<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Bilim Teknik Teknoloji &#187; tıp</title>
	<atom:link href="http://www.teknik-bilim.com/tag/tip/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.teknik-bilim.com</link>
	<description>Bilim teknik, teknoloji haberleri, tarihi olaylar, bilimsel olaylar, merak edilen bilimsel gerçekler...</description>
	<lastBuildDate>Sun, 30 May 2010 10:26:38 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<xhtml:meta xmlns:xhtml="http://www.w3.org/1999/xhtml" name="robots" content="noindex" />
		<item>
		<title>Beyin Cerrahları İçin Simülatör Geliştirildi</title>
		<link>http://www.teknik-bilim.com/beyin-cerrahlari-icin-simulator-gelistirildi/</link>
		<comments>http://www.teknik-bilim.com/beyin-cerrahlari-icin-simulator-gelistirildi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Oct 2009 17:07:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilim Teknik]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Bilgisi]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[İcat ve Buluşlar]]></category>
		<category><![CDATA[beyin]]></category>
		<category><![CDATA[beyin cerrahisi]]></category>
		<category><![CDATA[cerrahi]]></category>
		<category><![CDATA[neurosurgical simulator]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[simülatör]]></category>
		<category><![CDATA[tıp]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.teknik-bilim.com/?p=272</guid>
		<description><![CDATA[Beyin cerrahisinde çığır açacak olan bir gelişme, beyin cerrahisi alanında kullanılmak üzere simülatör geliştirildi.
Uçuş simülatöründeki pilotlar gibi cerrahların operasyondan önce tabiri caizse prova yapmalarına imkan veren yeni simülatör, beyin cerrahi alanında devrim niteliği taşımaktadır.
NeuroTouch Kanada ulusal araştırma konseyi ve birkaç araştırma grubu tarafından geliştirilen prototip simülatör, cerrahların sanal bir eldiven ile prova yapmalarını sağlayarak olası [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong><img class="alignleft size-full wp-image-273" style="border: 2px solid black; margin-left: 10px; margin-right: 10px;" title="beyin-cerrahi-simulator" src="http://www.teknik-bilim.com/wp-content/uploads/2009/10/beyin-cerrahi-simulator.jpg" alt="beyin-cerrahi-simulator" width="164" height="247" />Beyin cerrahisinde çığır açacak olan bir gelişme, beyin cerrahisi alanında kullanılmak üzere simülatör geliştirildi.</strong></em></p>
<p>Uçuş simülatöründeki pilotlar gibi cerrahların operasyondan önce tabiri caizse prova yapmalarına imkan veren yeni simülatör, beyin cerrahi alanında devrim niteliği taşımaktadır.</p>
<p>NeuroTouch Kanada ulusal araştırma konseyi ve birkaç araştırma grubu tarafından geliştirilen prototip simülatör, cerrahların sanal bir eldiven ile prova yapmalarını sağlayarak olası hataları en aza indirmektedir.</p>
<p>İlk olarak fonksiyonel manyetik rezonans görüntülemeden gelen hasta dataları yüksek çözünürlüklü 3-D biçimine dönüştürülür. Model sisteme yüklendikten sonra doktorlar cerrah bıçağına benzeyen fiziksel aleti (bisturi) kullanarak tümörlere ve gerçek zamandaki ekrandaki diğer sanal objelere dokunabilir ve müdahale edebilir. Aletin 6 derecelik serbestiyeti var ve farklı sertliklerde beynin bölgelerindeki  dokunun değişen  dirençlerini ve gerçek mekanizmanın güç dönütünü tekrar oluşturur.  Aynı zamanda ekran görüntülerindeki gerçekçi resimler, kanayan ve titreşen maddeleri içeren simule edilmiş operasyonu gösterir.</p>
