg" alt="keops" width="278" height="278" />Piramitler Nasıl İnşa Edildi?</strong></em><br />
İnşa edilen en önemli piramitler Gize Piramitleri’dir ve Mikerinos, Kefren ve Keops ismindeki üç pramitten oluşur. Gize Platosu’nda bulunan bu piramitlerin en büyüğü ve en gizemli olanı Keops piramididir.</p>
<p>Keops piramidi 20 yıl içinde 150 metre yüksekliğe kadar kaldırılan her biri 2.5 ton ağırlığındaki 2.300.000 adet kireç taşı kullanılarak inşa edilmiştir. Toplam ağırlığı 5.5 milyon ton olan bu taşların bu süre zarfında dizilebilmesi için her iki buçuk dakikada bir taşın yerine oturtulmuş olması gerektirmektedir. Bu nedenle günümüzde bu piramidin en anlaşılmaz yönlerinden biri nasıl inşa edildiğidir.</p>
<p>Hayranlık verici bir orantıya sahip olan yapı, gizemini taşların suskunluğuna bırakmıştır. 51° 51’ 14” eğimle dizilen bu taşlarda hassasiyetin binde bir oranında bile şaşması durumunda piramit en tepede düzgün birleşemezdi. Günümüzde bu tarz ufak hatalar en seçkin yapılarda bile makul bir tolerans olarak görülmektedir. Ama bundan 4500 yıl önce inşa edilen piramitlerde tepe noktası kusursuzca birleştirilmiştir.</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-125" style="border: 2px solid black; margin-top: 10px; margin-bottom: 10px;" title="blok-tasima" src="http://www.teknik-bilim.com/wp-content/uploads/2009/10/blok-tasima.jpg" alt="blok-tasima" width="526" height="191" /></p>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-126" style="border: 2px solid black; margin-left: 10px; margin-right: 10px;" title="rampa" src="http://www.teknik-bilim.com/wp-content/uploads/2009/10/rampa.jpg" alt="rampa" width="257" height="129" />Milyonlarca taş nasıl olup da 140 metreyi aşan yüksekliklere kaldırılabilmiştir? Bunun için taş bloklardan yapılma büyük rampalar kullanılmıştır. Bu rampa piramitin yakınına kurulmuş olan taş ocağından başlayarak piramite kadar devam eden ve düzenli olarak kesintisiz taş taşınmasını sağlayan bir yapıda inşa edilmiştir. Aksi halde asla gerçekleştirilen süre içerisinde işi tamamlamak mümkün olmazdı. Fakat bu rampa piramit hacminin %65’i tamamlandıktan sonra 43 metre yüksekliğe ulaşır ve bu noktradan sonra ne kadar etkili olduğu tartışma konusudur. Çünkü piramidin tamamını bu rampa vasıtasıyla yapmak için 43 metreden 140 metreye ulaşmak gerekeceğinden, bunun için piramidin toplam hacminin iki katı kadar daha taşa gerek olacaktı. Bu nedenle bu seviyeden sonra piramidin inşasına içeriden devam edilmiştir.</p>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-127" style="border: 2px solid black; margin-left: 10px; margin-right: 10px;" title="tasima" src="http://www.teknik-bilim.com/wp-content/uploads/2009/10/tasima.jpg" alt="tasima" width="300" height="360" />Piramit iki aşamada inşa edilmektedir. Birisi piramidin inşası diğeri ise kral odasının inşasıdır. Kral odası piramit tabanından 43 metre yukarıda bulunmakta olup içerisinde dış ortama açılan hava kanallarının bulunması ve tavanında 60 tonu aşan düz bloklarının kullanılmış olması açısından hayranlık uyandırıcıdır. Tanesi 15 ton olan bu taş blokların nasıl taşındığı ise, kralın odasına giden geniş yolda(büyük galeri) gizlidir. Burada karşı ağırlık mekanizmasıyla çalışan bir sistem bulunmaktaydı ve halatlarla birleştirilmiş olan bu terazi mekanizması sayesinde bloklar istenilen yüksekliğe rahatlıkla kaldırılırdı.</p>
<p>Taşlar istenen yüksekliğe kaldırıldıktan sonra koyulması gereken yere götürülmek üzere 10 kişilik insan grupları tarafından piramidin kenarlarındaki tüneller içerisinde çekilirdi. Eğer bir köşe dönülecekse piramidin açık tünel uçlarında resimde gösterilen biçimde yine bir terazi sistemiyle kaldırılarak yön verilir ve diğer yöne gidecek raya oturtulurdu. Daha sonra bu tünelde de 10 kişilik grup tarafından gereken yere kadar çekilerek götürülürdü. Taşlar çekilirken oluşan sürtünme kuvvetini azaltmak içinse, çamur ve su kullanılırdı.</p>
<p>Piramit yüzeyi önceleri şu an olduğu gibi basamaklı bir yapıda değildi. Keops piramidi 45 asırlık varolma sürecinde üstten 10 metre kadar aşınmıştır. Yüzeyin üçgen şeklindeki basamak araları özel bir kireçtaşı çamuruyla kaplanarak doldurulur ve pürüzsüz, parlak bir görünüm alırdı. Özellikle son 20 senede piramitler geçtiğimiz 400 seneden daha fazla hasar görmüştür. Gerek güneş ışınları gerekse iklim şartları gibi etmenler piramitlerin varlığını her geçen gün daha fazla tehtid etmektedir.</p>