<p>Neuro Touch’ı geliştirmeye yardım eden bilim adamı Ryan D’Arcy der ki :“Hastaya özgü simülasyon oluşturmak için medikal imaj görüntülemeyi, madde modellerini, sınırlı element modellemeyi, grafikleri ve dokunma duyusu teknolojisini birleştiren ilk simülatördür.Bir diğer dikkate değer özelliği ise fMRI daki  işlevsel  beyin haritalama datalarını birleştirmesidir.Bu beyinin konuşma bölgeleri gibi kritik bölgelerini daha keskin bir şekilde görüntülenmesini sağlar.”</p>
<p>Neurosurgery( beyin cerrahisi)  simülatörü  geliştirmek amacıyla üç yıllık 9.1 milyon dolarlık    bu proje  Nisan 2008 de başladı ve 50 Klinik tedavi uzmanı ve Canada’ın her yerinden mühendisleri istihdam etti.Geçen ay Halifax, Nova Scotia daki cerrahların, beynindeki konuşma merkezi civarında iyi huylu tümörü olan 48 yaşındaki kadını ameliyat etmeden önce bu simülatörü kullanmaları bir dönüm noktası olarak nitelendirilir.5 saatlik operasyon başarılıydı ve ilerleyen günlerde kadın taburcu edildi. Gerçi yöntem her şeye rağmen basitti, ilk kez böyle bir operasyondan geçmek için bu simulatör kullanıldı.</p>
<p>Halifax’s Queen Elizabeth II Sağlık Bilimleri Merkezinin Başhekimi David Clarke çok gerçekçi bir şekilde prototipi överek “cerrahi ekip bizim başka türlü sahip olamadığımız özgüven ve bilgi ile oraya gitti” dedi operasyondan sonra.”Bunun sadece hastalarla önceden yapılan tartışmalar açısından değil aynı zamanda  bütün olarak cerrahi sonuçları için de iyi olduğunu düşünüyorum.”</p>
<p>Rolando Del Maestro der ki:”Beyin ameliyatları daha az yaygın ve oldukça karmaşık.Genç cerrahlar bu simulatörü kullanılarak daha iyi eğitilebilir. Biz beyin cerrahları simülatör pilotlar gibi olacağız böylece bizim yeteneklerimizin kesin bir seviyede olup olmadığını ortay çıkaracağız”.</p>
<p>Toronto’s Hospital for Sick Children  Hastahanesinde NeuroTouch tan bağımsız  bir beyin cerrahı olan  Abhijit Guha, sanal ameliyatın asla gerçek olanın yerini alamayacağını söylüyor. “Sistemin bir  zayıf tarafı şudur ki; sistemin  beyin ve cerebrospinal (beyin ve omurilikle ilgili) sıvının yer değiştirmesinden dolayı ameliyat sürecinde sistemi geçerli kılmayacak arşivsel  MRI taramalarına dayalı olmasıdır.” diyor Guha.  “Ayrıca yargı faktörü de var özellikle bir şey yolunda gitmediği zaman. “</p>
<p>Prototipin bir tekniksel sınırlaması şu ki; o sadece beynin yüzeyine yakın yerlerdeki tümörü  görüntüleyebiliyor ve cerrahlar sadece bir elini kullanabiliyor. Gelişmeler 2011 Nisanına kadar devam edecek. Bununla beraber son cihazlar, doktorların bir çok aleti ve her iki ellerini kullanmasıyla daha derin beyin tümörlerinde çalışmasını sağlayacak.</p>
<p>NRC prototipi Kanada üzerinden beyin cerrahları merkezine göndermeyi ve daha sonra ticari bir ortağa 2 yıl içinde bu teknolojiyi transfer etmeyi planlıyor. Bir ticari versiyonu  fonksiyonuna bağlı olarak 10000 dolardan 500000 dolara kadar satabilir. NRC’den Robert DiRaddo  der ki :”Paket, optimal cerrahi şerit seçimi için cerrahi görevler ve cerrahi prosedürlerde bir eğitimci kadar iyi bilgisayar temelli bir tasarımcı içerecek.İkisi de hastaya özgü kullanım için prova sistemine entegre edilecek.”</p>
<p>D’Arcy: “Baştan beri hedeflenen neurosurgical simulatorü ticarileştirmekti” der. “Hedef simülatörü dünya çevresindeki hastanelere kliniklere ve eğitim merkezlerine koymak fakat daha yapılacak çok iş var”.</p>
<h5><em>kaynak: bilgiustam.com</em></h5>
<img src="http://www.teknik-bilim.com/?ak_action=api_record_view&id=272&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.teknik-bilim.com/beyin-cerrahlari-icin-simulator-gelistirildi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İbni Sina Biyografisi, Hayatı ve Buluşları</title>
		<link>http://www.teknik-bilim.com/ibni-sina-biyografisi-hayati-ve-buluslari/</link>
		<comments>http://www.teknik-bilim.com/ibni-sina-biyografisi-hayati-ve-buluslari/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 04 Oct 2009 23:03:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilim Adamları]]></category>
		<category><![CDATA[İcat ve Buluşlar]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[biyografi]]></category>
		<category><![CDATA[buhara]]></category>
		<category><![CDATA[doktor]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[ibni sina]]></category>
		<category><![CDATA[tıp]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.teknik-bilim.com/?p=87</guid>
		<description><![CDATA[İbni Sina Hayatı ve Buluşları, Biyografisi

Ailesi Belh&#8217;ten gelerek Buhara&#8217;ya yerleşmişti. İbni Sinâ, babası Abdullah, maliyeye ait bir görevle Afşan&#8217;dayken orada doğdu. Olağanüstü bir zekâ sahibi olduğu için daha 10 yaşındayken Kur‘an-ı Kerim&#8217;i ezberledi. 18 yaşında çağının bütün ilimlerini öğrendi. 57 yaşındayken Hemedan&#8217;da öldüğü zaman 150&#8242;den fazla eser bıraktı. Eserleri Latince’ye ve Almanca’ya çevrilmiş, tıp, kimya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong><img class="alignleft size-full wp-image-88" style="border: 2px solid black; margin: 0px 10px;" title="ibni-sina" src="http://www.teknik-bilim.com/wp-content/uploads/2009/10/ibni-sina.jpg" alt="ibni-sina" width="140" height="200" />İbni Sina Hayatı ve Buluşları, Biyografisi<br />
</strong></em></p>
<p><span style="font-size: 12px; font-family: Verdana; color: #000000;">Ailesi Belh&#8217;ten gelerek Buhara&#8217;ya yerleşmişti. İbni Sinâ, babası Abdullah, maliyeye ait bir görevle Afşan&#8217;dayken orada doğdu. Olağanüstü bir zekâ sahibi olduğu için daha 10 yaşındayken Kur‘an-ı Kerim&#8217;i ezberledi. 18 yaşında çağının bütün ilimlerini öğrendi. 57 yaşındayken Hemedan&#8217;da öldüğü zaman 150&#8242;den fazla eser bıraktı. Eserleri Latince’ye ve Almanca’ya çevrilmiş, tıp, kimya ve felsefe alanında Avrupa’ya ışık vermiştir. Onu Latinler “Avicenna” adıyla anarlar ve eski Yunan bilgi ve felsefesinin aktarıcısı olarak görürler.</span></p>
<p>İbni Sinâ, daha çocukluğunda, çevresini hayrete düşüren bir zekâ ve hafıza örneği göstermiştir. Küçük yaşta çağının bütün, ilimlerini öğrenmişti. Gündüz ve gece okumakla vakit geçirir, mum ışığında saatlerce, çoğu zaman sabahlara kadar çalışırdı. Pek az uyurdu.</p>
<p>Buhara Emiri Nuh İbni Mansur’u ağır bir hastalıktan kurtardı ve bu yüzden de Samanoğulları sarayının kütüphanesinde çalışma iznini aldı. Bu sayede pek çok eseri elinin altında bulduğu için vaktini kitap okumak ve yazmakla geçirdi. Hükümdar öldüğü zaman o, henüz yirmi yaşındaydı ve Buhârâ&#8217;dan ayrılarak Harzem&#8217;e gitti: EI-Bîrûni gibi büyük bir şöhret ve değerin, onun çalışkanlığına, bilgisine değer vermesi, kendisini yanına kabul etmesi, beraber çalışması, hakkında kıskançlığa yol açtı. Bu yüzden takibata bile uğradı. Harzem&#8217;de barınamayarak yeniden yollara düştü. Şehirden şehre dolaşarak nihayet Hemedan&#8217;a kadar geldi ve orada kalmaya karar verdi.</p>