<p><em><strong><img class="alignleft size-full wp-image-128" style="border: 2px solid black; margin-left: 10px; margin-right: 10px;" title="maya-piramitleri" src="http://www.teknik-bilim.com/wp-content/uploads/2009/10/maya-piramitleri.jpg" alt="maya-piramitleri" width="266" height="213" />Piramitlerin Gizemi Nedir?</strong></em><br />
İngiliz matematikçi ve astronomist olan John Taylor birtakım çalışmalar yapmış ve elde ettiği sonuçlar Howard Vyse tarafından analiz edilmiştir. Bunlardan bazıları;</p>
<p>- Keops piramidinin taban alanı dünyayı yataydan ikiye böldüğümüzde ortaya çıkan kesit alanı gibi düşünülürse ve piramidin tabanı dünyanın yarıçapı üzerine oturtulsa, yüksekliği tam kutup noktasına denk gelirdi. Yani burada kusursuz bir oran mevcuttur.</p>
<p>-Keops piramidinin taban çevresini yüksekliğinin iki katına bölündüğünde tam olarak pi=3,1416 sayısı elde edilmektedir.</p>
<p>- Keops ve Kefren piramitleri doğu-batı ve kuzey-güney sınırlarına öyle kusursuz yerleştirilmiştirler ki, o günün koşulları düşünüldüğünde hayret verici bir durum olarak görülmektedir.</p>
<p>- Keops piramidinin üçgen şeklindeki dört yüzeyinin toplam alanı, piramit yüksekliğinin karesine eşittir.</p>
<p>- Keops piramidinin yüksekliğinin 1 milyarla çarpımı tam olarak dünya ile güneş arasındaki mesafeyi(149.504.000km) vermektedir.</p>
<p>- Piramitler bir güneş saati olarak işlev görmektedirler. piramitlerin Ekim ayı ortasında ve Mart ayının başlangıcında yre düşürdüğü gölgeler, mevsimleri ve yılın uzunluğunu gösterir.</p>
<p>- Keops piramidiyle dünyanın merkezi arasındaki mesafe, Kuzey kutbuyla arasındaki mesafeye eşittir.</p>
<p>Bilimsel olarak kanıtlanmamış bazı rivayetler ise şunlardır;</p>
<p>- Piramitlerin üzerinden geçen meridyen, karaları ve denizleri iki eşit parçaya bölmektedir.</p>
<p>- Piramit hangi firavunun adına yapıldıysa, kralın odasına yılda sadece iki kez güneş girmektedir. Bunlar kralın doğduğu ve öldüğü günlerdir.</p>
<p>- Piramitlerin içerisinde radar gibi aletler çalışmamaktadır.</p>
<p>- Piramit içerisinde bırakılmış kirli bir su, birkaç gün içerisinde arıtılmış hale gelmektedir.</p>
<p>- Piramitin içerisine bırakılan süt birkaç gün bozulmadan kalabilirken, beklenmeye devam edilmesi durumunda yoğurt haline gelmektedir.</p>
<p>- Piramit içerisine koyulan bir bitki hiç ışık almasa da normale göre daha hızlı büyümektedir.</p>
<p>- Açık bir yara, piramit içerisinde çok daha çabuk bir şekilde iyileşmektedir.</p>
<p>- Piramitlerin içi yazın serin, kışın ise ılık olur.</p>
<p>- Gize Platosu’ndan geçen boylam, denizlerle karaları iki eşit parçaya böler.</p>
<p><em><strong><img class="alignleft size-full wp-image-129" title="sfenks-heykeli" src="http://www.teknik-bilim.com/wp-content/uploads/2009/10/sfenks-heykeli.jpg" alt="sfenks-heykeli" width="300" height="198" />Sfenks Heykeli</strong></em><br />
Gize piramitlerinden Kefren piramidini koruması için yapılmış olan dev bir köpek heykelidir. 70 metre uzunluğunda ve 30 metre yüksekliğinde olan Sfenks, çakal kafalı Anubis’in heykelidir. M.Ö 2520 yılında yapılmış olan heykel tarih boyunca Nil nehrine bakarak, nehir yoluyla gelenleri karşılamaktadır.</p>
<p>Sfenks heykeline Mısır’ı işgal eden Hiksos’lar tarafından büyük zarar verilmiştir. Daha sonra ülkede düzenin sağlanmasıyla beraber dönemin kralı tarafından yüz kısmı değiştirilerek firavunun(Mısır Kralı) sureti yaptırılmıştır.</p>
<h6><em>kaynak: biliustam.com</em></h6>
<img src="http://www.teknik-bilim.com/?ak_action=api_record_view&id=120&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.teknik-bilim.com/misir-piramitlerinin-tasidigi-gizem/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mu Kıtası Efsanesi</title>
		<link>http://www.teknik-bilim.com/mu-kitasi-efsanesi/</link>
		<comments>http://www.teknik-bilim.com/mu-kitasi-efsanesi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 28 Jun 2009 11:54:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Arkeoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Açıklanamayan Olaylar]]></category>
		<category><![CDATA[Coğrafya - Jeoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Efsaneler]]></category>
		<category><![CDATA[Tarihi Olaylar]]></category>
		<category><![CDATA[atlantis]]></category>
		<category><![CDATA[efsane]]></category>
		<category><![CDATA[efsanevi olaylar]]></category>
		<category><![CDATA[kayıp kıta]]></category>
		<category><![CDATA[mu kıtası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.teknik-bilim.com/?p=46</guid>
		<description><![CDATA[
Kayıp kıta “Mu”, Atlantis gibi bir efsanedir. Efsaneye göre büyük tufan sırasında sulara gömülmüştür. Asya ve Amerika kıtaları arasında yer alan Mu, Avustralya’nın iki katı büyüklüğündedir.