<p>İbni Sînâ, çoğu fizik, astronomi ve felsefeyle ilgili olarak 150 civarında eser yazmıştı. Farsça olan birkaçı dışında bunların hepsi Arapça&#8217;dır. Çünkü o devirde ilim eserlerini Arap diliyle yazmak âdetti. Arapça&#8217;ya bu bakımdan değer verilirdi. Bilhassa tıp ilmine dair araştırmaları son derece orijinal ve doğrudur. Bu yüzden doğu ve batı hekimliğine kelimenin tam anlamıyla, 600 yıl, hükmetmiştir.<br />
Eserleri Batı dillerine Latince yoluyla çevrilerek Avicenna diye şöhrete ulaşan İbni Sinâ, yanlış olarak bir süre Avrupa&#8217;da İranlı hekim ve filozof olarak tanınmıştır. Bunun da sebebi, eserlerini Türkçe yazmamış olmasındandır&#8230; Bununla beraber, batılılar da kendisini Hâkim-i Tıb, yani hekimlerin piri ve hükümdarı olarak kabul etmişlerdir. 16 yaşındayken pratik hekimliğe başlayan İbni Sinâ, resmî saray doktorluğu da yapmıştır.</p>
<p>Matematik, astronomi, geometri alanlarında geniş araştırmaları vardır. İbni Sînâ, tıp araştırmaları yaparken bazı hastalıkların bulaşmasında göze görünmeyen birtakım yaratıkların etkisi olduğunu, yani mikropların varlığını sezmiş ve bu bilinmeyen mahluklardan eserlerinde sık sık bahsetmiştir. Mikroskobun henüz bilinmediği bir devirde böyle bir yargıya varmak çok ilginçtir.<br />
Şifa adlı eseri bir felsefe ansiklopedisidir. Diğer eserlerine gelince bunlar arasında en tanınmış olanlarından: el-Kanun fi’t-Tıb isimli kitabı tamamen bir tıp ansiklopedisidir. Necât ve İşârât adlı kitapları ve Aristo’nun felsefesini anlatan yirmi ciltlik Kitâbü’l-İnsâf’ı başta gelen eserlerindendir.İbni Sina kimya alanında da çalıştı ve önemli keşiflerde bulundu. Bu hususta Berthelet, kimya ilminin bugünkü hale gelmesinde İbni Sina’nın büyük yardımı olduğunu söyler.Bu çalışmaları ve etkileriyle İbni Sina Doğu ve Batı kültürünü geliştiren büyük bilginlerden biri oldu. Bütün bunlardan başka İbni Sina çok güzel şiirler yazdı. Hatta Türkçe olarak yazmış olduğu şiirler de vardır.</p>
<p>İbni Sina, 1037 tarihinde Hemedan’da mide hastalığından öldü.<br />
İbn-i Sina’nın asıl büyüklüğü doktorluğundadır. Şifâ adındaki 18 ciltlik ansiklopedisi, ismine rağmen tıptan çok matematik, fizik, metafizik, teoloji, ekonomi, siyaset ve musiki konularını içine alır. Onun tıp şaheseri, kısaca Kanûn diye bilinen el-Kanûn Fi’t-Tıb adlı büyük kitabıdır. Eser, fizyoloji, hıfzıssıhha, tedavi ve farmakoloji bahislerine ayrılmıştır. Konular dikkatle incelendiğinde İbn-i Sina’nın bugünkü tıp için bile geçerli olan pek çok ileri görüşleri bulunduğunu; mesela mikroskop olmadığı halde, hastalıkların ‘mikrop’ mefhumuna benzer yaratıklarca meydana getirildiğini sezebildiğini görürüz.<br />
İbn-i Sina’nın Kanûn adlı eseri XII. yüzyılda Latince’ye çevrildi ve Batı tıp aleminde bir patlama tesiri yaptı. Roma’nın Galen’i de, Er Razi’de ilimde eriştikleri tahtlarından indirildiler ve çağın Fransa’sının en meşhur tıp fakülteleri olan Montpellier ve Lauvain Üniversiteleri’nin temel kitabı Kanûn oldu. Durum XVII. yüzyılın ortalarına kadar böyle devam etti ve İbn-i Sina, 700 yıl Avrupa’nın tıp hocası oldu. Altı yüzyıl önce Paris Tıp Fakültesi’nin kütüphanesinde bulunan 9 ana kitabın en başında İbn-i Sina’nın Kanûn’u yer almıştır.<br />
Bugün hala Paris Üniversitesi’nin tıp fakültesi öğrencileri St. Germain Bulvarı yanındaki büyük konferans salonunda toplandıklarında iki kişinin duvara asılı büyük boy portresiyle karşılaşırlar. Bu iki portre, İbn-i Sina ve er-Razi’ye aittir.</p>
<img src="http://www.teknik-bilim.com/?ak_action=api_record_view&id=87&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.teknik-bilim.com/ibni-sina-biyografisi-hayati-ve-buluslari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Solaryum Kanseri Tetikliyor</title>
		<link>http://www.teknik-bilim.com/solaryum-kanseri-tetikliyor/</link>
		<comments>http://www.teknik-bilim.com/solaryum-kanseri-tetikliyor/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 29 Jul 2009 13:34:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kaGan10</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Bilgisi]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[solaryum]]></category>
		<category><![CDATA[tıp]]></category>
		<category><![CDATA[ultraviyole ışınlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.teknik-bilim.com/?p=84</guid>
		<description><![CDATA[Kanser Araştırma Ajansı (IARC) için yapılan bir araştırmanın ardından, ultraviyole (morötesi) ışını yayan solaryumları, daha tehlikeli bir kategoriye yerleştiren ve &#8220;kanserojen&#8221; olarak niteleyen, merkezi Fransa&#8217;da bulunan ajans, bu kararı solaryumların özellikle çocuk ve gençlerde kanser oluşumunu yüzde 75 arttırdığının belirlenmesi üzerine aldı. Prestijli tıp dergisi The Lancet&#8217;in son sayısında yayımlanan araştırmaya göre, &#8220;cilt melanoması riskinin, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-85" style="margin-left: 10px; margin-right: 10px; border: black 3px solid;" src="http://www.teknik-bilim.com/wp-content/uploads/2009/07/solaryum.jpg" alt="solaryum" width="154" height="217" />Kanser Araştırma Ajansı (IARC) için yapılan bir araştırmanın ardından, ultraviyole (morötesi) ışını yayan solaryumları, daha tehlikeli bir kategoriye yerleştiren ve &#8220;kanserojen&#8221; olarak niteleyen, merkezi Fransa&#8217;da bulunan ajans, bu kararı solaryumların özellikle çocuk ve gençlerde kanser oluşumunu yüzde 75 arttırdığının belirlenmesi üzerine aldı. Prestijli tıp dergisi The Lancet&#8217;in son sayısında yayımlanan araştırmaya göre, &#8220;cilt melanoması riskinin, 30 yaşından önce solaryum ve bronzlaşma cihazlarının kullanılması durumunda yüzde 75 arttığı&#8221; tespit edildi.IARC&#8217;nin çağrısıyla 9 ülkeden bilim adamları Haziran&#8217;da bir araya gelerek, insan vücudunun maruz kaldığı en büyük ultraviyole radyasyonu olan güneş radyasyonu ile birlikte değişik tipteki radyasyonlardan kaynaklanan kanser risklerini değerlendirmişlerdi.1971&#8242;den bu yana kanserojen maddelerin listesini yayımlayan IARC&#8217;nin sıralamasının en başında, solaryum cihazları, asbest, arsenik ve tütün ürünleri geliyor.</p>
<img src="http://www.teknik-bilim.com/?ak_action=api_record_view&id=84&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.teknik-bilim.com/solaryum-kanseri-tetikliyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