Bilim adamlarına göre Mu kıtası aynı Atlantis gibi bir efsanedir. Araştırmalara göre Mu kıtasının bulunduğu alanda kıtaları oluşturan kaya tipine rastlanılmamıştır. Mu kıtasının varlığını ilk olarak ileri süren James Churchward [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-full wp-image-47" style="border: 3px solid black;" title="mu-kitasi" src="http://www.teknik-bilim.com/wp-content/uploads/2009/06/mu-kitasi.jpg" alt="mu-kitasi" width="430" height="227" /></p>
<p>Kayıp kıta “Mu”, Atlantis gibi bir efsanedir. Efsaneye göre büyük tufan sırasında sulara gömülmüştür. Asya ve Amerika kıtaları arasında yer alan Mu, Avustralya’nın iki katı büyüklüğündedir.</p>
<p>Bilim adamlarına göre Mu kıtası aynı Atlantis gibi bir efsanedir. Araştırmalara göre Mu kıtasının bulunduğu alanda kıtaları oluşturan kaya tipine rastlanılmamıştır. Mu kıtasının varlığını ilk olarak ileri süren James Churchward adında bir ingiliz araştırmacıdır (1868). Anlatılanlara göre James Churchward Hindistanda bulunduğu dönemde bir budistrahiple tanışır. Bu rahip James’e bir sır vereceğini söyler ve onu bir tapınağın altında bir mahsene götürür. Buradaki eski tabletler ve eserleri gösterir. Bu eserlerde gördükleri bilgilere göre Mu kıtasını ortaya atar ve bir kitap yazar. Hatta Atatürk bu kitabı okuduktan sonra Mu kıtası hakkında bilgi toplanması için talimat verir.</p>
<p>Mu kıtasının <a title="Bilim Teknik" href="http://www.teknik-bilim.com">efsane</a> olmadığını savunanların görüşlerine göre <a title="Bilim Teknik" href="http://www.teknik-bilim.com">Mu kıtası</a> yeryüzündeki ilk kıtadır ve Polinezya, Mikronezya ve Melanezyao adaları Mu kıtasının kalıntılarıdır. Mu kıtasında 70000 yıl önce tek tanrılı bir din vardı. Kıtada yaşayanlar Mu kıtası dışındaki kıtalarda koloniler oluşturmaya başlamışlardı ve bu kolonilerin en büyüğü Uygur İmparatorluğuydu. 64 milyon nüfuslu kıtada tek tanrı ve reankarnasyon inancı mevcuttu. Kıtanın altında bulunan gaz odalarının patlaması sonucu sulara gömüldüğü de söylentiler arasındadır. Mu kıtasında yaşayanlar teknolojik ve manevi açıdan üstün durumdaydı. Telepati, durugörü, astral seyahat gibi mistik güçlere sahiptiler.</p>
<p>Mu kıtasının varlığını destekleyen bazı bulgular bulunmaktadır. Büyük okyanusta sıradağların uzandığı Pacifica plakası keşfedilmiştir. Mikronezya’nın Carolin Adaları’nda az nüfusla yapılması mümkün olmayan bazı büyük kalıntılar bulunmuştur. Ponape Adası’nda boyu 10 metreyi aşan duvarlara sahip bir tapınak, bazalt bloklar ve piramitler keşfedilmiştir. Ayrıca 2. dünya savaşından önce Japon dalgıçlar denizin altında mercanlarla kaplı caddeler, taş kubbeler, anıtlar, sütunlar, ev kalıntıları, platin tabutlar ve yazılı taş levhalar bulmuşlardır. Cambier adasında Mısır’da bulunan mumyalardan daha eski mumyalar bulunmuştur.</p>
<p>Tüm bu bulgular efsaneyi desteklemek için birer delil olarak gösterilmemiştir ve Mu kıtası bir efsane olarak kalmıştır.</p>
<img src="http://www.teknik-bilim.com/?ak_action=api_record_view&id=46&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.teknik-bilim.com/mu-kitasi-efsanesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

